Ana içeriğe geç
Sözlük

hiç de ile cümle

hiç de kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Böyle filmler yapmak hiç de zor değil; ama iyi yapmak neredeyse imkansız," dedi.聽著,發行超過臨界電影不是完美的,但我不能揣測,這是一部好電影,你們這些傢伙」。
Böyle filmler yapmak hiç de zor değil; ama iyi yapmak neredeyse imkansız," dedi.“약속하는 것은 어렵지만, 그걸 실행하는 것은 쉽다.”
Fakat bundan hiç de memnun değildir.하지만 그녀는 그게 그리 싫지가 않다.
Horon figürlerini açıklamak hiç de zor değildir.펑크를 장르로 규정하기는 쉽지 않다.
Euronymous’u öldürmesi ile ilgili «Onu öldürdüğüm için kendimi hiç de kötü hissetmemiştim.민원식이 암살되자 윤치호는 "나는 그에게 공감하지도 않지만, 큰 죄를 지은 것은 아니다."라고 평하였다.
Oysa gerçekte hiç de böyle değildi.אך למעשה לא היה הדבר כך.
Tembel bünyesi buna hiç de alışık değildir.אולם, הרפתקה אפית היא לעיתים לא כזו סטראוטיפית.
Tasarımından dolayı yakıtı hiç de ekonomik olmayan şekilde tüketir.Известната икономия на гориво не оправдава толкова сложната конструкция.
Beraberlikleri hiç de sağlam değildir.Тяхната връзка не е много щастлива.
Hitler'in ve OKW'nin görüşünün tersine Sovyetler Birliği hiç de güçsüz değildi.Въпреки оценките на Хитлер и други в германското висше командване, Съветският съюз не е никак слаб.
Beraberlikleri hiç de sağlam değildir.Njihovi neprijateljski odnosi nisu česti.
Hiç de öyle değil.Nie však absolútne.
İşler hiç de iyi görünmüyordu.Situácia však nebola dobrá.
Osmanlı Hükümeti için bu hiç de uygun bir davranış değildi.Pre ruskú dočasnú vládu ale bol príliš radikálny.
Bana ulaşan dedikodulara göre bu sene benim için hiç de kötü bir sene olmayacak."Manyta, kad „jeigu tą dieną nieko neapgausi, tau bus nelaimingi metai“.
İşler hiç de iyi görünmüyordu.Aš žinojau, kad jis neatrodo labai gerai...
Bana ulaşan dedikodulara göre bu sene benim için hiç de kötü bir sene olmayacak.""Äsja vastu võetud eelarve tähendab, et meil saab olema raske aasta."
Fakat Napolyon’un niyeti hiç de böyle değildi.Ometigi ei kammitsenud see Napoleoni idealismi.
İşler hiç de iyi görünmüyordu.Asjad ei paista kuigi head.
Karen’ın çocukluğu ailesinin ona karşı tutumu nedeniyle hiç de iyi geçmemişti.Davidi õpilased ei saanud tema raske iseloomu pärast temaga kõige paremini läbi.
Canavar yaralanıyormuş ama bu yaraları hiç de ölümcül değilmiş.Inimesed said vigastada, kuid hukkunuid ei olnud.
110 000 dolar. Çok büyük meblağ bu. O dönem hiç de öyle bir para kazanmıyorduk.$110 000군, 엄청난 수익이다. 그런데 우리는 그런 돈을 만져본 적이 없는데?
110 000 dolar. Çok büyük meblağ bu. O dönem hiç de öyle bir para kazanmıyorduk.110 ribu dollar. itu jumlah yang banyak. kami tak pernah dapat uang sebanyak itu.
110 000 dolar. Çok büyük meblağ bu. O dönem hiç de öyle bir para kazanmıyorduk.110آلاف دولار،هذا مبلغ هائل لم نكسب ذلك المقدار من المال آنذاك
110 000 dolar. Çok büyük meblağ bu. O dönem hiç de öyle bir para kazanmıyorduk.מליון מאה אלף דולר. זה סכום עצום .אף פעם לא היה לנו סכום כזה אז
110 000 dolar. Çok büyük meblağ bu. O dönem hiç de öyle bir para kazanmıyorduk.広告が64じゃない 4で計算する方が現実的だ
Alengirli bir kelime ama aslında hiç de alengirli bir şey değildir.막대그래프는 가지고 있는 정보를 한눈에 볼 수 있게 해줍니다
Alengirli bir kelime ama aslında hiç de alengirli bir şey değildir.Vi skal se på et histogram.
Ama aslında düşünürseniz hiç de gerek yok.لكن اذا فكرتم بها، فإنه في الحقيقة لا يتوجب علينا ان نعرف
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Aber sie wimmelt nur so von Leben. Sie ist schwerlich unbewohnt.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Ale wyspa tętni życiem. Na pewno nie jest niezamieszkana.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Dar este plină de viață.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.De tele van élettel.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.그래도 활기찬 삶이 있었죠. 이곳은 무인도가 더이상 아닙니다.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Le decimos desierta porque no hay gente en ese lugar. Pero está lleno de vida.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Maar het wemelt er van leven. Het is nauwelijks onbewoond.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Ma è ricca di vita. Non è per nulla disabitata.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Mais elle grouille de vie. Elle n'est pas du tout déserte.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Nhưng nó tồn tại với cuộc sống. Nó hầu như không có người ở.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Но кипи от живот. Едва ли е необитаем.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Однако жизнь там бьёт ключом. Он едва ли необитаем.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.אבל היא שוקקת חיים. ממש לא "בלתי-מיושבת".
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.ولكن العيش فيها هو العيش مع الحياة نفسها إنها غير مأهولة بالكاد
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.無人と言えないくらいでした この40年の間にいろんなことがありました
Ama bu hiç de adil değildi.Aber das ist so ungerecht.
Ama bu hiç de adil değildi.Ale to je tak nefér.
Ama bu hiç de adil değildi.Ale to nie je fér!
Ama bu hiç de adil değildi.Ampak to je tako nepravično.
Ama bu hiç de adil değildi.Dar asta e atât de nedrept.
Ama bu hiç de adil değildi.De ez annyira igazságtalan.
Ama bu hiç de adil değildi.하지만 그건 너무 불공평했죠.
Ama bu hiç de adil değildi.Maar dat is zo oneerlijk.
Ama bu hiç de adil değildi.Ma è così ingiusto.
Ama bu hiç de adil değildi.Mais c'est tellement injuste.
Ama bu hiç de adil değildi.Men det är så orättvist.
Ama bu hiç de adil değildi.Mutta se on niin epäreilua.
Ama bu hiç de adil değildi.Nâo havia ninguém por perto para me ensinar?
Ama bu hiç de adil değildi.Nhưng điều đó thật không công bằng.
Ama bu hiç de adil değildi.Tapi itu sangatlah tidak adil.
Ama bu hiç de adil değildi.To takie niesprawiedliwe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod