Oo, hiç de korkunç değil, aksine komik.Nie jest to niepokojące, tylko śmieszne.
Oo, hiç de korkunç değil, aksine komik.Nu e fioros. De fapt e amuzant.
Oo, hiç de korkunç değil, aksine komik.Olyan, óó, nem túl könnyes. Igazából szórakoztató.
Oo, hiç de korkunç değil, aksine komik.Paura! Ma dai, questo non fa paura, Anzi sembra divertente.
Oo, hiç de korkunç değil, aksine komik.Е това не е страх. Това всъщност е забавно.
Oo, hiç de korkunç değil, aksine komik.Наче, ой, це зовсім не страшно. Насправді це смішно.
Oo, hiç de korkunç değil, aksine komik.Это же вовсе не страшно. Это даже забавно.
Oo, hiç de korkunç değil, aksine komik.כמו אה, זה לא מפחיד. זה בעצם מצחיק.
Oo, hiç de korkunç değil, aksine komik.تشعرون أن ذلك ليس مخيفاً، في الحقيقة إنه مضحك
Oo, hiç de korkunç değil, aksine komik.あるいはこうすると ナイトクラブみたいになります (笑)
O zaman bu da 1/3'e eşit olacaktır. Hiç de fena değil.Det her er altså lig med 1 over 3. .
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.En ese momento, no tuve el coraje de decirle, que no, que no somos tan diferentes de él.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Ich hatte in diesem Moment nicht den Mut, ihm zu sagen, dass wir mitnichten ganz anders sind als er.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Ik had niet de moed om hem toen te zeggen: nee, we zijn niet zo anders dan hij.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Jag hade inte modet att i den stunden tala om för honom att nej, vi är inte så annorlunda än han.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Je n'avais pas le courage de lui dire à ce moment que, non, nous ne sommes pas si différents de lui.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.저는 그 순간 우리들은 그와 다르지 않다고 말할 용기가 없었습니다. 저는 그 순간 우리들은 그와 다르지 않다고 말할 용기가 없었습니다.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.N-am avut curajul să-i spun în acel moment: nu, nu suntem așa diferiți de el.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Não tive coragem de lhe dizer naquele momento que não, não somos assim tão diferentes dele.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Nekem pedig nem volt bátorságom megmondani, hogy nem, nem különbözünk olyan sokban tőle.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Non ebbi il coraggio di dirgli in quel momento che, no, noi non siamo così diversi da lui.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.V té chvíli jsme neměla odvahu mu říci, že se od něho zase tolik nelišíme.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Wtedy nie miałam odwagi powiedzieć, że nie, wcale nie jesteśmy tak różni od niego.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Δεν είχα εκείνη τη στιγμή το θάρρος να του πω, ότι όχι, δεν είμαστε τόσο διαφορετικοί από αυτόν.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.В тот момент мне не хватило смелости сказать ему, что он не прав: мы такие же, как он.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.Нямах смелостта да му кажа в този момент не, ние не сме толкова различни от него.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.אז לא היה לי האומץ לומר לו שלא, אנחנו לא כל-כך שונים ממנו.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.لم تكن لدي الشجاعة وقتها لأخبره لا، نحن لسنا بمختلفين عنه.
O zaman ona, ondan hiç de farklı olmadığımızı söyleyecek cesaretim yoktu.言う勇気はありませんでした 何時間もベッドに縛り付けられ
Peki neden böylesin şimdi? Yüz ifaden hiç de iyi değil.Aber..Warum bist du so?Dein Gesichtsaudruck sieht nicht gut aus.
Peki neden böylesin şimdi? Yüz ifaden hiç de iyi değil.Ampak...zakaj si takšen?Tvoj izraz na obrazu ne kaže sreče.
Peki neden böylesin şimdi? Yüz ifaden hiç de iyi değil.אבל אתה נראה עדיין מודאג
Peki neden böylesin şimdi? Yüz ifaden hiç de iyi değil.ولكن... لماذا أنت هكذا ؟ لا يبدو شكلك جيدا
Peki neden böylesin şimdi? Yüz ifaden hiç de iyi değil.そんな事ありませんよ ただ、何からどうすればいいか分からなくてですね...
Peki popülasyon sonsuzsa ne olacak? Sonsuzsa o zaman bana bu hiç de mantıklı gelmiyor diyebilirsiniz. -Más 20% de las veces 5.
Rüzgâr çiftlikleri hiç de berbat değil.Las granjas eólicas ni se les acercan.
Şayet yediğimiz şeyin kokusunu almazsak hiç de lezzetli gelmez.만일 우리가 먹는 음식의 냄새를 맡지 못하면 맛도 느낄 수 없게 되니까요.
Şayet yediğimiz şeyin kokusunu almazsak hiç de lezzetli gelmez.Se não tivermos o cheiro do que comemos, não temos sabor nenhum.
Şayet yediğimiz şeyin kokusunu almazsak hiç de lezzetli gelmez.Se non percepiamo l'odore di ciò che mangiamo, non ne percepiamo il sapore.
Seni de öldürür. Hiç de bile.- Nein, er wird dich auch töten.
Seni de öldürür. Hiç de bile.- Nem Ő fogja ölni is.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.A existat si o biografie obscena scrisa despre tine de cineva.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.Der skrevet en ubehagelig biografi om dig.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.Det var en hemsk biografi skriven om dig av någon.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.Es gab auch eine gemeine Biographie über Sie von irgendwem.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.Había una biografía escrita sobre ti un tanto desagradable.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.Há uma biografia nojenta tua escrita por alguém.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.Iemand heeft eens een gemene biografie geschreven over jou.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.Il y a eu une biographie déplaisante écrite sur vous par quelqu'un.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.누가 당신에 대한 비열한 전기를 썼는데요.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.Ktoś kiedyś napisał o Tobie bardzo nieprzyjemną biografię.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.Někdo o Vás napsal odpornou biografii.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.Qualcuno ha scritto una biografia cattiva su di te.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.Valaki írt rólad egy elég csúnya életrajzot.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.Имаше една отвратителна биография, написана от някой за теб.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.Кто-то написал о Вас пакостную биографию.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.Хтось написав огидну біографію про Вас.
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.מישהו כתב ביוגרפיה זדונית עליך
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.و كتبت عليك تلك الترجمة الذاتية الخبيثة بواسطة أحد الكتاب
Senin hakkında birinin yazdığı hiç de hoş olmayan bir biyografi var.あの本には真実の部分がありますか?