Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Akan bagus kalau pergi kencan...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Ar fi bine sa mergem la o intalnire...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Byłoby fajnie jeśli poszlibyśmy na randkę...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Ce serait bien d'aller à un rendez-vous...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...DEt vore trevligt å gå på en dejt...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Es wird gut, wenn wir ausgehen...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Het zal leuk zijn om een afspraakje te maken...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Lepo bi bilo iti s tabo na zmenek...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Sarebbe bello andare ad un appuntamento...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Sẽ thật tốt nếu cùng hẹn hò...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Θα ήταν ωραία να βγούμε ραντεβού...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Было бы хорошо сходить на свидание...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...זה רעיון טוב.. לצאת לדייט..
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani......سيكون من الجيد لو ذهبنا في موعد
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...そうだね しよっか
Bizler çabalarımızın başarılarını hiç de azımsanmayacak ölçüde sizlere borçluyuz.Datoram succesul eforturilor noastre, in mare masura, sprijinului vostru.
Bizler çabalarımızın başarılarını hiç de azımsanmayacak ölçüde sizlere borçluyuz.Der Erfolg unserer Bemühungen wurde erst durch Ihre Unterstützung möglich gemacht.
Bizler çabalarımızın başarılarını hiç de azımsanmayacak ölçüde sizlere borçluyuz.Googleを信頼し、支援してくださった事に 感謝しております
Bizler çabalarımızın başarılarını hiç de azımsanmayacak ölçüde sizlere borçluyuz.Noi dobbiamo in buona parte il successo dei nostri sforzi al vostro sostegno.
Bizler çabalarımızın başarılarını hiç de azımsanmayacak ölçüde sizlere borçluyuz.[Vítores y aplausos] Y bienvenidos al discurso de presentación de Android en I/O 2012.
Bizler çabalarımızın başarılarını hiç de azımsanmayacak ölçüde sizlere borçluyuz.We owe in no small measure the success of our efforts due to your support. Thank you.
Bizler çabalarımızın başarılarını hiç de azımsanmayacak ölçüde sizlere borçluyuz.Οφείλουμε σε μεγάλο βαθμό την επιτυχία των προσπαθειών μας στην υποστήριξή σας.
Bizler çabalarımızın başarılarını hiç de azımsanmayacak ölçüde sizlere borçluyuz.Мы в не малой степени обязаны успеху наших усилий Вашей поддержке.
Bizler çabalarımızın başarılarını hiç de azımsanmayacak ölçüde sizlere borçluyuz.היו עוד בינקותם. אנו חבים במידה עצומה את הצלחת מאמצינו לתמיכה שקיבלנו מכם.
Bizler çabalarımızın başarılarını hiç de azımsanmayacak ölçüde sizlere borçluyuz.كانت في مرحلة مهدها. كنا ندين إلى دعمكم لنجاح جهودنا بشكل كبير .
Bizler çabalarımızın başarılarını hiç de azımsanmayacak ölçüde sizlere borçluyuz.若不是你們大力相挺 我們的努力不會有一絲成就
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Aligha volt odaillő abban a pillanatban.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Byłoby to nie na miejscu w tamtym czasie.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Das wäre nicht ganz angebracht gewesen zu diesem Zeitpunkt.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Dat kun je op zo'n moment moeilijk toepasselijk noemen.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Không phù hợp với thời điểm lúc đó chút nào.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Knappast lämpligt vid den här tidpunkten.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.그 상황에서 별로 적절하지 않았으니까요
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Neveľmi vhodné v tej chvíli.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.No era realmente apropiado en ese momento.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Non era il momento migliore.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Nu prea era potrivit în acest moment.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Pas vraiment adéquat à ce moment-là.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Sepertinya tidak pada tempatnya pada saat itu.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Seria pouco apropriado para aquele momento.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.V tu chvíli se to fakt nehodilo.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Καθόλου κατάλληλο σε αυτή τη στιγμή.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Едва ли беше уместно в този момент във времето.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Навряд чи це було доречно на той момент.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.Это было вряд ли уместно в тот момент.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.זה לא בדיוק התאים.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.هذا لن يكن ملائما على الإطلاق في ذلك التوقيت.
Böyle bir zamanda hiç de uygun değildi.向こう見ずだと思われていたでしょう
Böyle gözükebilir ama yemek yapma yeteneği hiç de kötü değil.Det kanske ser så ut, men hans matlagnings skicklighet är inte så dålig alls.
Böyle gözükebilir ama yemek yapma yeteneği hiç de kötü değil.Dia mungkin terlihat seperti itu, tapi kemampuan memasaknya tidak buruk sama sekali.
Böyle gözükebilir ama yemek yapma yeteneği hiç de kötü değil.Hij ziet er misschien zo uit, maar zijn kookcapaciteiten zijn zo slecht nog niet.
Böyle gözükebilir ama yemek yapma yeteneği hiç de kötü değil.Il n'en a peut-être pas l'air, mais ses compétences en cuisine ne sont vraiment pas mauvaises.
Böyle gözükebilir ama yemek yapma yeteneği hiç de kötü değil.Nhìn thế thôi, chứ tài nấu ăn của nó không tệ đâu.
Böyle gözükebilir ama yemek yapma yeteneği hiç de kötü değil.Poate nu se vede, dar se pricepe chiar bine la gatit.
Böyle gözükebilir ama yemek yapma yeteneği hiç de kötü değil.Può non sembrarlo, ma le sue capacità culinarie non sono affatto male.
Böyle gözükebilir ama yemek yapma yeteneği hiç de kötü değil. Ve çok sıkı çalışıyor.Er sieht vielleicht so aus,aber seine Kochfähigkeiten sind nicht so schlecht.Und er versucht sein bestes.
Böyle gözükebilir ama yemek yapma yeteneği hiç de kötü değil. Ve çok sıkı çalışıyor.ربما يبدو كذلك, ولكن قدرته على الطهي ليست سيئة على الإطلاق. وهو أيضا يعمل بجد
Böyle gözükebilir ama yemek yapma yeteneği hiç de kötü değil. Ve çok sıkı çalışıyor.おい
Böyle gözükebilir ama yemek yapma yeteneği hiç de kötü değil.Μπορεί να φαίνεται έτσι, αλλά οι μαγειρικές του ικανότητες δεν είναι καθόλου άσχημες.
Böyle gözükebilir ama yemek yapma yeteneği hiç de kötü değil.Он, может, и выглядит не особо, но его кулинарные способности совсем не плохи.