Görünmez birisi hiç değildim.וכבר לא הייתי בלתי נראית.
Görünmez birisi hiç değildim.ولم أعد متخفية بعد ذلك.
Görünmez birisi hiç değildim.何千人もの人が定職やパートタイムで働いていて、
Hiç değildir.Dat is altijd zo.
Hiç değildir.Niciodată nu e.
Hiç değildir. Rahatsızlık duyuyordun. Çünkü ikiniz de çok gençtiniz.Sie fühlten sich sicher unwohl, da Sie beide noch sehr jung waren.
Hiç değildir. Rahatsızlık duyuyordun.No estaba cómoda porque ambos eran...
Hiç değildir.To nikdy není.
Hiç değildir.Ποτέ δεν είναι.
Hiç değildir.Естествено.
Hiç değilse ailene söyleyeyim mi?Czy mogę powiedzieć twoim rodzicom?
Hiç değilse ailene söyleyeyim mi?Devo almeno dirlo ai suoi genitori?
Hiç değilse ailene söyleyeyim mi?Digo, pelo menos, aos seus pais?
Hiç değilse ailene söyleyeyim mi?Kerronko ainakin vanhemmillesi?
Hiç değilse ailene söyleyeyim mi?¿Quieres que se lo diga al menos a tus padres?
Hiç değilse ailene söyleyeyim mi?Ska jag åtminstone berätta för dina föräldrar?
Hiç değilse ailene söyleyeyim mi?Skal jeg i det mindste fortælle det til dine forældre?
Hiç değilse ailene söyleyeyim mi?Να το πω τουλάχιστον στους γονείς σου;
Hiç değilse ailene söyleyeyim mi?Может, хотя бы сообщить вашим родителям? Нет.
Hiç değilse bir kız arkadaş bulmuş olmak isterdim.Avrei voluto trovarmi almeno una ragazza.
Hiç değilse bir kız arkadaş bulmuş olmak isterdim.Gid jeg havde haft en kæreste.
Hiç değilse bir kız arkadaş bulmuş olmak isterdim.Jag önskar att jag hade haft en flickvän.
Hiç değilse bir kız arkadaş bulmuş olmak isterdim.Kunpa minä olisin löytänyt edes tyttöystävän.
Hiç değilse bir kız arkadaş bulmuş olmak isterdim.Me hubiera gustado tener una novia.
Hiç değilse bir kız arkadaş bulmuş olmak isterdim.Mogłem przynajmniej znaleźć sobie dziewczynę.
Hiç değilse bir kız arkadaş bulmuş olmak isterdim.Oxalá tivesse, ao menos, arranjado uma namorada.
Hiç değilse bir kız arkadaş bulmuş olmak isterdim.Μακάρι να είχα βρει έστω μία φιλενάδα.
Hiç değilse bir kız arkadaş bulmuş olmak isterdim.Мне надо было хотя бы найти себе подружку.
Hiç değilse gömmeliyiz herhalde.Beh, immagino che dovremmo almeno dargli sepoltura.
Hiç değilse gömmeliyiz herhalde.Meidän pitäisi ainakin haudata hänet.
Hiç değilse gömmeliyiz herhalde.Penso que devemos, pelo menos, sepultá-lo.
Hiç değilse gömmeliyiz herhalde.Powinniśmy go chociaż pochować.
Hiç değilse gömmeliyiz herhalde.Vi får väl åtminstone begrava honom.
Hiç değilse gömmeliyiz herhalde.Vi må vel i det mindste begrave ham?
Hiç değilse gömmeliyiz herhalde. -Yaşıyor!Supongo que como mínimo deberíamos enterrarle. - ¡Está vivo!
Hiç değilse gömmeliyiz herhalde.Νομίζω ότι πρέπει τουλάχιστον να τον θάψουμε.
Hiç değilse gömmeliyiz herhalde.Что ж, думаю, его надо хотя бы похоронить.
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi."Ei, pelo menos venham até a área da fronteira. E vocês podem se esconder das rebeliões que estão acontecendo.
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi."Hey, au moins venez prêt de la frontière et vous pourrez vous cacher là pendant la durée des tumultes."
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi.말했습니다 "이봐요 적어도 국경까지 오면 어때요? 그럼 지금 일어나는 일들에 대한 불안을 좀 줄일 수 있을 거 에요"
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi.le-a zis "măcar veniți aici, la frontieră, unde vă puteți ascunde de nebunia de acolo."
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi.قالوا لهم اقل ماتفعلوه هو الذهاب للحدود لكي تهربوا من كل هذه المشاكل التي تحدث
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi.行かれてはどうです。 そうしたら、今の不安定な状態から 隠れられるでしょう」と。 彼らは召使いのかっこうをしてた。
Kendi dairemde yaşıyordum. Artık bir evsiz değildim. Görünmez birisi hiç değildim.Я жила у власній квартирі я вже не була безпритульною. я перестала бути невидимою.
Onun kalbinde, küçük hanım mecaz gerçekten kadınlar hakkında hiç değildir.Alle origini della figura della Damigella non ci sono assolutamente le donne.
Onun kalbinde, küçük hanım mecaz gerçekten kadınlar hakkında hiç değildir.En el fondo, el tropo de Damisela no se trata de las mujeres en lo absoluto.
Onun kalbinde, küçük hanım mecaz gerçekten kadınlar hakkında hiç değildir.En fait, la figure de la Demoiselle ne parle pas du tout de la femme.
Onun kalbinde, küçük hanım mecaz gerçekten kadınlar hakkında hiç değildir.Im Grunde geht es bei der 'Damsel'-Trope gar nicht wirklich um Frauen.
Onun kalbinde, küçük hanım mecaz gerçekten kadınlar hakkında hiç değildir.곤경 처녀 클리셰에선 본질적으로 여성이 중요하지 않습니다
Onun kalbinde, küçük hanım mecaz gerçekten kadınlar hakkında hiç değildir."Skønjomfru i nød" handler i bund og grund ikke om kvinder.
Onun kalbinde, küçük hanım mecaz gerçekten kadınlar hakkında hiç değildir.W gruncie rzeczy, topos Damy w opałach nie mówi nam nic o kobietach.
Onun kalbinde, küçük hanım mecaz gerçekten kadınlar hakkında hiç değildir.ביסודו, דימוי העלמה הוא בכלל לא על נשים.
Onun kalbinde, küçük hanım mecaz gerçekten kadınlar hakkında hiç değildir.彼女は男性が奪い合う物に過ぎないのです。
Üstelik teknoloji şirketi gibi de hiç değil, ama daha çok internetin kendisi gibi.A dokonce ani jako technologická společnost, ale spíše jako samotný Internet.
Üstelik teknoloji şirketi gibi de hiç değil, ama daha çok internetin kendisi gibi.Ale tiež nie ako IT firma, ale skôr ako samotný Internet.
Üstelik teknoloji şirketi gibi de hiç değil, ama daha çok internetin kendisi gibi.Ani nawet jak firma internetowa. Bardziej może jak sam Internet.
Üstelik teknoloji şirketi gibi de hiç değil, ama daha çok internetin kendisi gibi.E nemmeno come un'azienda tecnologica, ma più come Internet stesso.
Üstelik teknoloji şirketi gibi de hiç değil, ama daha çok internetin kendisi gibi.És pláne nem úgy, mint egy high-tech cég, inkább, mint maga az internet.
Üstelik teknoloji şirketi gibi de hiç değil, ama daha çok internetin kendisi gibi.Et même pas comme une compagnie technologique, mais plus comme internet même.
Üstelik teknoloji şirketi gibi de hiç değil, ama daha çok internetin kendisi gibi.이러한 앱은 기술적인 회사보다는 인터넷 자체와 비슷합니다.