"Yorgun musun?" "Hayır, hiç değil.""Are you tired?" "No, not at all."
"Sizce burada sigara içmemin sakıncası var mı?" "Hayır, hiç değil.""Do you mind my smoking here?" "No, not at all."
VIII. Henry'nin arka arkaya 4 evlilik yapmasına oyunda hiç değilmemektedir.Thus, an annulment for Henry IV's marriage wasn't needed.
Üstelik teknoloji şirketi gibi de hiç değil, ama daha çok internetin kendisi gibi.And not even like a tech company, but more like the Internet itself.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.And the self isn't the only thing; it's not even most things.
Hiç değildir.It never is.
Görünmez birisi hiç değildim.And I was no longer invisible.
Gençken çok rahattım ama artık hiç değilim.I was very comfortable when I was younger, but I'm not that anymore now.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.Good grief, not to this crowd.
Onun kalbinde, küçük hanım mecaz gerçekten kadınlar hakkında hiç değildir.At its heart, the Damsel trope is not really about women at all.
Bu söz, hele hele, kovulmuş şeytanın sözü hiç değildir! [26,210-212]This is not the utterance of an accursed devil.
Hele hırsız, hiç değiliz!” dediler.We are not robbers.'
Bu evlilik ilki gibi hiç değildi.Un tel mariage semble donc impensable.
Bu evlilik ilki gibi hiç değildi.Этот брак, как и первый, был бездетным.
Öğretme sevmediğinden ve burda olmaması gerektiğinden hiç değil.أو لأنه لا يحب التعليم والمفترض أن لا يكون هنا...
Bu evlilik ilki gibi hiç değildi.Taková manželství nebyla nic výjimečného.
Öğretme sevmediğinden ve burda olmaması gerektiğinden hiç değil.勉強はできないわけではないが好きではないもようである。
Bu evlilik ilki gibi hiç değildi.이 결혼 또한 정상적이었던 것은 아니었다.
Bu evlilik ilki gibi hiç değildi.Toto manželstvo rovnako ako prvé ostalo bezdetné.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.Dio santo, non a questa folla.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.Doamne sfinte, nu publicului ăstuia.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.Gud bevare, inte till denna publik.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.맙소사, 여러분한테 그런 건 아닙니다.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.Meine Güte, nicht diesem Publikum gegenüber.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.Mijn hemel, niet tegen dit publiek.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.Mon dieu, pas ici.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.Nie na tej sali.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.Por favor, no a esta multitud.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.Te jó ég, előttetek biztos nem.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.Với những người ngồi đây, tin này không có gì bất ngờ.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.Αν είναι δυνατόν, σε αυτό το κοινό.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.Боже праведный, не этому сборищу.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.За бога, не и пред тази публика.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.בחיי, לא לקהל הזה.
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.نحيب جيبد ، غير ملائم لهذا الحضور
Aman Allahım, bu topluluğa hiç değil.(笑)
Artık bir evsiz değildim. Görünmez birisi hiç değildim.En ollut enää koditon enkä myöskään näkymätön.
Artık bir evsiz değildim. Görünmez birisi hiç değildim.Nem voltam többé hajléktalan, és nem voltam többé láthatatlan.
Artık bir evsiz değildim. Görünmez birisi hiç değildim.Nu mai eram o ființă fără casă și nu mai eram invizibilă.
Elbette. Hiç değildir.Igen, az elsõ alkalom sosem könnyû
Elbette. Hiç değildir.Да, в первый раз нелегко.
Gençken çok rahattım ama artık hiç değilim.Ich was sehr bequem als ich jünger war, aber jetzt ist das nicht mehr so. JT:
Gençken çok rahattım ama artık hiç değilim.Я чувствовала себя очень комфортно, когда была моложе, но сейчас уже нет Ян:
Görünmez birisi hiç değildim.A už jsem nebyla neviditelná.
Görünmez birisi hiç değildim.Dan saya tak lagi tak terlihat.
Görünmez birisi hiç değildim.E já não era invisível.
Görünmez birisi hiç değildim.En ik was niet langer onzichtbaar.
Görünmez birisi hiç değildim.E non ero più invisibile.
Görünmez birisi hiç değildim.Et je n'étais plus invisible.
Görünmez birisi hiç değildim.I nie byłam już niewidzialna.
Görünmez birisi hiç değildim.더 이상 보이지 않는 존재도 아니였구요.
Görünmez birisi hiç değildim.Nebola som viac neviditeľná.
Görünmez birisi hiç değildim.Nič več nisem bila nevidna.
Görünmez birisi hiç değildim.Og jeg var ikke længere usynlig.
Görünmez birisi hiç değildim.Tôi không còn vô hình nữa.
Görünmez birisi hiç değildim.Und ich war nicht länger unsichtbar.
Görünmez birisi hiç değildim.Ya no era invisible.
Görünmez birisi hiç değildim.Και δεν ήμουν πια αόρατη.
Görünmez birisi hiç değildim.И вече не бях невидима.
Görünmez birisi hiç değildim.Я больше не была невидимой.