1820 yılında melek heykelinin yeni bir tanesi Luigi Zan domenghi tarafından yerleştirildi.În 1820, statuia îngerului a fost înlocuită cu una nouă realizată de Luigi Zandomeneghi.
Sinirlenen Caligula, Kudüs Tapınağı'na kendisinin bir heykelinin dikilmesini emretti.Ca răspuns, Caligula a ordonat ridicarea unei statui de sine în Templul Evreiesc din Ierusalim .
Özgürlük heykelinin sağ kolu 42 fit uzunluğundadır.Brațul drept al Statuii Libertății are o lungime de 42 de picioare.
Commendatore'nin heykelinin bulunduğu bir mezarlık.Harmadik kép: Temető a Commendatore szobrával.
Stalin heykelininin kaldırılması, yerine 1848 Macar Devrimi'ni anlatan bir anıt dikilmesi.Ismerhesse meg mindenki saját káderadatát! Távolítsák el a Sztálin-szobrot!
15 Mart 1989, Budapeşte'de Petőfi heykelinin yanı [1]1989. március 15-e Budapesten, a Petőfi szobornál
Ayrıca Guybrush Elaine'in heykelinin gizlendiği yeride bulmalıdır.Ο Guybrush πρέπει επίσης να ανακαλύψει πού είναι κρυμμένο το άγαλμα της Elaine.
Sezar ayrıca çok sevdiği atlarından birinin bronz heykelini tapınağın önüne yerleştirtmiştir.Επίσης ο Καίσαρας τοποθέτησε ένα άγαλμα του αγαπημένου του αλόγου εμπρός από τον ναό.
Otho, "Nero" adını bir soyadı gibi kullandı, çok sayıda heykelini yeniden diktirdi.Otho begynte å bruke «Nero» som mellomnavn og fikk satt opp igjen mange av Neros statuer.
Pausanias burada Nemesis’in ikonik bir heykelinin olduğunu yazmıştır.Pausanias merket seg hennes ikoniske statue der.
Çatışmada ölen diğer üç askerin heykelini ise fotoğraflardan hareketle yapmıştır.Tiga prajurit lainnya yang tewas diukir berdasarkan foto.
İsrail oğulları Yusuf'un altından bir heykelini yapar.Demikianlah Yehu memunahkan Baal dari Israel.
Son zamanlarda Kozmonotluk Günü etkinlikleri Gagarin'in heykelinin olduğu Korolvoy kentinde başlamaktadır.Sampai saat ini upacara peringatan pada Hari Kosmonotika dimulai di kota Korolyov, di dekat patung Gagarin.
Her yıl düzenlenen festivalin başlangıç töreni, bu eşek heykelinin altında yapılır.Konser terbuka setiap tahunnya diselenggarakan di stadion ini.
Baal heykelinin tahrip edilmesi.Phế tích nhà thờ Bonlieu.
1820 yılında melek heykelinin yeni bir tanesi Luigi Zan domenghi tarafından yerleştirildi.在1820年,舊的天使長加百列雕像被Luigi Zandomeneghi替換成新的雕像。
Çatışmada ölen diğer üç askerin heykelini ise fotoğraflardan hareketle yapmıştır.פיסולם של שלושת החיילים האחרים, שמתו בקרב לאחר מכן, נעשה בעזרת תמונותיהם.
Son zamanlarda Kozmonotluk Günü etkinlikleri Gagarin'in heykelinin olduğu Korolvoy kentinde başlamaktadır.Danas ceremonija komemoracije na Dan kozmonautike počinje u gradu Koroljovu, blizu Gagarinova kipa.
Ardından Mahal geldi ve kemeri alıp ülkesine götüreceğini, orada heykelinin yapılacağını anlattı.Údajne spolu so synom sa vybral do hôr, aby mu ukázal miesto, kde sú poklady.
Eleştirmenler I. Wilhelm heykelinin tekrar dikilmesi konusunu da değerlendirdi.Protestantizmus opäť utvrdilo panovanie Viliama III.
Yaklaşık 90 adet heykelini, eskizlerini ve çizimlerini yok etmişti.Hoci Claudelová zničila asi 90 svojich sôch, zachovali sa ich náčrty a štúdie.
Yaklaşık 90 adet heykelini, eskizlerini ve çizimlerini yok etmişti.Jis sukūrė apie 60 Sin piešinių ir akvarelių.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.42층 건물과 맞먹을 정도로 컵이 쌓였습니다. 비교할 수 있도록 자유의 여신상을 넣어 보았습니다.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Asta-i la fel de înalt ca şi o clădire de 42 etaje şi am adăugat Statuia Libertăţii ca scară de referinţă.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Chỗ đấy cao xấp xỉ một tòa nhà 42 tầng. và tôi sẽ đặt tượng Nữ thần Tự do vào để tiện so sánh.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Das ist so hoch wie ein 42-stöckiges Gebäude. Ich habe hier mal die Freiheitsstatue als Vergleich eingefügt.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Det är lika högt som ett 42-våningshus, jag placerade Frihetsgudinnan där som en referenspunkt.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.È l'altezza di un palazzo di 42 piani. Ho messo la Statua della Libertà come riferimento di scala.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Ez egy 42 emeletes épületnek megfelelő magasság, és odaraktam a Szabadság-szobrot viszonyítási alapnak.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Ini setinggi gedung bertingkat 42, dan saya menaruh Patung Liberty sebagai skala perbandingan.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.To jest tak wysokie jak 42 piętrowy budynek, dla porównania zamieściłem tu Statuę Wolności.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Výškou sú ako 42 poschodová budova a pridal som sochu slobody ako referenciu mierky.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Αυτό είναι όσο ψηλό είναι και ένα κτήριο 42 ορόφων πρόσθεσα το άγαλμα της ελευθερίας ως μέτρο σύγκρισης.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Высота этой картины может сравнится с 42-этажным зданием, и я для сравнения поместил сюда Статую Свободы.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Това е с височината на 42-етажна сграда, и аз поставих Статуята на Свободата там за сравнение на мащабите.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.זה בגובה של בניין בן 42 קומות, שמתי את פסל החירות כקנה-מידה.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.هذا بعلو بناية ذات 42 طابق. و وضعت تمثال الحرية هناك كمرجع للقياس.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.比較の為 自由の女神を載せました 正義と言えば 私達の文化で
Ama şimdi bir de heykelini yapabileceğim şeyler kategorisi vardı, bu farklı bir şeydi, yani -- biliyorsunuz,하지만 제가 이렇게 직접 제작하는 것과 같이 새로운 카테고리도 있었습니다. 이건 아무래도 좀 다르죠.
Ama şimdi bir de heykelini yapabileceğim şeyler kategorisi vardı, bu farklı bir şeydi, yani -- biliyorsunuz,Ma ora vi era questa potenziale categoria di cose che potevo scolpire che era diversa, che io - sapete,
Ama şimdi bir de heykelini yapabileceğim şeyler kategorisi vardı, bu farklı bir şeydi, yani -- biliyorsunuz,Mas agora havia uma nova categoria potencial de coisas que eu podia esculpir, e isso era diferente.
Ama şimdi bir de heykelini yapabileceğim şeyler kategorisi vardı, bu farklı bir şeydi, yani -- biliyorsunuz,Teraz jawiła mi się nowa kategoria: rzeczy, które mogłem rzeźbić.
Ama şimdi bir de heykelini yapabileceğim şeyler kategorisi vardı, bu farklı bir şeydi, yani -- biliyorsunuz,אבל עכשיו ייתכן שהייתה קטגוריה חדשה של דברים שאני יכול לפסל שהייתה שונה. אתם יודעים,
Ama şimdi bir de heykelini yapabileceğim şeyler kategorisi vardı, bu farklı bir şeydi, yani -- biliyorsunuz,لكن الآن كانت هناك قابلية هذا الصنف الجديد للأشياء التي قد أستطيع نحتها التي كانت مختلفة، والتي -- تعلمون،
Ama şimdi bir de heykelini yapabileceğim şeyler kategorisi vardı, bu farklı bir şeydi, yani -- biliyorsunuz,フォルダ内にまだあるかもしれない 違いを分かってもらえますか? もちろん 僕には自分用のR2D2がありますが
Ben de sergiye gittim ve ellerimi heykelinin üstünde gezdirdim.Fui a una exhibición y recorrí mis manos sobre la escultura.
Ben de sergiye gittim ve ellerimi heykelinin üstünde gezdirdim.Pour en avoir le cœur net, je suis allé à l'exposition.
Ben de sergiye gittim ve ellerimi heykelinin üstünde gezdirdim.Sono stato alla mostra e ho messo le mani su quella scultura.
Ben de sergiye gittim ve ellerimi heykelinin üstünde gezdirdim.Πήγα στην έκθεση και άγγιξα το γλυπτό.
Ben de sergiye gittim ve ellerimi heykelinin üstünde gezdirdim.Я пошел на выставку и стал ощупывать скульптуру.
Brütüs bir Roma heykelinin altında oturuyor, gölgede, elinde de kendi fermanı var.Brutus sitzt im Schatten, unter der Statue von Rom während er den Erlass in seiner Hand hält
Brütüs bir Roma heykelinin altında oturuyor, gölgede, elinde de kendi fermanı var.Tragický moment.
Brütüs bir Roma heykelinin altında oturuyor, gölgede, elinde de kendi fermanı var.Брут сидить у тіні, під статуєю риму. тримаючи у руці декрет.
David heykelinin duruşunun, daha önceki dönemlerde yapılmış olan Herkül heykellerini anımsattığı söylenebilir.Певною мірою поза статуї нагадує класичний образ
Erivanlı bir kadın parkta unutma beni çiçekleri içindeki piyano heykelinin yanında oturuyor.Mujer en Ereván sentada en un parque público con una estatua viva de un piano con flores nomeolvides.
Heykelini bir insana benzetmeye veya gerçekte orada olmayan bir alanın yanılsamasını oluşturmaya çalışmamış.A więc nie chce on stworzyć rzeźby przedstawiającej osobę czy przestrzeń, której tu nie ma.
Heykelini bir insana benzetmeye veya gerçekte orada olmayan bir alanın yanılsamasını oluşturmaya çalışmamış.Nechce sochu udělat tak, aby vypadala jako člověk nebo prostor, který tam není.
Heykelini bir insana benzetmeye veya gerçekte orada olmayan bir alanın yanılsamasını oluşturmaya çalışmamış.Тому він не хоче, що скульптура виглядала, як людина чи простір, якого тут нема.
Konstantin'in heykelinin parçalar halinde bulunmuş olmasının belki bununla ilgisi vardır. Belki de yoktur..Тому, можливо, це не так і недоречно, що ми бачимо його у фрагментах в цьому місті.
Konstantin'in heykelinin parçalar halinde bulunmuş olmasının belki bununla ilgisi vardır.Quindi, forse, non è così fuori luogo che lo vediamo in frammenti della città.