Konstantin'in heykelinin parçalar halinde bulunmuş olmasının belki bununla ilgisi vardır.Tak więc, być może postawienie w mieście pomnika Konstantyna w kawałkach ma sens.
Konstantin'in heykelinin parçalar halinde bulunmuş olmasının belki bununla ilgisi vardır.Takže možná není až tak nevhodné, že ho vidíme v pozůstatcích města.
Konstantin'in heykelinin parçalar halinde bulunmuş olmasının belki bununla ilgisi vardır.М: Так что, возможно, Константин неслучайно предстал в виде обломков в этом городе.
Roma'da, Capitoline Müzesi'ndeyiz. İmparator Marcus Aurelius'un atlı heykelinin önündeyiz.Nacházíme se v Kapitolských muzeích v Římě a díváme se na jezdeckou sochu císaře Marka Aurelia.
Roma'da, Capitoline Müzesi'ndeyiz. İmparator Marcus Aurelius'un atlı heykelinin önündeyiz.Noi siamo nei musei Capitolini a Roma e guarderemo le sculture equesti dell'impero di Marco Aurelio
Roma'da, Capitoline Müzesi'ndeyiz. İmparator Marcus Aurelius'un atlı heykelinin önündeyiz.Znajdujemy się w Muzeach Kapitolińskich w Rzymie i patrzymy na pomnik konny cesarza Marka Aureliusza.
Roma'da, Capitoline Müzesi'ndeyiz. İmparator Marcus Aurelius'un atlı heykelinin önündeyiz.Ми - в Капітолійських Музеях в Римі, бачимо кінний монумент Марку Аврелію.
Roma'da, Capitoline Müzesi'ndeyiz. İmparator Marcus Aurelius'un atlı heykelinin önündeyiz.Мы находимся в Капитолийских музеях в Риме, и смотрим на конную скульптуру императора Марка Аврелия.
Sanatçı bu resmi yaparken, eski bir Roma heykelini model olarak kullanmış.Inspiroval se sochou Venuše z období antického Říma.
Sanatçı bu resmi yaparken, eski bir Roma heykelini model olarak kullanmış.Si o portretizeaza in mod adecvat, bazandu-se pe o scultura antica a ei.
Sanatçı bu resmi yaparken, eski bir Roma heykelini model olarak kullanmış.За основу автор брав роботу римлян, що була копією античної грецької скульптури, відомої як "скромна Венера ".
Sanatçı bu resmi yaparken, eski bir Roma heykelini model olarak kullanmış.И он написал её... по сути, взял в основу картины древнеримскую скульптуру Венеры.
Sonra hepsi kil ile kaplanıyor. ve bunun heykelinin yapmaya başlıyorsunuz.Acum te întorci și acoperi toată chestia cu lut. Acum începi să faci sculptura pentru asta.
Sonra hepsi kil ile kaplanıyor. ve bunun heykelinin yapmaya başlıyorsunuz.Ahora cubres todo el montaje con arcilla. Y empiezas a moldear y esculpir.
Sonra hepsi kil ile kaplanıyor. ve bunun heykelinin yapmaya başlıyorsunuz.Dann wurde er mit Ton beschichtet. Danach beginnt man mit der Modellierung.
Sonra hepsi kil ile kaplanıyor. ve bunun heykelinin yapmaya başlıyorsunuz.Donc maintenant, on recouvre le tout avec de l'argile. Puis on commence à faire la sculpture.
Sonra hepsi kil ile kaplanıyor. ve bunun heykelinin yapmaya başlıyorsunuz.자, 되돌아가서, 점토로 전체를 덮습니다. 그리고 조각을 시작합니다.
Sonra hepsi kil ile kaplanıyor. ve bunun heykelinin yapmaya başlıyorsunuz.Poi ricopri il tutto con l'argilla. E cominci a fare la scultura del giocattolo.
Sonra hepsi kil ile kaplanıyor. ve bunun heykelinin yapmaya başlıyorsunuz.Wracasz na początek i pokrywasz wszystko gliną. I zaczynasz robić z tego rzeźbę.
Sonra hepsi kil ile kaplanıyor. ve bunun heykelinin yapmaya başlıyorsunuz.И так, затем мы покрываем всю конструкцию глиной. И затем нужно сделать скульптуру для этого.
Sonra hepsi kil ile kaplanıyor. ve bunun heykelinin yapmaya başlıyorsunuz.אז, עכשיו אתם חוזרים ומצפים הכל עם חימר. עכשיו אתם מתחילים לעשות את הפסל של זה.
Sonra hepsi kil ile kaplanıyor. ve bunun heykelinin yapmaya başlıyorsunuz.و ترجع و تغطي النموذج بالطين و تبدأ النحت لهذا
Sonra hepsi kil ile kaplanıyor. ve bunun heykelinin yapmaya başlıyorsunuz.やっと形が見えてきました この手の持ち主は
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.A Filištíni vezmúc truhlu Božiu dopravili ju do domu Dágonovho a postavili ju vedľa Dágona.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Där togo filistéerna Guds ark och förde in den i Dagons tempel och ställde den bredvid Dagon.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Der tok filistrene Guds ark og førte den inn i Dagons hus og stilte den op ved siden av Dagon.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Di situ peti itu dibawa masuk ke kuil dewa mereka, Dagon, dan diletakkan di samping patung dewa itu
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Ðoạn , chúng lấy hòm của Ðức_Chúa_Trời đi vào đền Ða - gôn , để ở bên Ða - gôn .
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Ðoạn, chúng lấy hòm của Ðức Chúa Trời đi vào đền Ða-gôn, để ở bên Ða-gôn.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Então os filisteus tomaram a arca de Deus e a introduziram na casa de Dagom, e a puseram junto a Dagom.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.És megfogták a Filiszteusok az Isten ládáját, és bevivén azt a Dágon templomába, Dágon mellé helyezték el.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.I Filistei poi presero l'arca di Dio e la introdussero nel tempio di Dagon
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.in das Haus Dagons und stellten sie neben Dagon.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.In Filistejci vzemo skrinjo Božjo in jo prineso v hišo Dagonovo in jo postavijo poleg Dagona.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Ja filistealaiset ottivat Jumalan arkin ja veivät sen Daagonin temppeliin ja asettivat sen Daagonin rinnalle.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.블레셋 사람이 하나님의 궤를 가지고 다곤의 당에 들어가서 다곤의 곁에 두었더니
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Los filisteos tomaron el arca de Dios, la introdujeron en el templo de Dagón y la pusieron junto a Dagón
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Og Filisterne tog Guds Ark og bragte den ind i Dagons Hus og stillede den ved Siden af Dagon.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Vzali tedy Filistinští truhlu Boží, a vnesli ji do domu modly Dágon, a postavili ji vedlé Dágona.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Wziąwszy tedy Filistynowie onę skrzynię Bożą, wprowadzili ją do domu Dagonowego, i postawili ją podle Dagona.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.И взяли Филистимляне ковчег Божий, и внесли его в храм Дагона, и поставили его подле Дагона.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.И филистимците взеха Божия ковчег та го внесоха в капището на Дагона, и поставиха го до Дагона.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.ויקחו פלשתים את ארון האלהים ויביאו אתו בית דגון ויציגו אתו אצל דגון׃
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.واخذ الفلسطينيون تابوت الله وادخلوه الى بيت داجون واقاموه بقرب داجون.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.非 利 士 人 將 神 的 約 櫃 抬 進 大 袞 廟 、 放 在 大 袞 的 旁 邊
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.非利士人 將神 的 約櫃抬 進 大袞廟 、 放在 大袞 的 旁邊
Trajik bir sahne bu. Brütüs bir Roma heykelinin altında oturuyor, gölgede, elinde de kendi fermanı var.Brutus siedzi w cieniu, u podnóża rzymskiej statuy, trzymając w dłoni swój edykt.
Yeni evsizler barınağını ve Kaptan Çekiç heykelini... ...bizzat belediye başkanı açacak.Это хороший день, чтобы быть бездомным.