En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.In het Heilige der Heiligen plaatste Salomo twee beelden van engelen en overtrok die met goud.
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.In v hiši Najsvetejšega je naredil dva keruba na podobarski način, in povlekli so ju z zlatom.
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.I rummet for det Aller-helligste gjorde han to kjeruber i billedhuggerarbeid og klædde dem med gull.
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.Kaikkein pyhimpään huoneeseen hän teki kaksi kerubia, taidollisesti tehtyä, ja päällysti ne kullalla.
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.지성소 안에 두 그룹의 형상을 새겨 만들어 금으로 입혔으니
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.Nella cella del Santo dei santi eresse due cherubini, lavoro di scultura e li rivestì d'oro
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.Sprawił też w domu świątnicy najświętszej dwa Cherubiny robotą misterną, i oprawił je złotem.
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.Tại trong nơi chí thánh , người_làm hai chê - ru-bin , cứ phép trổ tượng , rồi bọc vàng .
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.Tại trong nơi chí thánh, người làm hai chê-ru-bin, cứ phép trổ tượng, rồi bọc vàng.
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.Também fez na câmara santíssima dois querubins de madeira, e os cobriu de ouro.
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.Udělal také v domě svatyně svatých dva cherubíny dílem řemeslným, a obložil je zlatem.
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.Και εν τω οικω του αγιου των αγιων εκαμε δυο χερουβειμ εργασιας γλυπτης και εσκεπασεν αυτα με χρυσιον.
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.И в пресветото място на дома направи два херувима ваяна изработка, и обкова ги със злато.
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.И сделал он во Святом Святых двух херувимов резной работы ипокрыл их золотом.
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.ויעש בבית קדש הקדשים כרובים שנים מעשה צעצעים ויצפו אתם זהב׃
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.وعمل في بيت قدس الاقداس كروبين صناعة الصياغة وغشّاهما بذهب.
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.在 至 聖 所 按 造 像 的 法 子 造 兩 個 惹 韁 皎 . 用 金 子 包 裹
En Kutsal Yerde iki Keruv heykeli yaptırarak altınla kaplattı.在 至聖 所 按 造像 的 法子 造 兩個 惹 韁皎 . 用 金子 包裹
Erivanlı bir kadın parkta unutma beni çiçekleri içindeki piyano heykelinin yanında oturuyor.Mujer en Ereván sentada en un parque público con una estatua viva de un piano con flores nomeolvides.
Gitarlar insan üretimi objeler, ve daha önce hiç kimse gitar heykeli yapmamış.Nikdo neudělal sochu kytary, protože kytary vyrábíme.
Gitarlar insan üretimi objeler, ve daha önce hiç kimse gitar heykeli yapmamış.Nikt nie tworzył rzeźb gitary, bo konstruował ją człowiek.
Gitarlar insan üretimi objeler, ve daha önce hiç kimse gitar heykeli yapmamış.(М2) Никто не создавал скульптуру гитары, (М2) ведь мы сами делаем гитары. (М1) Верно.
Gitarlar insan üretimi objeler, ve daha önce hiç kimse gitar heykeli yapmamış.Ніхто не зробив скульптури гітари, тому що ми робимо гітари. Сал:
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,A moře jedno a volů dvanácte pod mořem;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,Az egy tengert és a tizenkét ökröt a tenger alá;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,biển đúc nguyên miếng một và mười hai con bò để dưới biển;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,biển đúc nguyên miếng một và mười_hai con bò để dưới biển ;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,đúc một cái biển và mười hai con bò ở dưới nó;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,đúc một cái biển và mười_hai con bò ở dưới nó ;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,Egy tengert és tizenkét ökröt az alá.
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,Havet med de tolv Okser under,
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,Havet med de tolv Okser under.
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,havet og de tolv okser under det;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,il bacino e i dodici buoi sotto il bacino
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,I morze jedno, a wołów dwanaście pod morzem.
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,ja sen yhden meren, ja ne kaksitoista raavasta meren alle; ja kattilat, lapiot ja maljat.
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,Ja yhden meren ja kaksitoista raavasta sen alle.
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,jedno more a dvanásť volov pod more;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,jedno more a dvanásť volov pod ním;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,한 바다와 그 바다 아래 열 두소와
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,한 바다와 그 바다 아래 열 두 소와
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,la fuente con los doce bueyes debajo de ella
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,la fuente con los doce bueyes debajo de la fuente
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,la mer, et les douze boeufs sous elle;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,la mer, et les douze boeufs sous la mer;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,l'unica vasca e i dodici buoi sotto di essa
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,marea, şi cei doisprezece boi de subt ea;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,marea, şi cei doisprezece boi de subt mare;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,Moře jedno, a volů dvanácte pod ním.
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,morje eno in dvanajst volov pod morjem;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,Morze jedno, a wołów dwanaście pod niem.
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,og havet og de tolv okser under havet,
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,o mar, e os doze bois debaixo dele.
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,o mar, e os doze bois debaixo do mesmo;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,så ock havet, som var allenast ett, och de tolv oxarna därunder.
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,så ock havet, som var allenast ett, och de tolv oxarna under havet,
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,und das Meer und zwölf Ochsen darunter;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,und das Meer und zwölf Rinder unter dem Meer;
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,και την μιαν θαλασσαν, και τους δωδεκα βοας υποκατω της θαλασσης
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,την μιαν θαλασσαν και τους δωδεκα βοας υποκατω αυτης.