Kısaca, Katolik Kilise'nin 'merkezi yönetimi' Papa ve Kardinaller Heyeti'den oluşur.De centrale 'regering' van de Katholieke Kerk berust bij de paus en het college van Kardinalen.
Ayrıca köy ihtiyar heyeti bu konulara duyarsız kalmaktadır.Het gemeentebestuur bleef ongevoelig voor deze protesten.
Taraflar hakem heyeti kararlara karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.Kandidaten kunnen een klacht binnen tien dagen bij de raad indienen.
İstanbul Hükümeti Temsil Heyetini tanımak istemedi.De regering in Istanboel weigerde nog steeds de realiteit te erkennen.
Yeni Düzen. ^ "Mütevelli Heyeti".Pożyteczna organizacja. „W Służbie Penitencjarnej”.
Kalabalık, 1189'da I. Richard'ın taç giyme törenine katılan Yahudi heyetine saldırdı.W 1189, delegacja Żydów biorąca udział w koronacji Ryszarda Lwie Serce została zaatakowana przez tłum.
Polonya'nın Brest-Litovsk kasabasında barış heyeti toplanmıştır.Związek ten umocnił pokój polsko-litewski.
Yarışmacıların eserleri jüri heyeti tarafından incelendi.Zawodnicy byli następnie informowani o decyzji jury.
Her kast, kendi toplumunu gözeten bir ihtiyar heyeti tarafından temsil ediliyordu.Każdy Legion formowany był na wzór samodzielnej kompanii.
Kış heyeti gönderilemeyen bölgelere yaz dershaneleri açılmıştır.Wpierw prowadzono w nim kolonie letnie dla dzieci bezrobotnych.
Kralın mektubuna geciken yanıt, mektubu getiren heyetin esir alınıp hapsedilmesiyle sonuçlandı.Królowa po otrzymaniu listu niezwłocznie spełniła rozkaz zawarty w liście.
Her iki ordunun da komuta heyeti tecrübeli komutanlardan oluşmaktadır.Funkcja komendanta pozostawała jednak nadal w rękach dwóch instruktorów.
Donanma Cemiyeti tiyatro heyetinde çalıştı.Działał w Syndykacie Dziennikarzy Pomorskich.
1963'te hakem heyeti kararıyla başpehlivanlığa yükseldi.År 1961 beviljades Helander resning av Högsta domstolen.
Cumhuriyetin heyetinin Ermeni ve Gürcü üyeleri duraklamaya başladı.De armeniska och georgiska medlemmarna i den Transkaukasiska republiken satte sig på tvären.
İşçi Sigortaları Teftiş Heyeti Müdürlüğü yaptı.Betänkande, Arbetareförsäkringskomiténs.
Hem Londra Ulusal Galerisi hem de Tate Galerisi'nin mütevelli heyetindeydi.Han är representerad i National Gallery och Tate Gallery.
Taraflar hakem heyeti kararlara karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.Beslut kan överklagas till mark- och miljödomstolen inom fyra veckor från beslutsdatum.
Polonya'nın Brest-Litovsk kasabasında barış heyeti toplanmıştır.Trotskij deltog vid fredsförhandlingarna i Brest-Litovsk.
İsyancı Ordunun kurmay heyetinde görev yapar.Kvinnor i republikanska armén under träning.
Sovyet-Polonya Savaşının kurmay heyetinde yer alsa da harekât başarısız oldu.Polen var upptaget med det Polsk-sovjetiska kriget och kunde därför inte ställa upp.
Bunlardan en önemlisi hiç kuşku yok ki Havza heyetidir.För andra betydelser, se Nabaa es Sâqié.
Emekliye ayrıldıktan sonra tasnif heyetinin başına getirildi.Efter pensionen flyttade han tillbaka till Bohuslän.
Ayrıca köy ihtiyar heyeti bu konulara duyarsız kalmaktadır.Även övriga länsstyrelser har viss beredskap för dessa situationer.
Müttefiklerin Uluslararası Askerî Mahkeme heyetinin tüm üyeleri onu suçlu buldu.Samtliga medlemmar i militärligan dömdes för grova brott.
Yeni Düzen. ^ "Mütevelli Heyeti".Ж. організувала «доповняючий відділ».
1998 Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesi.1998 — Адвокат Адвокатської колегії «Промакс».
Üniversitenin Mütevelli Heyeti Ankara'dadır.Штаб-квартира академії знаходиться в Анкарі.
Sosyal Açıdan Önemli Girişimleri Destekleme Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi "Lider".Член опікунської ради Фонду підтримки соціально значущих ініціатив «Лідер».
Sosyal Açıdan Önemli Girişimleri Destekleme Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi "Lider".Член опікунської ради Фонду підтримки соціально значущих ініціатив «Лідер».
17 Ocak 2007' de Avrupa Birliği, gelecekteki işbirliğini görüşmek üzere bir dışişleri heyeti gönderdi.17. ledna 2007 sem vyslala svou delegaci i EU, aby projednala budoucí spolupráci.
1996 yılında Brüksel'de Avrupa Birliği ve NATO'da Hırvat heyetinin bir danışmanı oldu.V roce 1996 byl poradcem na misi Chorvatska u Evropské unie a NATO v Bruselu.
Bu bölümde Sokrates ceza önerisi ile mahkeme heyetini daha da fazla kızdırır.V této části si Sókratés znepřáteluje soud ještě víc, když přemýšlí nad svým návrhem.
Fakat konferans temsil heyetini resmi olarak kabul etmedi.Klub jej ovšem i tak formálně vyloučil.
Heyetin tutuklu temsilcileriyle yürüttüğü görüşmeler sonuç alınamadan sona erdi.Jednání mezi ÚZSVM a zástupci Kliniky skončila bez úspěchu.
Kırmızı Kitap, İhtiyarlar Heyeti'nin korumasındadır.Sbor spadá pod Ochranovský seniorát.
Köy yerel yönetimi muhtar ve aza heyetinin üyeleri tarafından yürütülmektedir.Aza sayısı 4 dür.Štětina povede starosty a nezávislé do europarlamentu. iDNES.cz.
Kırmızı Kitap, İhtiyarlar Heyeti'nin korumasındadır.Lictorii erau în Roma Antică persoane însărcinate cu paza înalților magistrați.
Uluslararası araştırma heyeti.Grupul internațional de date.
Günün sonunda üniversite, Mütevelli Heyeti kararıyla süresiz olarak kapatılmıştır.Misiunea acestuia este de a închide porțile iadului odată pentru totdeauna.
Açılımı Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) olan vakfın mütevelli heyeti arasında yer almıştır.Unificarea organizațiilor mici a Junilor Turci în cadrul partidului Comitetul Unității și Progresului (CUP).
Mahkeme heyetine pişman olduğunu ve özür dileyerek "bir daha yapmayacağını(!)" söyler.Cere pardon și spune că nu mai faci altă dată!”
Bu rapor, "Tetkik Heyeti Raporu" olarak bilinmektedir.Cartea este văzută ca un „studiu al înstrăinării”.
Restorasyonun bütçesi Türkiye Cumhuriyeti Yardım Heyeti tarafından sağlanır.Reparația este finansată din fondul de rezervă a Guvernului Republicii.
Avrasya Üniversitesi Mütevelli Heyeti tarafından yönetilmektedir.Este o universitate catolică condusă de Ordinul Iezuit.
Her iki tarafın razı olması ile kurulan hakem heyetinden de bir sonuç alınamadı.Baza nu poate fi cedată decât cu acordul ambelor părți.
Burada gemiler, kaybolan keşif heyetinin işaretleri yönelik farklı bölgeleri aramak için dağılmışlardır.Echipa se desparte în mai multe grupuri de căutare a extraterestrului.
1597 yılında büyücü mahkeme heyetine getirilmiştir.1597-ben a hercegtől egy boszorkányperben ítélőszéki tagsági kinevezést kapott.
Kardinaller heyeti dışında seçilen son papadır.Ő volt az utolsó olyan egyházfő, akit nem a bíborosi kollégium tagjai közül választottak meg.
Türk heyeti konferansın devam etmesi yönünde fikirler yayınladı.A török hadvezetés a háborút terjeszkedésre kívánta felhasználni.
Güneş tutulmasını incelemek için birçok gezi heyetine başkanlık etti.Napfogyatkozások megfigyelésére expedíciókat vezetett.
1949'dan 1951'e kadar suriye'nin Birleşmiş Milletler'deki heyetinde çalıştı.1949-től 1951-ig az USA-ban teljesített külügyi szolgálatot.
Şehir heyeti de teslim olmayı kararlaştırdı.A kapitulációs pontokat ő is aláírta.
Parti, 1920 yazında Komintern'in ikinci kongresine istişare heyeti yollamıştır.1920 júniusától a Reichstag tagja, a Komintern II. kongresszusán az USPD küldöttje volt.
Sonunda bir askeri yargıçlar heyeti önüne getirildi.Egykori katonatársai vitték a bíró elé.
Ertesi sabah okulun mütevelli heyeti akademiye ait mühimmatların bulunduğu depoda sayım yapmaktadır.Seuraavana aamuna asevoimat löysi yliopistokampuksesta suuren määrän aseita.
Üniversite'nin, en üst karar organı Mütevelli Heyeti'dir.Ylin päätöksiä tekevä elin on yliopiston valtuusto.
Nisan 1999'da tahkim heyeti aleyhinde karar verdi.Totuuskomissio kieltäytyi myöntämästä armahdusta huhtikuussa 1999.
Mahallenin ihtiyar heyetine göre 1940'lı yıllarda kurulmuştur.Viuhan tavoin Vanhakylä on rakennettu pääosin 1940-luvulla.
Kardinaller heyeti dışında seçilen son papadır.Kardinaalikollegiosta tuli ainut Paavin valinnasta päättävä elin.