Aralık 2011'de SOPA, ABD Yargı Heyeti gündemine alındı.La ACLU presentó una apelación a la Corte Suprema de Estados Unidos en diciembre de 2010.
İşçi Sigortaları Teftiş Heyeti Müdürlüğü yaptı.Consejero encargado de la Oficina del Consumidor.
Abdullah Öcalan'ın yargılanması sırasında mahkeme heyetinde yer almıştır.Testimonio de Oscar Lescano durante el Juicio por la Verdad.
Ayrıca Angola’daki Küba askeri heyetinde 1987 yılında Harekât Başkanı olmuştur.En los años ochenta fue jefe de la Misión Militar Cubana en Angola.
10 Ağustos 1914 tarihinde Federal Rezerv idare heyeti Başkanlığı'na atandı.El 28 de marzo de 1911 formaliza la renuncia ante el Congreso Nacional.
Yeni Düzen. ^ "Mütevelli Heyeti".Estampa. «Banda das Três Ordens».
Mütevelli Heyeti, Beyrut Amerikan Üniversitesi, Lübnan (1980-1982).Consiglio d'Amministrazione, American University of Beirut, Libano (1980-1982).
Her kast, kendi toplumunu gözeten bir ihtiyar heyeti tarafından temsil ediliyordu.Ogni casta era rappresentata da un consiglio di anziani.
Mütevelli Heyeti, Arap Yolsuzlukla Mücadele Teşkilatı, Lübnan (2007’den günümüze).Consiglio d'Amministrazione, Arab Anti-Corruption Organization, Libano (dal 2007).
Mütevelli Heyeti, Kral Hüseyin Kanser Merkezi (KHCC), Ürdün Haşimi Krallığı (2003-2006).Consiglio d'Amministrazione, “King Hussein Cancer Center” (KHCC), Regno Ascemita di Giordania (2003-2006).
Âyan heyetinin kanun yapmak veya değiştirmek hakları da vardı.Inoltre, il consiglio aveva il potere di interpretare o modificare la legge organica.
Hem Londra Ulusal Galerisi hem de Tate Galerisi'nin mütevelli heyetindeydi.Lavorò alla collezione della Tate Gallery e alla National Galleries of Scotland.
Mütevelli Heyeti, Ulusal Müzik Konservatuvarı (NMC), Ürdün Haşimi Krallığı (2003-2005).Consiglio d'Amministrazione, “National Music Conservatory” (NMC), Regno Ascemita di Giordania (2003- 2005).
Heyetin amacı bir ittifak sağlamaktır.Ingrassini per crearsi un alibi.
İlk görevi İhtiyarlar Heyeti'ni yıkmaktır.I tre devono eseguire gli ordini del vecchio.
Mahkeme heyeti 22 Mart 1986'da Ağca'yı ömür boyu hapse mahkûm etti.Il Tribunale lo condannò all'ergastolo il 22 marzo 1986.
Bunlardan en önemlisi hiç kuşku yok ki Havza heyetidir.Il maggiore fra questi fu sicuramente Gogol'.
1949'dan 1951'e kadar suriye'nin Birleşmiş Milletler'deki heyetinde çalıştı.Egli si occupa delle questioni africane al RPF dal 1954.
Mütevelli Heyeti, Avrupa Perspektifi, Paris, Fransa (2005-2007).Совет попечителей «Перспектива Европы», Париж, Франция (2005-2007).
Keşif heyeti Ekim 1851'in başında İngiltere'ye geri dönmüştür.Поисковая экспедиция вернулась в Англию в начале октября 1851 года.
Kardinaller heyeti dışında seçilen son papadır.Последний Папа Римский, избранный не из кардиналов.
Burada gemiler, kaybolan keşif heyetinin işaretleri yönelik farklı bölgeleri aramak için dağılmışlardır.Здесь корабли разошлись для поиска следов пропавшей экспедиции в разных областях.
Güneş tutulmasını incelemek için birçok gezi heyetine başkanlık etti.Возглавлял многие экспедиции по наблюдению за солнечными затмения.
1996 yılında Brüksel'de Avrupa Birliği ve NATO'da Hırvat heyetinin bir danışmanı oldu.В 1996 году становится советником хорватской миссии при ЕС и НАТО в Брюсселе.
Yaptıkları bu işten dolayı Türk Heyetinden hiç kimse bir bedduaya uğramaz.От их кары не ушел никто, кто был на пиру.
Kendisi o tarihte bu cemiyetin idare heyeti azası ve kâtib-i umumisi (genel sekreter) idi.Таково было тогда время, и его надобно винить за отсталость и косность».
Âyan heyetinin kanun yapmak veya değiştirmek hakları da vardı.Капитан имел право принять ответ или изменить его.
Nisan 1952 yılında Yüksek Sovyet İcra heyeti bir kararname ile cezasını 12 buçuk yıla düşürdü.В апреле 1952 года указом Президиума Верховного Совета СССР приговор был сокращён до 12,5 лет заключения.
1951'de Vekiller Heyeti kararıyla emekli edildikten sonra kendisini yazarlığa verdi.(До этого они встречались в 1956 году, когда он дал ей автограф.
3 Temmuz 1911'de Arnavutluk Harekâtında İşkodra Müretteb Kuvvetler Kurmay heyetine atandı.3 октября 1941 года во время манёвров аргентинского флота случилось чрезвычайное происшествие.
Türk heyeti bu teklifi reddetti ve görüşmelere ara verildi.Турецкий предводитель принял их и согласился на предложенные переговоры.
1597 yılında büyücü mahkeme heyetine getirilmiştir.В декабре 1597 года по царскому указу был вызван в Москву.
Yarışmacıların eserleri jüri heyeti tarafından incelendi.Работы, присланные на конкурс, оценивало международное жюри.
Heyetin tutuklu temsilcileriyle yürüttüğü görüşmeler sonuç alınamadan sona erdi.Долгая переписка с чиновниками ничем не закончилась.
Kendisine gelen 6 kişilik Hristiyan elçi heyetini Müslümanlığa dönme teklifi yaptı.На призыв откликнулись 60 женщин-христианок китайского происхождения.
Kardinaller heyeti dışında seçilen son papadır.كان البابا الأخير المنتخب من خارج كلية الكاردينالات.
1923'te Maarif Vekaleti Telif ve Tercüme Heyeti Başkanlığı'na atandı, Ankara'ya gitti.عام 1923 تم تعيينه بلجنة التأليف والترجمة التابعة لوزارة التربية والتعليم ، وذهب إلى أنقرة.
Onların da saraya yaptığı baskı neticesinde bölgeye bir araştırma heyeti gönderildi.ونتيجة لضغطهم على السرايا أرسلت هيئة بحث للمنطقة.
Uluslararası araştırma heyeti.المجلس القومي للبحوث.
İstiklâl mahkemesi heyeti ise İzmir'e hareket etti ve 17 Haziran günü İzmir'e vardı.أما عن هيئة محكمة الاستقلال فقد توجهت إلى ازمير ووصلت إليها يوم 17 يونيو.
Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar, Balkan Savaşı'nın başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı.إضطرت اللجنه المشكله لكتابه الأقلام الشابه إلي التفرق والتشتت بسبب بدء حروب البلقان.
Aynı şekilde bu görüşler de mahkeme heyeti için bağlayıcı nitelikte değildir.بينما هي غير ملزمة للمحكمة العليا ذاتها.
Köyü, muhtar ve köy ihtiyar heyeti (azalar) idare eder.يمتاز اهل القرية بالطيبة والاخلاق الحميدة واحترام الاخرين والتواضع والنخوة العربية والمروءة.
Âfet Hanım, heyetin kurulmasından sonra Türk Tarih Heyeti'nin bilimsel çalışmalarına katıldı.وبعد تشكيل اللجنة شاركت عفت عنان في الدراسات العلمية للجنة التاريخية التركية.
Kalabalık, 1189'da I. Richard'ın taç giyme törenine katılan Yahudi heyetine saldırdı.في عام 1189، هوجم جمهور من اليهود الذين كانوا يحضرون تتويج ريتشارد قلب الأسد.
Silverman aynı zamanda New York Üniversitesi'nin mütevelli heyeti üyesidir.غورتون هو أيضا مستشار في المكتب الوطني للبحوث الآسيوية.
Açılımı Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) olan vakfın mütevelli heyeti arasında yer almıştır.اخذت المؤسسة التركية لخدمة الشباب والتربية مكانا بين امناء مجلس المؤسسة.
O zamandan beri, bir dizi UNESCO heyeti düzenli olarak siteyi ziyaret etti ve projeye katkıda bulundu.Desde então, uma série de missões da UNESCO visita regularmente o local e ajuda com o projeto.
Hem Londra Ulusal Galerisi hem de Tate Galerisi'nin mütevelli heyetindeydi.Ele foi um curador, tanto da National Gallery, como da Tate Gallery.
Belirsiz bir tarihte, Fotios, Bağdat'ta bulunan Abbasiler'e giden elçi heyetine katılmıştır.Numa data incerta, Fócio participou ainda de uma embaixada aos abássidas de Bagdá.
Mahkeme heyeti bunlardan birini seçebiliyordu.Isso, provavelmente, era o que a Comissão Julgadora procurava.
Heyetin amacı bir ittifak sağlamaktır.Dispor de um objeto significa fazer um pacto.
Televizyon reyting ölçümleri denetleme heyeti başkanlığı görevinde bulundu.A agenda das reuniões parece ser controlada pelo Secretário-Geral.
Günün sonunda üniversite, Mütevelli Heyeti kararıyla süresiz olarak kapatılmıştır.Ao fim deste período a escola é obrigada a fechar por pressão das autoridades.
Ancak Lozan Konferansı sıralarında İngiliz heyeti "Türkmenler" olarak ifade etmişlerdir.Após seis dias de negociações nesta conferência foi aprovado o "Manifesto dos Ministros de Hong Kong".
Kırmızı Kitap, İhtiyarlar Heyeti'nin korumasındadır.Sentinela São os principais protetores da Federação.
4 Eylül 1914 tarihinde 1. Ordu Kurmay heyetine atandı.Em 1 de dezembro de 1914, ele foi chamado para o serviço militar.
Hem Londra Ulusal Galerisi hem de Tate Galerisi'nin mütevelli heyetindeydi.Hij was commissaris van zowel de National Gallery als de Tate Gallery.
Avrupa'da Konvansiyonel Silahlı Kuvvetler Antlaşması'na dair Norveç müzakere heyetine başkanlık etmiştir.President Poetin zegt het Verdrag van Conventionele Strijdkrachten in Europa op.
Heyetin amacı bir ittifak sağlamaktır.Het uiteindelijke doel is een alienbasis te vernietigen.