"Kadın Avrettir" altında "Idlib Din Heyeti ve Vakfı" yazısı."Una donna è Awra", seguito dalla scritta "Missione e fondazione religiosa di Idlib."
Konseyin kurumsal yapýsý temsilciler heyeti tarafýndan belirlenir.Die Organisationsstruktur des Rates der Studierenden wird von der Delegiertenversammlung festgelegt.
Konseyin kurumsal yapýsý temsilciler heyeti tarafýndan belirlenir.La asamblea de delegados establece el organigrama de este consejo.
Konseyin kurumsal yapýsý temsilciler heyeti tarafýndan belirlenir.L’organigramme du Conseil est établi par l’assemblée des délégués.
Kraliyet Tıp Heyeti'ne seçilen en genç üyesiydi.All'epoca era una dei membri più giovani ad essere ammessa al Royal College of Physicians.
Kraliyet Tıp Heyeti'ne seçilen en genç üyesiydi.가장 어린 회원이기도 했어요.
Kraliyet Tıp Heyeti'ne seçilen en genç üyesiydi.la miembro más joven elegida por el Royal College of Physicians.
Kraliyet Tıp Heyeti'ne seçilen en genç üyesiydi.le plus jeune membre à être élu du Collège Royal de médecine.
Kraliyet Tıp Heyeti'ne seçilen en genç üyesiydi.Toentertijd was ze de jongste Fellow in het Koninklijk College van Artsen.
Kraliyet Tıp Heyeti'ne seçilen en genç üyesiydi.На то время она была самым младшим членом Королевской коллегии врачей.
Kraliyet Tıp Heyeti'ne seçilen en genç üyesiydi.На той час вона була наймолодшим членом Королівської колегії лікарів.
Kraliyet Tıp Heyeti'ne seçilen en genç üyesiydi.אקדמאים צעירים שנבחרו לאקדמיה המלכותית של רופאים.
Kraliyet Tıp Heyeti'ne seçilen en genç üyesiydi.في ذلك الوقت أحد أصغر الأعضاء الذين تم إنتخابهم للزمالة في الكلية الملكية للأطباء.
Kraliyet Tıp Heyeti'ne seçilen en genç üyesiydi.また 彼女が稀なのは 結婚後も仕事を続け
Kuruluþun personeli kendi içlerinden bir üyeyi ve mütevelli heyetinden bir yardýmcý üyeyi seçerler.Un membre du conseil d’administration et son suppléant sont élus par les employés du Centre parmi leurs pairs.
Mütevelli heyeti, biri kuruluþun müdürü olmak üzere yedi kiþiden oluþur.Dieses Kuratorium besteht aus sechs Mitgliedern; eines dieser Mitglieder ist der Direktor der Einrichtung.
Mütevelli heyeti, biri kuruluþun müdürü olmak üzere yedi kiþiden oluþur.Le conseil d’administration se compose de six membres, dont l’un est le directeur du Centre.
Mütevelli Heyeti Meclisi'niz oldu.250 ممثل.
Mütevelli Heyeti Meclisi'niz oldu.있었습니다
Mütevelli Heyeti Meclisi'niz oldu.Vertreter hatte.
Mütevelli Heyeti Meclisi'niz oldu.アメリカ人の視点からすると、この制度は
--Mütevelli Heyeti'ne önerilirdi.5 lidí, kteří ve Francii v podstatě představovali výkonnou moc.
--Mütevelli Heyeti'ne önerilirdi.그 다섯 명이 근본적으로 프랑스의 행정부가 되는 것이었습니다
--Mütevelli Heyeti'ne önerilirdi.Leute, die vorwiegend die Exekutive Frankfreichs sein würde.
--Mütevelli Heyeti'ne önerilirdi.ludzi, którzy zasadniczo byli władzą wykonawczą we Francji.
--Mütevelli Heyeti'ne önerilirdi.Радою старійшин, які врешті-решт обирали 5-х управителів, тобто виконавчий орган
--Mütevelli Heyeti'ne önerilirdi.Старейшин, которые выбирали пять директоров - пять человек, которые по существу управляли Францией.
--Mütevelli Heyeti'ne önerilirdi.الخمس أشخاص الذين يتم اختيارهم في السلطة التنفيذية لفرنسا.
--Mütevelli Heyeti'ne önerilirdi.もう状況はだいぶよくなってきたね。
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Átlagos állampolgárokat gyakran választottak esküdtbíróságba, hogy a nap fontos ügyeiben döntést hozzanak.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Cetăţeni obişnuiţi erau des aleşi în jurii pentru a decide asupra problemelor critice ale zilei.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Gewone burgers werden vaak gekozen voor burgerjury's om te beslissen over cruciale zaken van het moment.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.평범한 시민들은 자주 중요한 문제를 결정하는데 시민 배심원으로 선택되었습니다.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Los ciudadanos promedio a menudo fueron elegidos como jurados para decidir sobre asuntos críticos del momento.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Normale Bürger wurden oft für Bürgerforen ausgewählt, um über wichtige Tagesprobleme zu entscheiden.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Obywatele byli kiedyś ławnikami. Decydowali o ważnych sprawach dnia.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Priemerní občania boli často vyberaní ako občianski sudcovia, aby rozhodli o dôležitých záležitostiach.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Rakyat biasa dipilih untuk menjadi juri rakyat untuk menentukan masalah sehari-hari yang penting.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Vanliga invånare valdes ofta till medborgarjuryn för att ta beslut om viktiga saker för dagen.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Απλοί πολίτες συχνά επιλέγονταν ως ένορκοι για ν' αποφασίσουν για τα κρίσιμα καθημερινά ζητήματα.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.В городской совет часто выбирали обычных граждан, чтобы решать самые насущные вопросы.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Присяжні часто обиралися з-поміж звичайних громадян, які вирішували нагальні питання.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.האזרחים הממוצעים לרוב נבחרו לשמש כחבר מושבעים אזרחי שיחליט על נושאים חשובים על סדר היום.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.غالباً ما يتم إختيار مواطنين عاديون لهيئات المحلفين ليقرروا المسائل الحرجة لليوم
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.当時 重要だった問題について 判断を下していました 科学や演劇 学術研究や哲学といった
O sıralarda köy heyetinin başkanı seçilmişti.All'epoca era appena stata eletta capo del consiglio del suo villaggio.
O sıralarda köy heyetinin başkanı seçilmişti.Elle venait d’être élue chef de son village à ce moment.
O sıralarda köy heyetinin başkanı seçilmişti.Foto tomada de Wikipedia.
O sıralarda köy heyetinin başkanı seçilmişti.Została ona wtedy wybrana na głowę rady wioski.
O sıralarda köy heyetinin başkanı seçilmişti.Είχε μόλις εκλεχθεί πρόεδρος του συμβουλίου του χωριού εκείνη την περίοδο.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Am ascultat de toți experții și am vorbit cu un fel de consiliu al medicilor sfătuitori.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Escuchaba a todos los expertos y hablaba con toda clase de asesores médicos.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Eu ouvia todos os peritos e falava com uma espécie de um quadro de consultores médicos.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Ich hörte auf die Experten und sprach mit einer Art medizinischem Beirat.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Ik luisterde naar alle experts en naar een soort raad van medische adviseurs.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Jag lyssnade på alla experterna och hade samtal med en hel kommite av medicinska rådgivare.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.J'ai écouté tous les experts, et discuté avec une sorte de conseil de médecins.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.모든 전문가들의 조언을 들었고 의학 고문단 같은 분들과도 얘기했죠.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Meghallgattam minden szakértőt, és egy orvosi tanáccsal is konzultáltam.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Počúval som všetkých odborníkov a rozprával sa s mnohými zdravotnými poradcami.