Ana içeriğe geç
Sözlük

heyecanla ile cümle

heyecanla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Nu raakt hij opgewonden -- dat is opwinding, maak je geen zorgen.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Sekarang dia jadi bersemangat -- itu semangat, yang tak perlu Anda khawatirkan.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Sen blir han upphetsad -- det där är upphetsning ni behöver inte oroa er för det.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Tady ho to nějak nadchlo, ale to nás teď nezajímá.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Teraz sa rozruší -- to je vzrušenie. O to sa nebojte.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Teraz się rozpala. (Fortepian) Podniecenie, nie musicie się o to martwić.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Τώρα αρχίζει να διεγείρεται -- αυτό είναι διέγερση, μην ανησυχείτε γι' αυτό.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Сега се въодушевява - не бива да ви притеснява тази възбуда.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Тепер він стає збудженим. (Фортепіано) Це збудження, не хвилюйтеся.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.עכשיו הוא מתרגש -- ♫♫♫ זאת התרגשות. זה לא צריך להטריד אתכם.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.والآن هو يزداد حماسة , هذا أمرٌ حماسي ليس عليكم أن تقلقوا بشأن هذا .
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.興奮は別に気にしなくてもいいです
Aslında bunu diğer videoma saklayayım çünkü hızlı iş yapıp heyecanlanmayı sevmem.Bueno, en realidad lo voy a dejar para el próximo video, porque detesto tener que apurarme.
Aslında bunu diğer videoma saklayayım çünkü hızlı iş yapıp heyecanlanmayı sevmem.Et bien, je garde ça pour la prochaine vidéo car je déteste me presser.
Aslında bunu diğer videoma saklayayım çünkü hızlı iş yapıp heyecanlanmayı sevmem.이건 다음 영상으로 미루어두죠 왜냐하면 전 서두르는걸 싫어하거든요
Aslında bunu diğer videoma saklayayım çünkü hızlı iş yapıp heyecanlanmayı sevmem.Nechám si to na příští video, protože nesnáším, když musím spěchat.
Aslında bunu diğer videoma saklayayım çünkü hızlı iş yapıp heyecanlanmayı sevmem.Pozwólcie mi oszczędzić to do następnego wideo, ponieważ nienawidzę być poganiany.
Aslında bunu diğer videoma saklayayım çünkü hızlı iş yapıp heyecanlanmayı sevmem.Добре, насправді дозвольте зберегти це мені до наступного відео, томущо я не хочу поспішати.
Aslında bunu diğer videoma saklayayım çünkü hızlı iş yapıp heyecanlanmayı sevmem.Е, нека всъщност да запазя за следващото видео, защото мразя да бързам.
Aslında bunu diğer videoma saklayayım çünkü hızlı iş yapıp heyecanlanmayı sevmem.בעצם, אשמור זאת לסירטון הבא, כי אני לא אוהב למהר.
"Aslında ilk söylediğiniz 7 şeyi önemsemedim... ...fakat 8. ilgimi çekti ve heyecanlandım.""당신이 얘기한 나머지 사항에는 전혀 관심이 안 가는데 여덟 번째 사항을 듣고 흥미를 느꼈다"고요
"Aslında ilk söylediğiniz 7 şeyi önemsemedim... ...fakat 8. ilgimi çekti ve heyecanlandım.""نعم تجاهلت الأمور السبعة التي قلتها، ولكن الأمر الثامن أثار اهتمامي. "
"Aslında ilk söylediğiniz 7 şeyi önemsemedim... ...fakat 8. ilgimi çekti ve heyecanlandım."会社のポジショニングと商品のポジショニングの 両方を考えてください
Bana beynimin neresinin parladığını söylesinler, çünkü bu beni heyecanlandırıyor.Dime que parte de mi cerebro se está iluminando, porque eso me excita
Bana beynimin neresinin parladığını söylesinler, çünkü bu beni heyecanlandırıyor.Dimmi quale parte del mio cervello si accende, perchè mi eccita.
Bana beynimin neresinin parladığını söylesinler, çünkü bu beni heyecanlandırıyor.Кажете ми точно коя област в мозъка ми "светва", защото това ме вълнува и разпалва.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.A kötések izgatott szakmai érdeklődés, a jelentés az ezer és one palack felkeltette féltékeny tekintetben.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Bandage glada hans professionella intresse rapporten från tusen och en flaska väckt hans svartsjuka avseende.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Bandajele entuziasmat interesul său profesional, raportul mii o sticle starnit legătură cu el gelos.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.붕대는 그의 직업적인 관심의 천명과 보고서를 흥분 한 병 그의 질투 관계를 흥분.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Obvazy nadšeni jeho odborného zájmu, zprávu tisíc jeden láhve vzbudilo jeho žárlivost jde.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Obväzy nadšení jeho profesijný záujem, správu tisíc jeden fľaše vzbudilo jeho žiarlivosť ide.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.oneボトルは彼の嫉妬についての興奮。 すべて4月まで、彼は見知らぬ人と話の機会を欲しがっ、、5月
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Perban bersemangat bunga profesional, laporan ribu dan satu botol terangsang menganggap cemburu itu.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Povoje navdušena svoje poklicne obresti, poročila tisoč one steklenice mu je zbudilo ljubosumen zvezi s tem.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Бинти порушувала в ньому професійний інтерес, доповідь тисяч один пляшки викликав його ревнива відношенні.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Бинты возбуждала в нем профессиональный интерес, доклад тысяч один бутылки вызвал его ревнивая отношении.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.متحمس الضمادات اهتمامه المهنية ، وتقرير الفا و one زجاجات الصدد أثار غيرة له.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.A főváros közepén volt, úgyhogy igen izgatottak voltunk a lehetőségtől.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Bolo to v strede hlavného mesta, takže sme boli touto príležitosťou nadšení.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.C'était en plein cœur de la capitale, cette opportunité nous avait rendus très enthousiastes.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Era în mijllocul capitalei și de aceea eram foarte încântați de această şansă.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Era nel centro della capitale perciò eravamo veramente eccitati da questa oppurtunità.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Era no meio da capital, e ficámos entusiasmados com esta oportunidade.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Estaba situado en medio de la capital, por lo que era toda una oportunidad.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Es war mitten in der Hauptstadt und wir waren sehr aufgeregt.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Het was middenin het kapitaal, dus waren we erg blij met deze kans.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.은행이 수도 중심부에 있었기에 우리는 매우 흥분했었지만,
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Ngân hàng nằm ngay giữa thủ đô nên chúng tôi rất là phấn khởi bởi cơ hội này.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Projekt w środku stolicy, byliśmy podekscytowani.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Ήταν στο κέντρο της πρωτεύουσας και ήμασταν ενθουσιασμένοι γι' αυτήν την ευκαιρία.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Беше по средата на столицата, така че бяхме наистина развълнувани от тази възможност.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Здание планировалось в центре столицы, и мы знали, что это исключительно редкий шанс.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.זה היה במרכז הבירה אז נורא התלהבנו מההזדמנות זאת.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.كان في وسط العاصمة لذلك كنا فعلاً متحمسين للفرصة
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.残念ながら それはアイスランドの国立銀行でした
Bayağı bir şey var. Bazıları çok heyecanlandırıcı.Bene, molte cose di cui alcune eccitanti. che alcuni giudicano pericolose:
Bayağı bir şey var. Bazıları çok heyecanlandırıcı.Bueno, hay muchas cosas, algunas son muy emocionantes.
Bayağı bir şey var. Bazıları çok heyecanlandırıcı.Có rất nhiều việc phải làm, những việc rất lý thú.
Bayağı bir şey var. Bazıları çok heyecanlandırıcı.매우 다양한 일을 할 수 있답니다. 어떤 이들은 정말 신날꺼구요,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod