Ana içeriğe geç
Sözlük

heyecanla ile cümle

heyecanla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Regn med mig! Jeg deler ikke hans begejstring, men I kender mig jo.
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.-Tôi thì không hào hứng mấy... Anh biết tôi rồi mà.
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.- Zakaj nisem tako vesel.
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Zo enthousiast ben ik niet, maar je kent mij:
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Είμαι μέσα. Αν και δεν μΈνθουσιάζει και τόσο η ιδέα, με ξέρεις.
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Макар да не споделям ентусиазма му, познаваш ме.
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.بينما لا أشاركه حماسه أنت تعرفنى
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.A quel punto, gli studiosi erano entusiasti e si sono detti che era un singolo oncogene a farlo.
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.De wetenschappers vonden het spannend: "Eén enkel oncogeen volstaat."
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.Die Wissenschaftler waren sehr aufgeregt und sagten: "Ein einzelnes Onkogen schafft das.
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.과학자들은 매우 흥분했죠. 그리고 그들은 하나의 종양유전자가 그런 결과를 초래할 수 있다고 말했습니다.
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.Les scientifiques ont été très enthousiastes, ils se sont dit, un oncogène seul peut le faire.
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.Los científicos se estusiasmaron, y dijeron que un único oncogén podía lograrlo.
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.Naukowcy byli podekscytowani i orzekli, że jeden onkogen wystarczy.
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.Oamenii de ştiinţă au fost foarte entuziasmaţi. Au concluzionat că o singură genă oncogenă poate face asta.
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.Os cientistas ficaram muito excitados e disseram que um único oncogene era suficiente.
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.Vì vậy, các nhà khoa học đã rất phấn khích, và họ nói, một gen sinh ung đơn lẻ có thể gây ra điều này.
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.Οι επιστήμονες ενθουσιάστηκαν και αποφάνθηκαν πως ένα ογκογονίδιο, μπορεί να το κάνει αυτό.
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.Учените били много развълнувани и казали, че един онкоген върши всичко.
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.Учёные были потрясены этим открытием. Они сказали: "Это произошло от одного онкогена.
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.המדענים התרגשו מאד, ואמרו שאונקוגן אחד מסוגל לעשות את זה.
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.شعر العلماء بالإثارة وقالوا أن جين سرطاني واحد يستطيع عمل هذا.
Böylelikle, bilim insanları çok heyecanlandılar, ve tek bir onkogen bunu yapabilir, dediler.がん遺伝子 一つで癌ができる がん遺伝子たった一つが 癌の原因だとしたのです
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.Así puedo determinar, cuando están mirando algo, si se excitan o no ¿de acuerdo?
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.Így meg tudjuk állapítani, hogy ha ránézel valamire, izgalmi állapotba kerülsz vagy nem.
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.그래서 저는 여러분이 무언가를 보고있을 때, 자극을 받았는지, 흥분했는지 아닌지를 알 수 있는 것이죠.
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.Można w ten sposób ustalić, czy dany widok pobudza, podnieca, czy też nie.
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.Näin voin päätellä, milloin potilas katselee jotain jännittävää tai kiihottavaa.
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.Posso concluir, quando olham para qualquer coisa, se estão emocionados ou se estão excitados ou não.
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.Pot stabili, când priveşti ceva, dacă eşti emoţionat sau excitat sau nu.
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.Quindi posso determinare, mentre guardate qualcosa, se siete eccitati o meno, ok?
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.Så jag kan avgöra, när du ser på något, huruvida du blir exalterad eller upphetsad, eller inte, okej?
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.Takže když se na něco díváte, já můžu určit, jestli vás to vzrušuje nebo dráždí nebo ne, rozumíte?
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.Takže keď sa na niečo pozeráte, dokážem stanoviť, či ste rozrušený alebo či ste vybudený alebo nie, hej?
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.Zo gaan we na of je van visuele stimuli opgewonden raakt, of iets je prikkelt of niet.
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.Έτσι μπορώ να προσδιορίσω, όταν κοιτάς κάτι, αν είσαι ταραγμένος ή αν είσαι σε διέγερση ή όχι, εντάξει;
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.И так я могу установить, когда вы на что-то смотрите, то вы возбуждены, или взбудоражены, или нет, верно?
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.По този начин мога да определя, когато гледате нещо, дали сте развълнувани и дали сте възбудени или не, ОК?
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.Тож я можу визначити, коли ви дивитесь на що-небудь, чи ви збуджені через це, чи ні. Гаразд?
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.אז אני יכול לבדוק, כשאתם מסתכלים על משהו, האם אתם נרגשים או מגורים או לא, אוקיי?
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.وبذلك أستطيع أن أحدد، عندما تنظر إلى شيء إذا كنت متحمس أو مثار أم لا، حسنا؟
Böylelikle bir nesneye baktığınız zaman heyecanlandığınızı veya uyarıldığınızı anlayabilirim.興奮しているとか 欲情しているかいないかとかいうことです それにはまた後で触れます
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.Brookhouse International School, a opravdu mě to těší.
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.Brookhouse International School. Bardzo mnie to cieszy.
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.Brookhouse International School dan aku sangat gembira akan hal ini
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.Brookhouse International School, te gaan studeren. Ik kijk hier echt naar uit.
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.Brookhouse International School, und ich bin wirklich aufgeregt.
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.Brookhouse International School. Veľmi sa z toho teším.
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.Brookhouse International School, y estoy muy emocionado.
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.Brookhousen kansainväliseen kouluun, ja olen hyvin innoissani tästä.
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.Kenya egyik legjobb iskolájába, a Brookhouse International School-ba, ennek pedig nagyon örülök.
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.브룩하우스 국제 학교에 다닐 수 있게 되어 너무 기대하고 있습니다.
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.la Brookhouse International School, et j'en suis vraiment enchanté.
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.la Scuola Internazionale di Brookhouse e sono davvero entusiasta.
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.Școala Internațională Brookhouse, şi sunt foarte entuziasmat de acest lucru.
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.Στο Διεθνές Σχολείο Μπρούκχαους, κι είμαι πολύ ενθουσιασμένος γι' αυτό.
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.ביה"ס הבינלאומי "ברוקהאוס", ואני מאד נרגש בגלל זה.
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.مدرسة بروك هاوس العالمية، و كنت متحمسة بشأن
Brookhouse Ulusal Okulu ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı.本当に嬉しいです 新しく通い始めた学校は 資金集めやライトを知ってもらうことに
Bu aralarda yakında basılacak yeni bir kitaba çalışıyorum, ilk kitabın heyecanla beklenen devamı.Het boek waar veel te lang reikhalzend naar is uitgekeken.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod