Ana içeriğe geç
Sözlük

heyecanla ile cümle

heyecanla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.הרבה דברים ריגשו את שנינו.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.لدينا الكثير مما يدعونا إلى الحماس
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.だから、特別なプロジェクトを一緒にすることに決めたのです
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.les yeux du malade brillé avec une telle férocité que la guerre ne pouvait exciter.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.lidande ögon lyste av grymhet såsom krig bara kunde upphetsa.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.los ojos de la víctima brilló con tal ferocidad que la guerra sólo podía despertar.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.Stradalac oči sijale s Jeza, kot so vojni bi le lahko vznemiriti.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.Sufferer žiarili oči sa zúrivosťou, ako je vojna by mohla nadchnúť.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.the 괴로워하는 사람의 눈 같은 전쟁과 같은 사나운만을 자극 수를 빛났다.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.העיניים של הסובל זרח בעוצמה כגון מלחמה רק יכול לרגש.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.عيون المتألم وتألق مع شراسة مثل الحرب فقط يمكن أن تثير.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.彼らは、タンブラーの下半時間長く苦しんだ、と私はもう一度見ると
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Entusiasmo-me quando vejo esse pensamento em grande escala.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Ich bin aufgeregt, wenn ich diese Art Denkerlass erblicke.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Ik ben enthousiast als ik die denktrant groot uitgeschreven zie.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Innostun, kun näen tällaisen ajattelutavan ilmenevän käytännössä.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Jestem podekscytowany, gdy zauważam, że taki rodzaj myślenia się upowszechnia.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Je suis enthousiaste en imaginant ce type de pensée à grande échelle.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.그런 생각들이 커져가는 것을 어렴풋이 볼 때 전 흥분됐습니다.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Mă încântă când întrezãresc acest mod de a gândi scris cu majuscule.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Me emociona cuando veo ese tipo de pensamiento a gran escala.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Mi emoziona cogliere quel modo di pensare in grande stile.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Με ενθουσιάζει αυτή η σκέψη με κεφαλαία γράμματα.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Възхищавам се на проявленията на това глобално мислене.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Меня восхищают проявления этого более глобального мышления.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.אני נלהב כשאני מביט בהתעצמות הזו.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.انا متحمس عندما ألمح هذا النوع من التفكير في أوضح صوره.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.僕が見たいのはすべての制約から切り離された理想主義だ
Böylece aynısını tekrar yapar. Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Thế là ông ấy chơi lại một cách đầy phấn khích.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Asadar eram incantati de ideea aceasta, si am inceput sa vorbim depre ea si cum va arata mai exact.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Así que nos entusiasmamos con esta idea y comenzamos a hablar de exactamente cómo se vería.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Byli jsme tímto nápadem nadšeni a začali jsme mluvit o tom, jak přesně by to mělo vypadat.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Byliśmy podekscytowani pomysłem, i zaczęliśmy rozmowy o tym, jak dokładnie miałoby to wyglądać.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Diese Idee fanden wir also ziemlich toll, und wir begannen Gespräche über ihr tatsächliches Aussehen.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Dus we waren enthousiast over dat idee, en we gingen bespreken hoe het er precies uit moest komen te zien.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Ficámos muito entusiasmados com esta ideia e começámos a analisar os pormenores concretos.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Insomma, questa idea ci piaceva molto e abbiamo iniziato a discutere di come metterla insieme.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.저희는 그런 아이디어에 반했고, 이것을 만들면 어떤 형태가 될 것인지 얘기해보기 시작했습니다
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Nous étions excités par cette idée, et nous avons regardé exactement à quoi elle pourrait ressembler.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Så vi var begejstrede for ideen, og vi begyndte at diskutere præcis hvordan den skulle se ud.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Szóval minket nagyon izgatott ez az ötlet, és elkezdtünk beszélgetni arról, hogy pontosan hogy fog kinézni.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Έτσι, ήμασταν ενθουσιασμένοι με την ιδέα κι αρχίσαμε να συζητάμε για το πώς ακριβώς θα έμοιαζε.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Така че, бяхме доста развълнувани от тази идея и започнахме да обсъждаме точно как ще изглежда.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Тож нас зацікавила ця ідея і ми почали обговорювати, який саме вигляд матиме машина.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.Эта идея нас настолько воодушевила, что мы принялись обсуждать, как она будет выглядеть в деталях.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.אז התלהבנו מהרעיון הזה, והתחלנו לחשוב על איך בדיוק היא תיראה.
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.وقد تحمسنا لهذه الفكرة وبدأنا بالحديث عن شكلها النهائي
Böylece bu fikirden çok heyecanlandık, ve tam olarak neye benzeyeceği hakkında konuşmaya başladık.どんな形にするのか あれこれ話し合い 必須条件をまとめて行きました
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin..56דו"חות ב-7 מדינות .אני אגיד לו, אוסקר
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Aku tidak antusias seperti dia, kau kenal aku.
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Deşi nu-i împărtăşesc entuziasmul, mă ştii.
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Embora não partilhe do entusiasmo dele, vocês já me conhecem.
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.-I když nejsem nadšený jako on, znáš mě...
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin. Işınla beni, Scotty.Anche se non condivido il suo entusiasmo, tu mi conosci... ..."Teletrasporto, Scotty".
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin. Işınla beni, Scotty.En ole kylläkään yhtä innostunut, mutta sinä tunnet minut. " Siirrä minut alukselle, Scotty. "
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Jag delar visserligen inte hans entusiasm, men du vet hur jag är.
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Je partage pas son enthousiasme, tu me connais, mais...
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Mientras que yo no comparto su entusiasmo, tú me conoces.
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Nie podzielam jego euforii, ale mnie znasz.
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Obwohl ich euren Enthusiasmus nicht teilen kann, du kennst mich.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod