heyecanlı ile cümle
heyecanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Oyun biraz daha heyecanlı bir hale getirilmeye çalışılmıştır.Esto hace el juego un poco más sencillo.
Heyecanlı bir tip olan Mendoza çok konuşmaktadır ve Roy da ona pek güven duymaz.Habla de un modo enigmático y Marie no parece entenderlo.
Misafirlerin heyecanlı yüzleri olayın ne kadar dramatik bir an olduğunu gösterir.Visita de Los Chichos al programa ¡Qué tiempo tan feliz!
Bu projenin içinde olduğum için çok heyecanlıyım.Estoy muy feliz de participar en este programa"».
Bunun için çok heyecanlıyız.Estamos muy emocionados por esto.
Ben de çok heyecanlıyım.Sono inoltre vistosamente innervati.
"Burada olmaktan çok mutluyum ve heyecanlıyım.Sono molto entusiasta e grata di avere questi momenti".
Evdeki işler çok heyecanlı bir hale dönüşmek üzeredir.Gli animi nella casa sono molto agitati.
Heyecanlıyız, çünkü bu defa hedefe ulaşacağımıza samimiyetle inanıyoruz.È fortemente collegato alla confidenza che ci rende capaci di raggiungere gli obiettivi.
Yeliz ailesini ağırlyacağı için çok heyecanlıdır.Lorelai è molto sorpresa dalla commozione dei suoi genitori.
Bir ağızdan çıkan bu sesler, duyulmaya değer, heyecanlı bir sahnedir.Usato da solo è un'esclamazione che esprime sorpresa e meraviglia.
10 yaşına bastığı gün Pokémon'unu alacağı için çok heyecanlıdır.In dieci anni si allena diventando fortissimo, in modo tale da sopportare la fusione con il Pokémon Zekrom.
Onlar heyecanlı değil.Они не в восторге.
Fakat yüzünün güzelliğine rağmen, kişiliği heyecanlı bir tutku yaratamıyor.Но, хотя лицо её красиво, её личность не сформировалась для возбуждения страсти.
Onun sesi benim albümümde yer alacağı için çok heyecanlıyım." demiştir.Мы с нетерпением предвкушаем, куда приведёт нас наш альбом».
At yarışlarının daha heyecanlı bir spor olmasını sağlayan etkenlerden biri de bahistir.Подготовка лошадей для спорта — более сложная задача.
Heyecanlı mizacı ile tanınmıştı.Была известна своим сварливым характером.
Evdeki işler çok heyecanlı bir hale dönüşmek üzeredir.Положение мое в доме становится, стало невыносимым.
Bir ağızdan çıkan bu sesler, duyulmaya değer, heyecanlı bir sahnedir.Это ослабляет звучание большой, важной темы.
Ben de çok heyecanlıyım.И тоже очень заинтересовались.
"Burada olmaktan çok mutluyum ve heyecanlıyım.كنت سعيدة جدا وفخورة بالتقديم.
Birçok eleştirmen Ash-Wednesday için bilhassa heyecanlı idiler.Muitos críticos foram particularmente entusiásticos sobre Ash-Wednesday.
Mason Weaver, heyecanlı ve fedakâr foto muhabiri ve barış aktivisti.Brie Larson como Mason Weaver, uma fotojornalista de guerra e ativista pela paz.
İnsanlar albümü dinleyeceği için heyecanlıyım.Estou ansiosa para as pessoas ouvirem outro lado do álbum.
Hepburn -kariyeri boyunca olduğu gibi- ödül törenine katılmamayı seçti ama kazandığı için çok heyecanlıydı.Hepburn optou por não participar da cerimônia de entrega de prêmios, mas ficou emocionada com a vitória.
Battlefield Bad Company 2’deki görevler oldukça heyecanlıdır.«Battlefield: Bad Company 2 Review» (em inglês).
Böyle prestijli bir kulüpte forma giyeceğim için çok heyecanlıyım.Sinto-me tão confortável naquele escritório falso.
Müsabaka çok heyecanlı oldu.A exposição foi bem agitada.
Bu projenin içinde olduğum için çok heyecanlıyım.Muito feliz por fazer parte desse clube.
Heyecanlı bir kişiliği olan Nim artık hayatının en büyük macerasıyla yüz yüzedir.Mas muito cedo Violeta estará vivendo o momento de maior aventura da sua vida.
Şu anda oldukça heyecanlıyım.Agora estou animada.
Mesela kadın çok heyecanlı olabilir.Voor vrouwen kan de aanraking ook opwindend zijn.
"Burada olmaktan çok mutluyum ve heyecanlıyım.Ik ben gelukkig en trots om in Israël geboren te zijn."
Bu uğurda birbirinden heyecanlı maceralara atılır.Samen beleven ze allemaal spannende avonturen.
Carrera heyecanlı bir Unreal Tournament oyunu oynayıcısıdır.Iron Guard Een oude favoriet uit Unreal Tournament.
Diğer yandan Ted ve Robin heyecanlı bir ilişki yaşamaktadırlar.Ted en Robin krijgen dan alsnog een relatie die een jaar stand houdt.
O, bir dizi heyecanlı dedektif hikâyesi yazdı.Hij heeft een stel spannende detectives geschreven.
Anlat anlat heyecanlı oluyor!Je kan me nog meer vertellen!
Anlat anlat heyecanlı oluyor!Maak dat de kat wijs!
Ağustos 1860'ta, ekip Melbourne'dan heyecanlı bir kalabalık tarafından uğurlanarak yola çıktı.W sierpniu 1860 roku wyprawa wyruszyła z Melbourne, żegnana przez rozentuzjazmowane tłumy.
Çok heyecanlıyım!Jestem bardzo podniecony.
İnsanlar albümü dinleyeceği için heyecanlıyım.Jestem podekscytowany tym, że ludzie usłyszą, co znajduje się na albumie.
Şu anda oldukça heyecanlıyım.Obecnie bardzo się waha.
Bu konuda heyecanlıyım dedi.Spytałem czemu jest taki zdenerwowany.
Clubber beklemediği yumruklar alır heyecanlı geçen maç 3. round'da Clubber'ın devrilmesiyle son bulur.Clubber, zaskoczony nowym stylem walki Rocky’ego, przegrywa w trzeciej rundzie.
Ben de çok heyecanlıyım.Spännande blev det också.
Bu projenin içinde olduğum için çok heyecanlıyım.Jag är jätteglad över att vara del i det här projektet."
Heyecanlı mizacı ile tanınmıştı.Han blev känd för sitt hetlevrade temperament.
Blerim ile çalışacağıma çok heyecanlıyım."Jag är väldigt glad för att få jobba med henne."
Heyecanlı bir tip olan Mendoza çok konuşmaktadır ve Roy da ona pek güven duymaz.Terapeuten är så märklig att Roy anar att något är fel.
Diğer yandan Ted ve Robin heyecanlı bir ilişki yaşamaktadırlar.Ted och Robin har sitt första gräl.
Bunun için heyecanlıyım.Det var spännande för mig.
Şu anda oldukça heyecanlıyım.Idag är näset helt överdämt.
Ben de çok heyecanlıyım.І вона мене збуджує.
10 yaşına bastığı gün Pokémon'unu alacağı için çok heyecanlıdır.Коли Ешу виповнюється 10 років, він отримує право тренувати покемонів.
O sadece onun kadar heyecanlıydı.Вона була так само схвильована, як і він.
O sadece onun kadar heyecanlıydı.Він був так само схвильований, як і вона.
Carrera heyecanlı bir Unreal Tournament oyunu oynayıcısıdır.Carrera je vášnivou hráčkou Unreal Tournament.
Ben de çok heyecanlıyım.Též silně dráždí.
Özellikle Heyecanlı adlı parça Türk Pop Müziğinin ilk kliplerinden biri olarak çok başarılı oldu.Zejména vydání první sbírky básní Enough rope se stalo kulturní událostí.