heyecanlı ile cümle

heyecanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Sahnede parlak gümüş bir baretle duran tek kişi olmaktan dolayı çok heyecanlıydım.الذي يقف على خشبة المسرح مع خوذة فضية لامعة.
Sahnede parlak gümüş bir baretle duran tek kişi olmaktan dolayı çok heyecanlıydım.建築家の重要性をよく表している なんて思いました
Sanki hisleri "mutlu, mutlu, heyecanlı, kahretsin, sıkkın, sıkkın, bunalmış, bunalımda"dan ibaret.Czują się "szczęśliwi, szczęśliwi, podekscytowani, o cholera, sfrustrowani, przytłoczeni, w depresji."
Sanki hisleri "mutlu, mutlu, heyecanlı, kahretsin, sıkkın, sıkkın, bunalmış, bunalımda"dan ibaret.De exemplu se simt "fericit, fericit, entuziasmat, sau oribil, frustrat, frustrat, depăşit, deprimat."
Sanki hisleri "mutlu, mutlu, heyecanlı, kahretsin, sıkkın, sıkkın, bunalmış, bunalımda"dan ibaret.E' come se si sentissero "felici, felici, eccitati, oh merda, frustrati, frustrati,sopraffatti, depressi".
Sanki hisleri "mutlu, mutlu, heyecanlı, kahretsin, sıkkın, sıkkın, bunalmış, bunalımda"dan ibaret.Feliz, feliz, entusiasmado, merda, frustrado, frustrado, esgotado, deprimido.
Sanki hisleri "mutlu, mutlu, heyecanlı, kahretsin, sıkkın, sıkkın, bunalmış, bunalımda"dan ibaret.Ils se sentent à peu prés " heureux, heureux, excité, oh merde, frustrés, frustrés, accablés, déprimés. "
Sanki hisleri "mutlu, mutlu, heyecanlı, kahretsin, sıkkın, sıkkın, bunalmış, bunalımda"dan ibaret."행복해,행복해,기뻐,오 젠장,좌절이야,좌절이야,부담돼,우울해"하는 것과 같습니다.
Sanki hisleri "mutlu, mutlu, heyecanlı, kahretsin, sıkkın, sıkkın, bunalmış, bunalımda"dan ibaret.Чувстват се "щастлив, щастлив, развълнуван, опа, фрустриран, подтиснат, депресиран."
Sanki hisleri "mutlu, mutlu, heyecanlı, kahretsin, sıkkın, sıkkın, bunalmış, bunalımda"dan ibaret.נלהב, אה חרא, מתוסכל, מתוסכל, המום, מדוכא."
Sanki hisleri "mutlu, mutlu, heyecanlı, kahretsin, sıkkın, sıkkın, bunalmış, bunalımda"dan ibaret.أشعر بالإثارة, يا للقرف , انا محبط , محبط, مثقل بالأعباء, مكتئب."
Sanki hisleri "mutlu, mutlu, heyecanlı, kahretsin, sıkkın, sıkkın, bunalmış, bunalımda"dan ibaret.何が起ころうとも 腹を立てる人間を
Sekreteri, biraz heyecanlı türden bir kadındı, beni aradı ve dedi kiA secretária dele, que era uma senhora com um ar duro, ligou-me e disse:
Sekreteri, biraz heyecanlı türden bir kadındı, beni aradı ve dedi kiDan sekretarisnya, yang orangnya tipe-tipe wanita neraka di atas roda, menelepon saya dan melapor,
Sekreteri, biraz heyecanlı türden bir kadındı, beni aradı ve dedi kiEt sa secrétaire, qui était un sacré bout de femme, m'a appelé et m'a dit :
Sekreteri, biraz heyecanlı türden bir kadındı, beni aradı ve dedi kiJego sekretarka, która była dość ciętą kobietą, zadzwoniła i powiedziała mi,
Sekreteri, biraz heyecanlı türden bir kadındı, beni aradı ve dedi ki그의 비서는 상당히 성가신 여자였는데 제게 전화해서 그러더군요.
Sekreteri, biraz heyecanlı türden bir kadındı, beni aradı ve dedi kiŞi secretara lui, care era un fel de femeie-dragon, m-a sunat şi mi-a spus,
Sekreteri, biraz heyecanlı türden bir kadındı, beni aradı ve dedi kiVà thư ký của anh ta, một bà văn thư khá dữ tợn, gọi cho tôi và nói,
Sekreteri, biraz heyecanlı türden bir kadındı, beni aradı ve dedi kiY su secretaria, que era una pesadilla de mujer, me llamó y me dijo,
Sekreteri, biraz heyecanlı türden bir kadındı, beni aradı ve dedi kiА секретарката му, която беше адски тип жена, ми се обади и каза:
Sekreteri, biraz heyecanlı türden bir kadındı, beni aradı ve dedi kiЕго секретарь, которая была сущим дьяволом на каблуках, звонит мне и говорит:
Sekreteri, biraz heyecanlı türden bir kadındı, beni aradı ve dedi kiוהמזכירה שלו, שהייתה סוג של אשת השטן, התקשרה אליי ואמרה,
Sekreteri, biraz heyecanlı türden bir kadındı, beni aradı ve dedi kiوكانت سكرتاريته من النوع القاسي فاتصلت بي وقالت
Sekreteri, biraz heyecanlı türden bir kadındı, beni aradı ve dedi kiそしたら やり手の女性秘書が 電話で言うんだ 「サイモン氏がデスクに座ってて 頭に水が垂れて来てます」って
Senin sayende, bir sürü yeni şey yaşama fırsatım oldu.. Oldukça heyecanlı ve eğlenceliydi.덕분에 새로운 경험 많이 했다
Şimdi, başlattığım bir proje var bu proje hakkında çok heyecanlıyım ve sizinle paylaşmak istedim.Ik ben momenteel een project aan het opstarten dat ik heel spannend vind en met jullie wil delen.
Şimdi, başlattığım bir proje var bu proje hakkında çok heyecanlıyım ve sizinle paylaşmak istedim.제가 착수하고 있는 프로젝트 중에 제가 아주 열성적이고, 여러분들과 공유하고 싶은 프로젝트가 하나 있습니다
Şimdi, başlattığım bir proje var bu proje hakkında çok heyecanlıyım ve sizinle paylaşmak istedim.ועכשיו יש פרויקט שאני יוזם כרגע שאני מאוד נרגש לגביו ואני רוצה לחלוק אותו אתכם,
Şimdi, başlattığım bir proje var bu proje hakkında çok heyecanlıyım ve sizinle paylaşmak istedim.هناك مشروع ساقوم بالشروع به في هذه اللحظة وانا متحمس جدا لاجله وأود أن اشاطركم اياه
Şimdi, başlattığım bir proje var bu proje hakkında çok heyecanlıyım ve sizinle paylaşmak istedim.夢中になっているものがあるのでご紹介したい これはみんなの認識を変え
Size en önemli gelişmelerden bazılarını sunacağım için çok heyecanlıyım.Ich freue mich also, die größten Veränderungen vorzustellen.
Size en önemli gelişmelerden bazılarını sunacağım için çok heyecanlıyım.Veseli me, da vam lahko predstavim nekaj najpomembnejših izboljšav.
Size en önemli gelişmelerden bazılarını sunacağım için çok heyecanlıyım.І тепер я радий представити найсуттєвіші зміни.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Darauf muß ich antworten und kann nicht harren.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım."Derfor bruser Tankerne i mig, og derfor stormer det i mig;
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Derfor legger mine tanker mig svaret i munnen, og derfor stormer det i mig;
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Do tego mię myśli moje przywodzą, abym odpowiedział; przetożem się pospieszył.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.--Es que mis inquietantes pensamientos me hacen responder, y a causa de ello estoy dolorido
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.,,Gîndurile mele mă silesc să răspund, şi frămîntarea mea nu-mi dă pace.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım."Ik zal snel reageren, want ik ben geschokt.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.그러므로 내 생각이 내게 대답하나니 이는 내 중심이 초급함이니라
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Mes pensées me forcent à répondre, Et mon agitation ne peut se contenir.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Mindamellett az én gondolataim feleletre kényszerítenek engem, és e miatt nagy az izgatottság bennem.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Ora, os meus pensamentos me fazem responder, e por isso eu me apresso.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.På sådant tal giva mina tankar mig ett svar, än mer, då jag nu är så upprörd i mitt inre.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Per questo i miei pensieri mi spingono a rispondere e perciò v'è questa fretta dentro di me
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Tak tedy moje myšlienky ma nútia odpovedať, a to zato, že to súri vo mne.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım."Tuohon minun ajatukseni tuovat vastauksen, moisesta minun mieleni kuohuu.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Vì cớ ấy tư tưởng tôi chỉ dạy cho tôi lời đáp, Và tại lời đó, tâm thần tôi bị cảm động trong mình tôi.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Vì cớ ấy tư_tưởng tôi chỉ dạy cho tôi lời đáp , Và tại lời đó , tâm_thần tôi bị cảm_động trong mình tôi .
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Zato mi odgovarjajo misli moje in zaradi tega sem znotraj razburjen.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Z příčiny té myšlení má k odpovídání tobě nutí mne, a to abych rychle učinil,
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Δια τουτο οι στοχασμοι μου με κινουσιν εις το να αποκριθω, και δια τουτο σπευδω.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Понеже ме карат мислите ми да отговоря, Затова бързам.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.размышления мои побуждают меня отвечать, и я поспешаю выразить их.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.לכן שעפי ישיבוני ובעבור חושי בי׃
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.من اجل ذلك هواجسي تجيبني ولهذا هيجاني فيّ.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.我 心 中 急 躁 、 所 以 我 的 思 念 叫 我 回 答
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.我 心中 急躁 、 所以 我 的 思念 叫 我 回答
İlgili Sayfalar