heyecanlı ile cümle

heyecanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
Diyaloglar bir hikayeye renk katar, heyecanlı kılar ve hikayenin ilerlemesini sağlar.Dialogul dă culoare unei poveşti, o face interesantă şi o duce mai departe.
Diyaloglar bir hikayeye renk katar, heyecanlı kılar ve hikayenin ilerlemesini sağlar.Đối thoại làm cho một câu chuyện trở nên nhiều màu sắc, làm cho nó thú vị và phát triển nó.
Diyaloglar bir hikayeye renk katar, heyecanlı kılar ve hikayenin ilerlemesini sağlar.El diálogo le da color a una historia, la hace emocionante y que avance.
Diyaloglar bir hikayeye renk katar, heyecanlı kılar ve hikayenin ilerlemesini sağlar.대화는 이야기가 흥미롭게 진행되도록 색을 입혀 줍니다.
Diyaloglar bir hikayeye renk katar, heyecanlı kılar ve hikayenin ilerlemesini sağlar.Les dialogues donnent une couleur à une histoire, la rendent passionnante et la font avancer.
Diyaloglar bir hikayeye renk katar, heyecanlı kılar ve hikayenin ilerlemesini sağlar.Os diálogos dão cor a uma história. Tornam-na mais apaixonante e fazem-na avançar.
Diyaloglar bir hikayeye renk katar, heyecanlı kılar ve hikayenin ilerlemesini sağlar.Диалоги придают повествованию цвет, делают его захватывающим и движут его вперёд.
Diyaloglar bir hikayeye renk katar, heyecanlı kılar ve hikayenin ilerlemesini sağlar.דו שיח נותן צבע לסיפור, הופך אותו למרגש ומקדם אותו.
Diyaloglar bir hikayeye renk katar, heyecanlı kılar ve hikayenin ilerlemesini sağlar.الحوار يعطي للقصة لونا، ويجعلها مثيرة ويحركها إلى الأمام.
Diyaloglar bir hikayeye renk katar, heyecanlı kılar ve hikayenin ilerlemesini sağlar.面白いものにし 話を前へと進めます (ロミオ) 満たされぬ僕を置いて 君は行ってしまうというの?
"Doğum II". Neyse, James, Joseph rolünü almıştı ki biz bu konuda epey heyecanlıydık."Betlehem II." James József szerepét kapta, ami minket nagyon felvillanyozott.
"Doğum II". Neyse, James, Joseph rolünü almıştı ki biz bu konuda epey heyecanlıydık.Comunque, James faceva la parte di Giuseppe e noi ne eravamo entusiasti.
"Doğum II". Neyse, James, Joseph rolünü almıştı ki biz bu konuda epey heyecanlıydık."Jaslice II." Ampak James je dobil vlogo Jožefa, nad čemer smo bili navdušeni.
"Doğum II". Neyse, James, Joseph rolünü almıştı ki biz bu konuda epey heyecanlıydık."Jasličky II." James však hral Jozefa, a my sme boli z toho vzrušení.
"Doğum II". Neyse, James, Joseph rolünü almıştı ki biz bu konuda epey heyecanlıydık."Julspelet ll." Men James fick rollen som Josef, vilket vi var överlyckliga för.
"Doğum II". Neyse, James, Joseph rolünü almıştı ki biz bu konuda epey heyecanlıydık."Kelahiran Yesus II." Tetapi James mendapatkan peran Joseph, dan kami semua gembira akan hal tersebut.
"Doğum II". Neyse, James, Joseph rolünü almıştı ki biz bu konuda epey heyecanlıydık.Tak czy inaczej, James dostał rolę Józefa, i byliśmy tym podekscytowani.
"Doğum II". Neyse, James, Joseph rolünü almıştı ki biz bu konuda epey heyecanlıydık.Джеймсу дісталася роль Йосипа, ми були дуже цьому раді.
En heyecanlı olanı.Това е най-вълнуващото.
Erişebilirlik konusu etrafında büyük bir istişare oluştu, bu konuda geçekten çok heyecanlıyız.Eine große Diskussion um Barrierefreiheit begann und wir waren hocherfreut darüber.
Erişebilirlik konusu etrafında büyük bir istişare oluştu, bu konuda geçekten çok heyecanlıyız.Het veroorzaakte een explosie aan discussie over toegankelijkheid, waarover we opgetogen zijn.
Erişebilirlik konusu etrafında büyük bir istişare oluştu, bu konuda geçekten çok heyecanlıyız.Hubo un gran debate sobre accesibilidad y eso nos entusiasmó mucho.
Erişebilirlik konusu etrafında büyük bir istişare oluştu, bu konuda geçekten çok heyecanlıyız.이런 예상치 못한 것에 대해 이야기가 나왔을 때 우린 정말 기뻤어요.
Erişebilirlik konusu etrafında büyük bir istişare oluştu, bu konuda geçekten çok heyecanlıyız.Și au început o groază de discuții pe tema accesibilității, și ne bucură enorm.
Erişebilirlik konusu etrafında büyük bir istişare oluştu, bu konuda geçekten çok heyecanlıyız.Si è generata un'enorme discussione sui problemi dell'accessibilità e ne siamo davvero emozionati.
Erişebilirlik konusu etrafında büyük bir istişare oluştu, bu konuda geçekten çok heyecanlıyız.Une énorme discussion sur l'accessibilité en est sortie et nous sommes vraiment enthousiastes.
Erişebilirlik konusu etrafında büyük bir istişare oluştu, bu konuda geçekten çok heyecanlıyız.Và một cuộc thảo luận lớn nổ ra xung quanh khả năng tiếp cận, và chúng tôi rất hào hứng với điều này
Erişebilirlik konusu etrafında büyük bir istişare oluştu, bu konuda geçekten çok heyecanlıyız.Zapoczątkowało to wielką dyskusję na temat dostępności. To ekscytujące.
Erişebilirlik konusu etrafında büyük bir istişare oluştu, bu konuda geçekten çok heyecanlıyız.Заформи се голяма дискусия и ние наистина сме развълнувани от това. Не сме го планирали.
Erişebilirlik konusu etrafında büyük bir istişare oluştu, bu konuda geçekten çok heyecanlıyız.Разразилась бурная дискуссия по поводу доступности устройства, и мы на самом деле были в восторге.
Erişebilirlik konusu etrafında büyük bir istişare oluştu, bu konuda geçekten çok heyecanlıyız.Усі активно обговорюють питання легкого доступу, і ми страшенно з цього тішимося.
Erişebilirlik konusu etrafında büyük bir istişare oluştu, bu konuda geçekten çok heyecanlıyız.וכך פרץ דיון גדול, בנושא הנגישות, וכולנו ממש התרגשנו מכך.
Erişebilirlik konusu etrafında büyük bir istişare oluştu, bu konuda geçekten çok heyecanlıyız.و ثوران كبير للمناقشة حول امكانية الوصول، و نحن متحمسون جداً لذلك
Erişebilirlik konusu etrafında büyük bir istişare oluştu, bu konuda geçekten çok heyecanlıyız.大きな議論が起こり 僕たちは とてもワクワクしました こんなの計画していませんでしたから
Errol Flynn gibi heyecanlı ya da cesur olmak, atik ya da çevik, dünyevi olmak, sözünü geçirmek,에롤 플린처럼 신랄하고 대담하다든지, 날렵하고 민첩하거나, 세속적이거나 남을 주도하는,
Errol Flynn gibi heyecanlı ya da cesur olmak, atik ya da çevik, dünyevi olmak, sözünü geçirmek,חי על הקצה ומעיז כמו השחקן ארול פלין, חריף וזריז, מלא חיים, בוטה, מתנשא ויהיר,
Errol Flynn gibi heyecanlı ya da cesur olmak, atik ya da çevik, dünyevi olmak, sözünü geçirmek,منفعل أو جريئ مثل ايرول فلين، أو ذكي أم رشيق ، دنيء، الاستبداد،
Errol Flynn gibi heyecanlı ya da cesur olmak, atik ya da çevik, dünyevi olmak, sözünü geçirmek,器用 機敏 世俗的 高圧的 ガンダルフように不思議で超常的
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.Das Aufregendste dabei ist aber, dass es multidisziplinäres Arbeiten erfordert.
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.Een van de meest spannende dingen is dat het gaat om multidisciplinair werk.
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.En af de mest spændende ting om dette er at det, rigtignok, inddrager tværfagligt arbejde.
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.E una delle parti migliori è che per questo progetto serve un lavoro multidisciplinare.
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.Ezzel kapcsolatban az az egyik legizgalmasabb dolog, hogy tudományközi együttműködést feltételez.
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.가장 흥분되는 점은 여러 분야의 융합이 필요하다는 사실입니다.
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.L'une des choses les plus enthousiasmantes à ce sujet, est que ça implique un travail multidisciplinaire.
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.Một trong những điều thú vị là nó liên quan tới công việc gồm nhiều lĩnh vực.
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.To ekscytujące również dlatego, że to inicjatywa interdyscyplinarna.
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.Una de las cosas más emocionantes de esto, es que efectivamente, requiere un trabajo multidisciplinario.
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.Un aspect fascinant este că implică o cooperare multi-disciplinară.
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.Vzrušuje mě na tom, že to vyvolá opravdu mezioborovou spolupráci.
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.Один из наиболее изумительных моментов — это междисциплинарный характер работы.
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.אנו עומדים לראות אלקטרודות מושתלות בהרבה מן ההפרעות של המוח. אחד הדברים המרגשים ביותר בקשר לזה הוא
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.واحدة من أكثر الأشياء المثيرة بخصوص هذا الموضوع هو أنه بالفعل يشتمل على عمل متعدد المجالات
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.あらゆる分野 技術者 医用画像科学や基礎分野の科学者
Esas tören gerçekleşmeden önceki gün, dans ediyorduk, heyecanlıydık ve tüm gece uyumadık.A deň pred samotnou ceremóniou sme tancovali, celé vzrušené, a celú noc sme nespali.
Esas tören gerçekleşmeden önceki gün, dans ediyorduk, heyecanlıydık ve tüm gece uyumadık.Dan sehari sebelum upacara yang sesungguhnya, kami semua menari, bergembira, dan tidak tidur sepanjang malam.
Esas tören gerçekleşmeden önceki gün, dans ediyorduk, heyecanlıydık ve tüm gece uyumadık.De dag voor de werkelijke ceremonie waren we opgewonden, hebben we gedanst en "s nachts konden we niet slapen.
Esas tören gerçekleşmeden önceki gün, dans ediyorduk, heyecanlıydık ve tüm gece uyumadık.Den před samotným obřadem jsme všchni tančili, byli nadšení a celou noc jsme nespali.
Esas tören gerçekleşmeden önceki gün, dans ediyorduk, heyecanlıydık ve tüm gece uyumadık.Dzień przed ceremonią były tańce, ekscytacja, nie spałyśmy całą noc.
Esas tören gerçekleşmeden önceki gün, dans ediyorduk, heyecanlıydık ve tüm gece uyumadık.Et la veille de la cérémonie, on dansait, on s'amusait, et on n'a pas dormi de la nuit.
İlgili Sayfalar