heyecanlı ile cümle
heyecanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Yeliz ailesini ağırlyacağı için çok heyecanlıdır.Дезире израства силно привързана към семейството си.
(Ses:Elif Erdal) Heyecanlı, macera sever çocuk, konuşan balina Bubbie tarafından bulundu ve büyütüldü.Флапджак – Той е интересен, обича приключенията и е отгледан от Бъби, говорещия кит.
Tom heyecanlı görünüyordu.Том изглеждаше развълнуван.
BBC ile yaptığı bir röportajda Madonna şunları söyledi: "Yeni şeyler yapmak istiyorum çünkü çok heyecanlıyım.Madonna je za BBC izjavila: "Želim raditi neke nove stvari jer me to veseli.
Bu heyecanlı serüveni kaçırmayın...Tu ne pjevaj, ljepotice...
Şu anda oldukça heyecanlıyım.Teraz sa cítim veľmi najedený.
Ben de çok heyecanlıyım.Tako tudi zanosi.
İnsanlar albümü dinleyeceği için heyecanlıyım.Producenti albuma so bili ob poslušanju navdušeni.
Kocası Matt yeni evi ile heyecanlıyken eşi Jennifer ve demanslı annesi Emma huzursuz hisseder.Medtem je možu Mattu hiša všeč, se njegova žena Jennifer in mati z demenco Emma počutita neprijetno.
Heyecanlı mizacı ile tanınmıştı.Znan je bil tudi po svojem nadutem značaju.
Çok heyecanlıyım!Veliko navdušenje.
1.Sezonun en heyecanlı bölümüdür.101 įdomiausia vieta. .
Evdeki işler çok heyecanlı bir hale dönüşmek üzeredir.Kodus on vennad üpris mures toimunu pärast.
Heyecanlı mizacı ile tanınmıştı.Oli kurikuulus oma kokkuhoidlikkuse poolest.
18 yaşındaydım, çok heyecanlıydım.저는 18살이었고 매우 흥분했습니다.
18 yaşındaydım, çok heyecanlıydım.Avevo 18 anni, ero molto emozionata
18 yaşındaydım, çok heyecanlıydım.Bylo mi 18. Byla jsem nadšená.
18 yaşındaydım, çok heyecanlıydım.Eu aveam 18 ani și eram foarte emoționată.
18 yaşındaydım, çok heyecanlıydım.Ik was 18, en erg opgewonden.
18 yaşındaydım, çok heyecanlıydım.J'avais 18 ans, j'étais très excitée.
18 yaşındaydım, çok heyecanlıydım.Lúc đó tôi 18 tuổi; Tôi rất phấn khích.
18 yaşındaydım, çok heyecanlıydım.Miałam wtedy 18 lat, byłam bardzo podekscytowana.
18 yaşındaydım, çok heyecanlıydım.Tenía 18 años, estaba muy entusiasmada.
18 yaşındaydım, çok heyecanlıydım.Бях на 18 и много въодушевена.
18 yaşındaydım, çok heyecanlıydım.Мне было 18 лет, их предложение привело меня в восторг.
18 yaşındaydım, çok heyecanlıydım.אז הייתי בת 18, מאד התרגשתי.
18 yaşındaydım, çok heyecanlıydım.وكان عمري 18، وكنت متحمسة للغاية.
18 yaşındaydım, çok heyecanlıydım.初めての展覧会にすべての写真を提供したら
A: Benim için en heyecanlı olan, kendi yolumda olmak ve ilerlemekti.Самое интересное для меня на моем пути было - движение вперед.
"Afrika Soruşturmaları"nı piyasaya sürerken heyecanlı olmamın sebebi buydu."Afrika deckt auf" besonders, in der wir in vielen afrikanischen Ländern ermittelten.
"Afrika Soruşturmaları"nı piyasaya sürerken heyecanlı olmamın sebebi buydu."아프리카 조사" 시리즈를 시작했을 때, 제가 유난히 흥분했었던 이유입니다.
"Afrika Soruşturmaları"nı piyasaya sürerken heyecanlı olmamın sebebi buydu.lorsqu'on a lancé notre série "L'Afrique mène l'enquête" où nous enquêtions sur beaucoup de pays africains.
"Afrika Soruşturmaları"nı piyasaya sürerken heyecanlı olmamın sebebi buydu.כשהשקנו את הסדרה "חקירות באפריקה" חקרנו הרבה מדינות באפריקה.
"Afrika Soruşturmaları"nı piyasaya sürerken heyecanlı olmamın sebebi buydu.عندما بدأنا بسلسلة " أفريقيا تستقصي" حيث أننا أجرينا تحقيقا في الكثير من البلدان الأفريقية.
"Afrika Soruşturmaları"nı piyasaya sürerken heyecanlı olmamın sebebi buydu.胸が高鳴った この「アフリカ潜入調査」シリーズは成功し
[ Alkışlar ] >>Sergey Brin: Bunu denemek için bir kaç aydır çok heyecanlıydık.So es war wirklich aufregend das für ein paar Monate zu testen.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Ami számomra sokkal izgalmasabb az az, hogy a szerkezetet kivihetjük magunkkal.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Dar sunt mult mai încântat de faptul că se poate lua cu tine.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Ik vind het spannender dat je het mee naar buiten kan nemen.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Ještě více mne ale nadchává, že s ním můžete jít ven.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.이것을 더 잘 활용할 수 있는 곳은 야외입니다.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Mais le plus excitant, c'est que l'on peut le porter à l'extérieur.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Ma mi entusiasma di più quello che si può fare all'esterno.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Mas estou mais entusiasmado por poderem trazê-lo para o exterior.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Men jeg er mere begejstret over at man faktisk kan tage det med udenfor.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Mnie cieszy to, że można wziąć ją na dwór.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Nhưng hay nhất là các bạn có thể mang nó ra ngoài.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Pero estoy más emocionado por el hecho, que puedas llevarlo fuera.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Was ich jedoch viel interessanter finde ist, dass Sie dieses Gerät mit nach draussen nehmen können.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Yang paling seru buat saya adalah ini bisa dibawa ke mana saja.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Αλλά αυτό που με ενθουσιάζει περισσότερο είναι ότι μπορείς να το πάρεις και μαζί σου έξω.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Но больше всего мне нравится, что это устройство можно использовать где угодно.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.Но съм по-развълнувани, че всъщност можете да го вземете навън.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.אבל מה שיותר מעניין הוא שניתן לקחת את הכל החוצה.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.ما أثار حماسي أكثر أنه يمكن اصطحاب الجهاز الى الخارج.
Ama ben onu dışarı çıkarabilmeniz konusunda heyecanlıyım.カメラをポケットから取り出すことなく
Ama deneyeceğim! Yaşamın eğlenceli ve heyecanlı olacak, söz veriyorum sana!노력할게.
Ama ne kadar heyecanlı olduklarını farkedeceksiniz.Aber bemerken Sie, wie begeistert sie sind.
Ama ne kadar heyecanlı olduklarını farkedeceksiniz.Dar vedeți felul în care se bucură.
Ama ne kadar heyecanlı olduklarını farkedeceksiniz.얼마나 열정적인지 보실 수 있었을 겁니다.