Ana içeriğe geç
Sözlük

heyecan ile cümle

heyecan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Наприклад, мене завжди дуже захоплювала історія про світлячків у вазі.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Почему-то мысль о светлячках в банке всегда меня воодушевляла.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Тази идея за светулките в буркана, по някаква причина, винаги беше наистина вълнуваща за мен.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.הרעיון של גחליליות בצנצנת, מסיבה כלשהי, תמיד היה מרגש בשבילי.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.هذه الفكرة حول اليراعات في مرطبان، لسبب ما، كانت مثيرة فعلا لي.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.いつもわくわくさせられました ホタルを出してあげるには
Birleşim üzerinde çalıştığım için heyecanlıydım ve sonra tekne dibe vurdu.Eram nerăbdător să lucrez la convergență, dar apoi totul se duce de râpă.
Birleşim üzerinde çalıştığım için heyecanlıydım ve sonra tekne dibe vurdu.Estoy totalmente fascinado por trabajar en convergencia, y luego el suelo se hunde.
Birleşim üzerinde çalıştığım için heyecanlıydım ve sonra tekne dibe vurdu.그리고는 모든것이 나빠졌습니다.
Birleşim üzerinde çalıştığım için heyecanlıydım ve sonra tekne dibe vurdu.אני כולי נרגשי לעבוד על ההתכנסות ולאחר מכן יש קריסה.
Birleşim üzerinde çalıştığım için heyecanlıydım ve sonra tekne dibe vurdu.وكنت متحمسا للعمل في إتمام ذلك التكامل ، ثم فجأة سقط كل شيء.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.A meccs előtti éjszakán nagyon izgulok.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.Đêm trước trận đấu tôi vô cùng hồi hộp.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.De nacht voor een wedstrijd ben ik erg nerveus.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.Fico muito nervosa na noite anterior a um jogo.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.In der Nacht vor einer Partie bin ich sehr nervös.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.În noaptea dinaintea meciului sunt neliniștit.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.시합 전날 밤에는 잔뜩 긴장합니다.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.La noche anterior al partido estoy muy nervioso.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.La nuit avant un match, je suis très nerveux.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.La sera prima della partita sono molto nervoso.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.Noc před zápasem jsem velmi nervózní.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.Noc pred zápasom som veľmi nervózny.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.Noc przed meczem wychodzę z siebie.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.Το βράδυ πριν από τον αγώνα είμαι πολύ νευρικός.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.Нощта преди мач съм много нервен.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.אני לא מפסיד אף לא אימון אחד.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.أنا متوتر جدا في الليلة التي تسبق المباراة.
Bir maçın öncesi gece, çok heyecanlıyım.試合の最中の私は
Bir manken olsa da heyecanlandım.Aku gugup meskipun itu sebuah manekin.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Am fost emotionata chiar daca stiam ca este un manechin.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Byłam zdenerwowana, mimo że to był tylko manekin.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Con đã rất hồi hộp mặc dù đó chỉ là ma-nơ-canh.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Ero nervosa anche se si trattava solo un manichino.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Ich war nervös, obwohl es nur eine Puppe war.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Ik was nerveus ook al was het een mannequin.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Jag var nervös även om det var en docka.
Bir manken olsa da heyecanlandım.J'étais nerveuse même si c'était un mannequin.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Ήμουν τόσο νευρική παρ'όλο που ήταν απλά μια κούκλα.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Я нервничала, несмотря на то, что это был всего лишь манекен.
Bir manken olsa da heyecanlandım.كنت متوتره على الرغم من انه مجرد جسد مزيف
Bir manken olsa da heyecanlandım.マネキンでも"死んだ"って言われて
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Acela că dacă nu reușim să prezicem perfect ceva, atunci suntem foarte stimulați de el.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Amikor nem látunk előre valamit tökéletesen, akkor az nagyon izgalmassá válik.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Cuando no podemos predecir algo a la perfección nos sentimos muy excitados con eso.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Dat als we iets niet bepaald perfect kunnen voorspellen, we erg heel erg opgewonden van raken.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Ketika kita tidak memprediksi sesuatu dengan sempurna, kita menjadi lebih semangat.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Kiedy nie wiemy czegoś na pewno, jesteśmy tym podekscytowani.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.우리가 무언가를 완벽하게 예측하지 못할 때 우리는 그에 대해 정말 흥분하게 됩니다.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Le fait que quand on ne peut pas prédire tout à fait une chose, cela nous excite vraiment.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Når vi ikke forudsiger noget helt perfekt, bliver vi virkelig begejstrede for det.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.När vi inte kan förutsäga något perfekt, blir vi mer intresserade av det.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Pokud něco neočekáváme úplně jasně, jsme z toho nadšeni.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Quando não conseguimos prever algo na perfeição ficamos excitados com isso.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Quando non sappiamo predire perfettamente qualcosa, allora ne siamo veramente affascinati.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Und wenn wir etwas nicht perfekt vorhersagen, finden wir das aufregend.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Когато не можем да предскажем нещо перфектно, ставаме много развълнувани от него.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Когда мы не можем что-либо предугадать, нам становится действительно очень интересно.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.כאשר אנחנו לא יכולים לחזות בדיוק משהו אנחנו מאד מתרגשים ממנו
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.ذلك حينما لا نتنبئ تماماً بشيءٍ ما بشكل تام, نتحمس بخصوصه بحق.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod