Ana içeriğe geç
Sözlük

heyecan ile cümle

heyecan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Belki görmüşsünüzdür: "Doğum II". Neyse, James, Joseph rolünü almıştı ki biz bu konuda epey heyecanlıydık."Krybbespil II." Men James havde rollen som Joseph, hvilket vi var henrykte over.
Ben bu model hakkında çok heyecanlıydım.Byłem bardzo podekscytowany na temat tego modelu
Ben bu model hakkında çok heyecanlıydım.Ero molto entusiasta di questo modello
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Det kan nemlig hurtigt gå galt, hvis man ikke holder tungen lige i munden.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Fakt mám trému, když vím, že tu sedíte, posloucháte a já vám mám vykládat.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Fakt mám trému, keď viem, že tu sedíte, počúvate a ja vám mám vysvetľovať.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Jullie maken me bloednerveus terwijl je daar zo zit te luisteren en ik moet optreden.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.제가 설명하는 것을 여러분이 들어주는 것이 매우 긴장됩니다
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Mi rende molto nervoso sapere che stai seduto li' ad ascoltare e io mi devo esibire per te.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Strasznie mnie stresujecie kiedy tak siedzicie, słuchacie a ja muszę wam w tym czasie to wszystko tłumaczyć.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Vocês me deixam muito nervoso enquanto ficam sentados ai ouvindo e eu tenho que ensinar para vocês.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Zavarba hoztok, hogy ti csak ott ültök és hallgattok, amíg én előadást tartok nektek.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Вие, приятели, доста ме изнервяте, докато само си седите там и слушате, а аз трябва да ви забавлявам.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.授業をしながら緊張するよ。 でも、結局前回の答えは正しかったよ。
Ben bunu nasıl bulduğunu heyecan verici bilmiyorum, ama onu bulmak이것을 알게 된 것이 즐거운 일인지는 잘 모르겠습니다
Ben burada tıkılıp kaldım. Ama o seninle nişanlandı. Heyecanlanan bir tek o.Je suis coincé ici comme ça.
Bence bu çok heyecan verici olacak.Cred că va fi incredibil de incitant.
Bence bu çok heyecan verici olacak.Credo che sarà incredibilmente eccitante.
Bence bu çok heyecan verici olacak.Creo que eso va a ser increíble.
Bence bu çok heyecan verici olacak.Das wird sehr aufregend werden, glaube ich.
Bence bu çok heyecan verici olacak.Dat wordt ongelooflijk spannend.
Bence bu çok heyecan verici olacak.Je crois que ça va être vraiment intéressant.
Bence bu çok heyecan verici olacak.정말 대단한 일이죠?
Bence bu çok heyecan verici olacak.Myślę, że będzie to niezwykle ekscytujące.
Bence bu çok heyecan verici olacak.Мне кажется, будет невероятно интересно.
Bence bu çok heyecan verici olacak.Според мен това ще е невероятно вълнуващо.
Bence bu çok heyecan verici olacak.אני חושב שזה יהיה מלהיב מאד
Bence bu çok heyecan verici olacak.وأعتقد أن الأمر سيكون مثيرا بشكل لا يصدق.
Bence bu çok heyecan verici olacak.おそらく始めはスポーツゲームで
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.Tôi nghĩ cái mà họ hứng thú chính là khả năng theo dõi những đứa trẻ này.
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.Volgens mij zijn ze enthousiast omdat ze de kinderen nu kunnen opvolgen.
Bence çok heyecanlý bir andý.Ça a été un moment sacrément excitant.
Bence çok heyecanlý bir andý.Credo sia stato un momento estremamente entusiasmante.
Bence çok heyecanlý bir andý.Creo que fue un momento muy excitante.
Bence çok heyecanlý bir andý.Jeg synes det var et ekstremt spændende øjeblik.
Bence çok heyecanlý bir andý.Myslím, že to byl extrémně vzrušující okamžik.
Bence çok heyecanlý bir andý.Νομίζω ότι ήταν μια πολύ συναρπαστική στιγμή.
Bence çok heyecanlý bir andý.Мисля,ч е това беше изключително вълнуващ момент.
Bence çok heyecanlý bir andý.Я думаю, что был чрезвычайно волнующий момент.
Bence çok heyecanlý bir andý.،أعتقد أنها كانت لحظة مشوقة جدا
Bence çok heyecanlý bir andý.インターネットが政治的に成長した瞬間だった。
Bence gerçekten heyecan verici bir eser, müthiş.Myslím, že to je fascinující.
Bence gerçekten heyecan verici bir eser, müthiş.To fascynujące.
Bence gerçekten heyecan verici bir eser, müthiş.(М1) По-моему, это потрясающе.
Bence gerçekten heyecan verici bir eser, müthiş.Я думаю, що це дуже цікаво. (бадьора музика)
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.Acho que eles estão animados porque agora podem acompanhar esses garotos.
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.Arvelen, että heitä innostaa se, että nyt he voivat seurata näitä lapsia.
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.Azt hiszem az izgatja őket a legjobban, hogy követni tudják a gyerekeket.
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları. Bu sadece okul içi bir iş değil.Jeg tror, de er glade for at kunne følge børnene ikke kun, når de er i skole.
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.Cred că sunt entuziamați fiindcă acum pot urmări acești copii.
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.Credo che ciò che li entusiasma è che ora possono seguire questi ragazzi.
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.Creo que lo que les entusiasma es que ahora pueden hacerle seguimiento a estos niños.
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.Ich glaube, was sie so fasziniert ist, dass sie den Kindern folgen können.
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.Jag tror att det är möjligheten att kunna följa upp eleverna som de uppskattar mest.
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.Jag tror vad de är glada om de kan nu följa dessa barn.
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.Je pense qu'ils sont exaltés par le fait qu'ils peuvent suivre les enfants désormais.
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.그들이 이제 아이들에게 맞출 수 있다는 것을 좋아한다고 생각합니다.
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.Menurut saya yang menarik mereka adalah sekarang mereka dapat memantau anak-anak ini.
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.Myślę, że najbardziej ekscytujące jest w tym wszystkim to, że mogą oni obserwować te dzieciaki.
Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.Myslím, že jsou unešení ze způsobu, jakým můžou pozorovat své žáky.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod