Ama şunu söylemeliyiz ki oradaki her gün heyecan vericidir.אבל אני מוכרחה להגיד לכם, כל יום הוא מרתק.
Ama şunu söylemeliyiz ki oradaki her gün heyecan vericidir.ويجب ان اخبركم ان كل يوم ..هناك .. هو يوم منعش
Ama şunu söylemeliyiz ki oradaki her gün heyecan vericidir.緊張する時間が
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.Cała ta radosna krzątanina doprowadziła do tego, że napisała o nas prasa.
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.Dar tot acest freamăt a determinat presa să scrie despre noi.
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.De mindez az izgalom oda vezetett, hogy a sajtó írt rólunk.
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.Der ganze Trubel führte dazu, dass die Presse über uns schrieb.
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.E tutto questo movimento portò la stampa a scrivere di noi.
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.이 모든 신나는 일 때문에 저희가 미디어에까지 실리게 되죠.
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.Maar al die opwinding zorgde ervoor dat de pers over ons schreef.
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.Mais toute cette excitation a mené à ce que la presse écrive sur nous.
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.Tapi kegembiraan tersebut memicu pers untuk menulis tentang kami.
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.Y todo este movimiento llevó a la prensa a escribir sobre nosotros.
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.Αλλά όλος αυτός ο ενθουσιασμός οδήγησε στο να γράφει ο Τύπος για μας
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.Весь этот переполох привёл к тому, что о нас писала пресса.
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.Но цялото това вълнение доведе до това, че пресата писа за нас.
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.אבל כל ההתרגשות הזו הובילה לכך שהעיתונות כתבה עלינו.
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.ولكن كل هذه الإثارة قادت الصحافة لتكتب عنا.
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.雑誌や新聞に掲載され 3年経った今でも ニュースで取り上げられています
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.하지만 3일을 기다리면, 그 기다림은 초조함과 스릴이 있는 기다림을 느낍니다.
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.3日間 じらされるような期待感と 待たされるスリルが味わえます 生徒たちは想像する時間がほしかったのです
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.Aber wenn man ihn in drei Tagen erhält, dann sind das drei Tage der Vorfreude, der Nervenkitzel beim Warten.
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.Ale dostať bozk o tri dni, to sa rovná 3 dňom nervózneho očakávania a vzrušenia z čakania.
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.Ale když máte dostat polibek za 3 dny, znamená to 3 dny neklidných předtuch a vzrušeného čekání.
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.Dar dacă îl primeşti peste trei zile, acelea sunt trei zile de anticipare înfiorată, de aşteptare emoționată.
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.De ha 3 napon belül kapjuk meg, az 3 nap izgatott készülődés, a várakozás borzongása.
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.Jednak gdy masz go dostać za trzy dni, to będziesz czekał z niecierpliwością.
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.Mas se nos beijam dentro de três dias, são três dias de antecipação nervosa, a emoção da espera.
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.Men hvis man får kysset om tre dage, jamen det er tre dage med forventning, forventningens glæde.
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.Men om du får kyssen om tre dagar, då har du tre dagar av nervös förväntan, spänningen med att vänta.
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.Αλλά αν σας φιλήσει σε τρεις μέρες, αυτό θα σήμαινε τρεις μέρες αδημονίας, ο ενθουσιασμός της αναμονής.
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.Але якщо ти отримаєш його через 3 дні, то це три дні безперервного очікування, трепет очікування.
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.Но если вас поцелуют через три дня, то это — три дня трепетного ожидания и радостного волнения.
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.אבל אם תקבל את הנשיקה בעוד שלושה ימים, מדובר בשלושה ימים של ציפיה, של ההתרגשות שבהמתנה.
Ama üç gün sonra alırsanız, üç gün boyunca beklemenin heyecanını yaşarsınız.أمّا إن كنت ستحصل عليها بعد ثلاثة أيام، فتلك ثلاثة أيام من الإستباق المتوتر، ومن نشوة الإنتظار.
Ama yine de, tabii ki gidip de Baba'mızı görecek olmamız, heyecan vericiydi.그리고 모든 동안, 그것은 여전히 흥미로운 벤처를 준비 하 고 아빠를 보러. 그리고 우리는 거기에 있어
Amerikan çevre düzenlemesi beni çok heyecanlandırır ve arazinin fiziksel formunun저는 미국의 경관과 유명한 캘리포니아의 센트럴 밸리로부터 맨하탄의 기반암에 이르는
Amerikan çevre düzenlemesi beni çok heyecanlandırır ve arazinin fiziksel formununאני מלאת תשוקה לגבי הנוף האמריקאי ואיך הצורה הפיסית של האדמה,
Amerikan çevre düzenlemesi beni çok heyecanlandırır ve arazinin fiziksel formununأنا متحمسة حول الأراضي الامريكية الأميركي وكيف الشكل المادي للأرض،
Amerikan çevre düzenlemesi beni çok heyecanlandırır ve arazinin fiziksel formunun大好きです。 カリフォルニアのセントラルバリーから
Ancak bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum- ki bu da heyecan verici-Ale nie wiem jeszcze, jak to się robi, więc jest to emocjonujące.
Ancak bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum- ki bu da heyecan verici-Mais je ne sais pas encore comment le faire, ce qui est excitant.
Ancak bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum- ki bu da heyecan verici-Pero no sé cómo hacerlo, sin embargo, es emocionante,
Ancak bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum- ki bu da heyecan verici-Tapi saya tidak tahu bagaimana melakukannya lagi, yang menarik,
Ancak bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum- ki bu da heyecan verici-Αλλά δεν ξέρω πώς να το κάνω, ακόμη, το οποίο είναι συναρπαστικό.
Ancak bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum- ki bu da heyecan verici-אבל אני לא יודע איך לעשות את זה עדיין, וזה מרגש,
Ancak herşey insan değildi, ve size çok heyecanlı bir örnek vereceğim.Aber nicht alles war menschlich, und ich möchte das mit einem spannenden Beispiel belegen.
Ancak herşey insan değildi, ve size çok heyecanlı bir örnek vereceğim.Ale nie wszystko w niej jest ludzkie i dam wam bardzo ciekawy przykład.
Ancak herşey insan değildi, ve size çok heyecanlı bir örnek vereceğim.Dar nu totul era uman și vă voi da un exemplu foarte interesant.
Ancak herşey insan değildi, ve size çok heyecanlı bir örnek vereceğim.하지만 모든것이 사람은 아니였습니다, 이 예로 매우 흥미로운 뼈를 들겠습니다
Ancak herşey insan değildi, ve size çok heyecanlı bir örnek vereceğim.Maar niet alles was menselijk, en ik zal jullie een erg interessant voorbeeld geven.
Ancak herşey insan değildi, ve size çok heyecanlı bir örnek vereceğim.Mais tout n'était pas humain et je vais vous donner un exemple très excitant.
Ancak herşey insan değildi, ve size çok heyecanlı bir örnek vereceğim.Ma non tutto era umano, e ora vi racconto un esempio davvero interessante.
Ancak herşey insan değildi, ve size çok heyecanlı bir örnek vereceğim.Men ikke alt var menneskeligt, og jeg vil give jer et meget spændende eksempel.
Ancak herşey insan değildi, ve size çok heyecanlı bir örnek vereceğim.Mutta kaikki ei ollut ihmismäistä; annan hyvin jännittävän esimerkin.
Ancak herşey insan değildi, ve size çok heyecanlı bir örnek vereceğim.Pero no todo fue humano, y les daré un ejemplo muy emocionante.
Ancak herşey insan değildi, ve size çok heyecanlı bir örnek vereceğim.Αλλά δεν ήταν απόλυτα άνθρωπος, και θα σας δώσω ένα πολύ συναρπαστικό παράδειγμα.
Ancak herşey insan değildi, ve size çok heyecanlı bir örnek vereceğim.Але не все було людським, і я надам вам вражаючий приклад.
Ancak herşey insan değildi, ve size çok heyecanlı bir örnek vereceğim.Но не всё было человеческим, и сейчас я вам это докажу на интересном примере.
Ancak herşey insan değildi, ve size çok heyecanlı bir örnek vereceğim.Това се нарича подезична кост.