Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Я палала, я була готова творити зміни.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Я сгорала от нетерпения сделать что-то значимое.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.הייתי מתודלקת, מוכנה לחולל שינוי.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.كنت مشتعلة .. كنت اريد ان احدث تغيراً
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.家を出て、NPOで働き、
Çünkü demokrasi kültürü heveslileri güç içindeler, veya küreselleşmiş güçlü toplumlara güçlü ülkelere왜냐하면 그 민주화적 문화를 갈망하는 사람들은 권력을 가지고 있거나, 세계화되고, 강력한 사회나,
Çünkü demokrasi kültürü heveslileri güç içindeler, veya küreselleşmiş güçlü toplumlara güçlü ülkelereמפני ששוחרי התרבות הדמוקרטית נמצאים בשלטון, או חיים בחברה
Çünkü demokrasi kültürü heveslileri güç içindeler, veya küreselleşmiş güçlü toplumlara güçlü ülkelereلأن هؤلاء الذين يطمحون بنشر ثقافة الديمقراطية وفي موقع قوة ، أو أن مجتمعاتهم
Çünkü demokrasi kültürü heveslileri güç içindeler, veya küreselleşmiş güçlü toplumlara güçlü ülkelere既に権力を持っているか グローバル化された 強力な社会や
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Hij wilde niet te spelen zoals andere baby's, en eigenlijk scheen hij niet bijster geïnteresseerd in mij.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Il ne voulait pas jouer comme les autres enfants, en fait, il ne semblait pas très intéressé à moi.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.다른 아기들이 노는 것처럼 놀고 싶어하지 않았고 사실, 그는 저뿐만 아니라 다른 어떤 것들에도 크게 관심을 보이지 않았습니다.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Não queria brincar como os outros bebés querem, e, na verdade, não parecia de todo muito interessado em mim.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Nechtěl si hrát tak, jako si hrají jiné děti a vlastně ani nevypadal, že ho nějak zajímám.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Nehcel sa hrať, tak ako ostatné bábätká a v podstate ani ja som ho vôbec nezaujímala.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Nem akart úgy játszani, mint a többi baba, és valójában, nem úgy tűnt, hogy túlságosan érdekelné a személyem.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Non voleva giocare come gli altri bambini, poi non sembrava interessarsi a me più di tanto.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.No quería jugar como los otros bebés y, de hecho, no parecía muy interesado en mí en absoluto.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Nu vroia să se joace ca ceilalți bebeluși, de fapt, nu părea a fi prea interesat de mine în niciun fel.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Δεν ήθελε να παίζει όπως τα άλλα μωρά, και στην πραγματικότητα δεν έδειχνε να τον ενδιαφέρω και πολύ.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Він не хотів бавитись, як інші діти, і, в дійсності, здавалось, я його зовсім не цікавила.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Он не хотел играть, как этого хотят остальные дети, и к тому же, я его не очень то интересовала.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.הוא לא רצה לשחק כמו יתר התינוקות, ולמעשה, לא נראה שהוא בכלל מתעניין בי.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.لم يرد اللعب مثل باقي الاطفال. وحقيقة لم يبدو مهتم بي اطلاقا.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.そして 彼は私に 少しも興味がないようでした レミは独自の規範と共に 独自の世界に君臨していました
Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.계속 계속 승진하기를 원할 것입니다.
Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.Obviamente, estão ansiosos para subir na hierarquia.
Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.Ovviamente volete fare carriera.
Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.Samozřejmě chcete stoupat po kariérním žebříčku.
Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.Sie sind natürlich daran interessiert die Karriereleiter aufzusteigen.
Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.כמובן שאתה שואף לעלות בסולם הקידום.
Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.من الواضح أنك حريص لترتقي سلم الشركة
Doğal olarak şirket basamaklarını çıkmaya heveslisiniz.役員会でこんな風に
Düşleyebileceğimin en iyisi. Çok hevesliydiler.Они стали партнёрами, о которых я даже не могла мечтать, партнёрами, полными энтузиазма.
En azından hevesliler.Al menos están de buen humor.
En azından hevesliler.Ao menos, estão bem dispostos.
En azından hevesliler.Au moins, ils ont le moral. Fastoche.
En azından hevesliler.Cel puţin au moralul ridicat. Floare la ureche.
En azından hevesliler. Çok basit.Ainakin yhteishenki on hyvä.
En azından hevesliler. Çok basit.Aspoň mají dobrou náladu.
En azından hevesliler. Çok basit.De är på gott humör.
En azından hevesliler. Çok basit.Humøret er heldigvis højt.
En azından hevesliler. Çok basit.Quantomeno il morale č alto.
En azından hevesliler. Çok basit.Τουλάχιστον έχουν κέφια.
En azından hevesliler.Ít ra họ cũng vui tính.
En azından hevesliler.Jókedvűek. Gyerekjáték.
En azından hevesliler.Vsaj dobre volje so.
En azından hevesliler.Wenigstens haben sie gute Laune.
En azından hevesliler.Ya, setidaknya mereka bersemangat.
En azından hevesliler.Ze zijn wel opgewekt.
En azından hevesliler.Поне са в добро настроение.
En azından hevesliler..כן, אוכל להתמודד עם זה קבוצת ה"קאבס" של שיקאגו !זכתה באליפות הבייסבול
Evet! En azından hevesliler.Przynajmniej humor im dopisuje.
Evet! En azından hevesliler.Поне са в добро настроение.
Evet! En azından hevesliler.حسناً على الأقل معنوياتهم عالية
Fakat buradaki sorun, arkadaşlarımın öldükten sonra içlerini doldurmama pek hevesli olmamaları. (Gülüşmeler)Helaas zijn mijn vrienden niet te vinden voor het idee van door mij opgezet worden.
Fakat buradaki sorun, arkadaşlarımın öldükten sonra içlerini doldurmama pek hevesli olmamaları. (Gülüşmeler)le vite dei miei amici, ma il problema è che i miei amici non sono tanto dell'idea di farsi imbalsamare.
Fakat buradaki sorun, arkadaşlarımın öldükten sonra içlerini doldurmama pek hevesli olmamaları. (Gülüşmeler)(Risas)
Fakat buradaki sorun, arkadaşlarımın öldükten sonra içlerini doldurmama pek hevesli olmamaları.제 친구들을 박제품으로 남길 생각을 했는데 친구들이 별로 달가워하지 않더군요. (웃음)
Fakat buradaki sorun, arkadaşlarımın öldükten sonra içlerini doldurmama pek hevesli olmamaları.la vie de mes amis, mais mes amis ne sont pas très chauds à l'idée que je les empaille. (Rires)