Bunu hesaba kattık.We've allowed for that.
Tom Facebook hesabını sildi.Tom deleted his Facebook account.
Tom tasarruf hesabına üç yüz dolar yatırdı.Tom deposited three hundred dollars in his saving account.
Tom'un bir tasarruf hesabı yok.Tom doesn't have a savings account.
Kim kendi ruhunun yörüngesini hesaplayabilir?Who can calculate the orbit of his own soul?
Tom kafasında hızlı bir hesaplama yaptı.Tom did a quick calculation in his head.
Hesabın toplam tutarı nedir?What's the total amount of the bill?
Hesap makinem bir hata yaptı.My calculator made a mistake.
Gelir vergilerimi hesaplamama yardım etmeni istiyorum.I need you to help me figure out my income taxes.
Sadece onu benim hesabıma yazın.Just put it on my tab.
Banka hesabı açacağım.I'll open a bank account.
Tom'un banka hesabı Milli Gelirler İdaresi tarafından donduruldu.Tom's bank account has been frozen by the IRS.
Tom banka hesabından biraz para çekti.Tom withdrew some money from his bank account.
Tom'un çeşitli banka hesapları var.Tom has various bank accounts.
Tom'un Mary'nin bilmediği birkaç banka hesabı var.Tom has a couple of bank accounts Mary doesn't know about.
Tom'un Cayman Adaları bir banka hesabı var.Tom has a bank account in the Cayman Islands.
Tom banka hesabını boşalttı.Tom emptied his bank account.
Tom banka hesaplarını boşaltıp ortadan kayboldu.Tom cleaned out his bank accounts and disappeared.
Banka hesabımda fazla param yok.I don't have much money in my bank account.
Tom hesabından 300 dolar çekti.Tom withdrew $300 from his account.
Yanlış hesapladığımı düşünüyorum.I think I miscalculated.
Sanırım yanlış hesapladım.I think I miscalculated.
Bunun için hesap vereceksin, Tom.You'll pay for this, Tom.
Tom yaptığının hesabını verecek.Tom will pay for what he did.
Benim bir Twitter hesabım var.I have a Twitter account.
Twitter hesabım var.I have a Twitter account.
Erkek kardeşimin bir Twitter hesabı var.My brother has a Twitter account.
Tom çek yazmadan önce hesap bakiyesini kontrol etti.Tom double-checked his bank balance before writing the check.
Cynthia inanılmaz bir hızda hesaplayabilir.Cynthia can calculate at an amazing speed.
Biz hesaplarımızı yapmak için bir hesap makinesi kullanırız.We use a calculator to do our accounts.
Hesaplayabileceğimizden eminim.I'm sure we can work something out.
Bunları hesaba katmamı istiyor musun?Do you want me to count these?
Ayrı hesapların mı yoksa ortak hesabın mı var?Do you have separate accounts or a joint account?
Ben hesaptan nefret ediyorum.I hate calculus.
Hesap makinesi nedir?What is a calculator?
Tom bazı hesaplamalar yapıyor.Tom is doing some calculations.
Tom hesap makinesini almak için çekmeceyi açtı.Tom opened the drawer to get a calculator.
Yanlış hesap nedeniyle onlar değerli bir zaman kaybettiler.Due to the miscalculation, they lost valuable time.
Bana hesabı gönderin.Send me the bill.
Bilim adamları hesaplamalarını yapmak için bir IBM ana çerçeve bilgisayarı kullandı.The scientists used an IBM mainframe computer to make their calculations.
O hesaba katmak için çok fazla.That's a lot to consider.
Denetçi, şirketin hesaplarında bazı anormallikler algıladı.The auditor picked up some anomalies in the company's accounts.
Hesabını kitabını yapalım.Let's do the math.
Hesabı ödemek zorunda kalacaksınız.You'll have to pick up the check.
Bir yanlış hesaplama olmuş olabilir.There might have been a miscalculation.
Hadi sakin olalım ve durumu hesaba katalım.Let's be calm and consider the situation.
Tom koleksiyonun fiyatını hesaplayamadı.Tom couldn't calculate the price of the collection.
Tom bunu hesaba katmamıştı.Tom hadn't counted on this.
Senin hesabını başka biri kullanıyor mu?Does anyone else use your account?
Sanırım tasarruf hesabına biraz daha para yatırmalısın.I think you ought to put more money into your savings account.
Siz ikinizin ayrı banka hesapları var mı?Do you two have separate bank accounts?
Hesabımı hazırlayabilir misiniz?Can you get my bill ready?
Tom'un bir kredi kartı veya bir banka hesabı yok.Tom doesn't have a credit card or a bank account.
Tom'un bir banka hesabı yok.Tom doesn't have a bank account.
Bir banka hesabın var mı?Do you have a bank account?
Tom bankadan çalınan paranın miktarını hesapladı.Tom calculated the amount of money that was stolen from the bank.
Hesapları kontrol ettin mi?Have you checked your calculations?
Tom'un hesap makineli bir saati var.Tom has a calculator watch.
Dan, Matt'in kimliğini çaldı ve Matt'in hesabından binlerce dolar para çekti.Dan stole Matt's identity and cashed thousands of dollars from Matt's account.
Bu hesaplanmış bir riskti.It was a calculated risk.