O herkes tarafından sevilir.He is liked by everybody.
O, herkesin anlaması için yeterince yavaş konuştu.He spoke slowly enough for everyone to understand.
Herkes geldikten sonra geldi.He came after everybody had come.
Herkes tarafından ona gülündü.He was laughed at by everybody.
O herkesi rahat hissettirir.He makes everybody feel at ease.
Tanıştığı herkesle arkadaş olur.He makes friends with everybody he meets.
O, herkes tarafından nefret edilir.He is hated by all.
Ona herkes tarafından bir Allah gibi tapılır.He is worshiped as a god by everyone.
Ona herkes tarafından saygı duyulur.He is respected by everybody.
O, herkes tarafından bilinir.He is known to everybody.
O, herkes tarafından tanınır.He is known to everybody.
Tüm yaptığı yanlışlarına rağmen, herkes tarafından saygı duyulur.With all his faults, he is respected by everybody.
O, bana herkesin önünde hakaret etti.He insulted me in public.
Tanıdığı herkesle tartışır.He quarrels with every person he knows.
Herkesin önünde ona gülündü.He was laughed at in public.
Herkesin önünde konuşmaya alışkın olmadığını söyledi.He said he wasn't used to speaking in public.
O herkesin önünde konuşmaya alışkındır.He is accustomed to speaking in public.
O, herkesin önünde konuşmaya alışkındır.He's used to speaking in public.
O herkesten daha iyidir.He is better than anyone else.
O herkese tanıdıktır.He is known to everyone.
O herkesten bir şey öğrenmeye hazır.He is ready to learn anything from anybody.
Herkes tarafından saygı duyulan bir bilim adamıdır.He is a scientist who is respected by everybody.
Herkese karşı çok samimiydi.He was very friendly to everybody.
O, herkese popülerdir.He is popular with everybody.
Kasabadaki herkesle tanışmıştı.He was acquainted with everybody in town.
Kasabadaki herkesten daha zengindir.He is richer than anyone else in the town.
Herkes onun babasına çok benzediğini söylüyor.Everyone says that he is the very image of his father.
Onun saldırgan olduğunu herkes biliyordu.Everybody knew that she was being pushy.
Onun iyi İngilizce konuşabildiğini herkes biliyordu.Everybody knew she could speak English well.
Herkes onu düğünceli bir insan olarak bilir.Everyone can tell she is thoughtful.
Onun, herkesin sevdiği bir oğlu var.She has a son everybody loves.
Sınıfındaki herkes ondan hoşlanır.Everyone in her class likes her.
Onun dışında herkes soruyu cevapladı.Apart from her, everybody answered the question.
Onun adı herkes tarafından bilinir.Her name is known to everyone.
O, her zaman herkese karşı naziktir.She is always kind to everyone.
O, köydeki herkes tarafından sevildi.She was loved by everybody in the village.
Herkes tarafından hakkında iyi şeyler söylenir.She is well spoken of by everybody.
Herkes tarafından güvenilir, değil mi?She's trusted by everyone, isn't she?
O çok nazik. Onun herkes tarafından sevilmesinin nedeni bu.She is very kind. This is why she is liked by everybody.
Çok nazik olduğu için, herkes onu seviyordu.Everyone liked her because she was very kind.
O herkes tarafından içtenlikle sevilir.She is dearly loved by everybody.
O, herkes tarafından sevilir.She is loved by everybody.
Herkes için yemek pişirmek zorunda kalacak.She will have to cook for everyone.
O, herkesi çıldırtır.She drives everybody up the wall.
O, herkesi deli eder.She drives everybody up the wall.
Sıkı çalışıp sınıfındaki herkesi yakalamak zorunda.She has to study hard and catch up with everybody in her class.
Her şeye ve herkese bir kusur buluyor.She finds fault with everything and everyone.
O herkes tarafından hoşlanılır.She is liked by everyone.
Herkesin önünde konuşmayı sevmez.She doesn't like to speak in public.
O, herkesin önünde konuşmaktan nefret eder.She hates speaking in public.
O, herkese karşı cana yakındır.She is friendly to everybody.
O her zaman herkese karşı kibarca hareket eder.She always acts politely toward everybody.
O sadece güzel değil fakat aynı zamanda herkese karşı nazik de.She is not only beautiful but also kind to everybody.
O, anne ve babası dışında herkesten eleştiri kabul eder.She accepts criticism from anyone but her parents.
Öyle güzel bir fıkraydı ki, herkes birden kahkahayı bastı.It was such a nice joke that everybody burst out laughing.
Uçak patladı ve okyanusa düştü ve uçaktaki herkes öldü.The plane exploded and plunged into the ocean, killing all the people on board.
Fuji dağı herkesçe bilinir.Mt. Fuji is known to everyone.
Mantıklı bir adam böyle bir şeyi herkesin içinde söylemez.A sensible man wouldn't say such a thing in public.
Herkes Fumio'yu beğenir çünkü o dürüsttür.Everyone likes Fumio because he is honest.
Annem ailemde herkesten daha erken kalkar.Mother gets up earlier than anybody else in my family.