Ve burada da herhalde Richard Kelly (soldaki) Ludwig Mies Van der Rohe'ye birşeyler anlatıyor.Ja arvelen, että se on jotakin, jota Richard Kelly, vasemmalla, selitti Ludwig Mies Van der Rohelle.
Ve burada da herhalde Richard Kelly (soldaki) Ludwig Mies Van der Rohe'ye birşeyler anlatıyor.Supongo que es algo que Richard Kelly, aquí a la izquierda, estaba explicándole a Ludwig Mies Van der Rohe.
Ve burada da herhalde Richard Kelly (soldaki) Ludwig Mies Van der Rohe'ye birşeyler anlatıyor.Tôi đoán đó là ý tưởng mà Richard Kelly (bên trái), đang cố giải thích cho Lugwig Mies Van der Rohe.
Ve burada da herhalde Richard Kelly (soldaki) Ludwig Mies Van der Rohe'ye birşeyler anlatıyor.Waarschijnlijk was Richard Kelly, hier links, dat aan het uitleggen aan Ludwig Mies Van der Rohe.
Ve burada da herhalde Richard Kelly (soldaki) Ludwig Mies Van der Rohe'ye birşeyler anlatıyor.Φαντάζομαι το ίδιο θα εξήγησε ο Ρίτσαρντ Κέλι, εδώ αριστερά, στον Λούτβιγκ Μις Φαν ντε Ρόε.
Ve burada da herhalde Richard Kelly (soldaki) Ludwig Mies Van der Rohe'ye birşeyler anlatıyor.И това е нещото, което Ричард Кели, в ляво на тази снимка, обяснява на Лудвиг Мис Ван дер Рое.
Ve burada da herhalde Richard Kelly (soldaki) Ludwig Mies Van der Rohe'ye birşeyler anlatıyor.И я думаю, это то, что Ричард Келли, здесь справа, объяснял Людвигу Мис ван дер Роэ.
Ve burada da herhalde Richard Kelly (soldaki) Ludwig Mies Van der Rohe'ye birşeyler anlatıyor.Я думаю, що це те, що Річард Келлі, той, що ліворуч, пояснював Людовику Міс Ван дер Рое.
Ve burada da herhalde Richard Kelly (soldaki)Şi bănuiesc că aceasta îi explica Richard Kelly, aici în stânga,
Ve burada da herhalde Richard Kelly (soldaki)Und ich vermute, dass dies etwas ist, was Richard Kelly, hier links,
Ve burada da herhalde Richard Kelly (soldaki)ואני מניח שזה משהו שריצ'ארד קלי, כאן מצד שמאל,
Ve burada da herhalde Richard Kelly (soldaki)وانا اعتقد ان هذا هو الشيء الذي ريتشارد كيلي ، هنا على اليسار ،
Ve burada da herhalde Richard Kelly (soldaki)ミース・ファン・デル・ローエに説明したのでしょう
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar. Ama onlar olmadan güneş ışıyamazdı.Πιθανότατα σας είναι η λιγότερο οικεία, αλλά χωρίς αυτήν ο Ήλιος δε θα έλαμπε.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.A tihle, ti jsou slabou atomovou silou, pravděpodobně tou nejméně známou.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.A títo chlapíci tu, tí sú slabou jadrovou silou zrejme najmenej známou.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.Dan kumpulan benda ini adalah gaya inti yang lemah, mungkin yang paling kurang dikenal.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.Deze jongens hier, zij zijn de zwakke kernkracht, waarschijnlijk de minst bekende.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.És ezek a srácok itt a gyenge kölcsönhatást képezik, ez valószínűleg a legkevésbé ismert.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.Estes aqui, são a força nuclear fraca, provavelmente a menos familiar.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.Et ces gars-là, ici, forment la force nucléaire faible, probablement la moins familière.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.Iar acestea, de aici, reprezintă forța nucleară slabă, probabil cea mai puțin cunoscută.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.Ja nämä kaverit, ne ovat heikko vuorovaikutus, luultavasti vähiten tuttu.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.그리고 이것들은, 약한 핵력이라고 불리는 것입니다. 아마도 거의 처음 들어보셨을 겁니다.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.Og de her fætre er den svage nukleare kraft, formentlig den mindst kendte.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.Te tutaj, to jądrowe oddziaływania słabe, prawdopodobnie najmniej znane.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.Tile delci tule - verjetno najmanj znani - pa so šibka jedrska sila.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.Và những anh chàng này, đây, là lực hạt nhân yếu, có lẽ là chúng ta ít biết đến nhất.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.Y estos amigos de aquí, ellos son la fuerza nuclear débil, probablemente la menos conocida.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.А ці хлопці, ось тут, вони відповідають за слабку ядерну силу, можливо, найменш відому.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.А эти штуки - это слабое ядерное взаимодействие, возможно, наименее знакомое.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.И тези неща, тук, те са слабата ядрена сила, вероятно най-слабо познатата.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.והדברים האלה כאן, הם הכוח הגרעיני החלש, כנראה הפחות מוכר מכולם.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.وهؤلاء الرفاق هنا، هم أضعف قوة بالنواة، ربما الأقل إلفةً.
Ve şunlar ise, zayıf nükleer kuvvet, herhalde en yabancı olanlar.いちばん馴染みがないことでしょう しかしこの力がなくては太陽は輝きません
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?E, OK, fermiamoci qui. Qui avevi ricevuto qualche premio, mi sembra?
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?E, OK, parem aqui. Isto foi — recebeste algum prémio, acho eu.
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?Heel mooi. Oke, stop hier even. Dit was -- je kreeg een of andere award denk ik?
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?Hezké. OK, tady se zastavme. Tohle bylo -- dostal jste nějaké vyznamenání, jestli se nepletu?
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?그리고, 여기서 멈출께요. 이건... 당신이 무슨 상을 받았을 때 같은데요?
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?Muy bien. Y, OK, Para aquí. Esto fue -- ¿te dieron algún premio creo?
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?Nagyon szép. Oké, álljunk meg itt. Ez... itt kaptál valami díjat azt hiszem.
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?Och... okej, jag stannar här. Vad är det här? Du fick något pris?
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?OK, zatrzymajmy tutaj. Dostałeś pewne wyróżnienie?
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?RB: これより25年前 セックス・ピストルズを売り出した
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?Si, OK, opriti-va aici. Asta era cand ai primit un premiu, cred.
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?Stop der. Dette var -- du fik en pris tror jeg?
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?Très joli. Et, OK, arrêtez là. C'était - vous avez obtenu une récompense, je pense ?
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?Und, OK, bitte hier anhalten. Das war - Sie bekamen hier einen Preis?
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?І, гаразд, зупинимось тут. Це було, коли Ви отримували якусь нагороду?
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?Много хубаво. И, ОК, спрете тук. Това беше... спечели някаква награда, мисля?
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?Остановите этот кадр. Вас, кажется, награждают?
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?ונעצור כאן, זה -- קיבלת איזשהו עיטור אני חושב?
Ve, tamam, burada durun.Bu -- bir ödülün var herhalde burada?و , حسنا, توقف هنا. هذه كانت..لقد تلقيت جائزة ما على ما أعتقد؟
Yani, dedim ki: " Herhalde bu cümle beni aştı."Sai: "Non penso di riuscire ad affrontarlo", allora Bharmun gli disse:
Yapacağın ilk şey kendini çimdiklemek olur herhalde. Ben seninim, sen benim. Benim canımsın.A primeira coisa que se faz é se beslicar -cantando-
Yapacağın ilk şey kendini çimdiklemek olur herhalde.Điều đầu tiên cần làm: tự nhéo xem có phải mơ không.
Yapacağın ilk şey kendini çimdiklemek olur herhalde.E' la prima cosa che ti viene da fare; darti un pizzicotto.
Yapacağın ilk şey kendini çimdiklemek olur herhalde.Es como la primera cosa que haces, tratar de pellizcarte.
Yapacağın ilk şey kendini çimdiklemek olur herhalde.Oui, ceci est la réalité.] C'est la première chose que tu fais, verifier pour voir si c'est un rêve.