her ile cümle
her kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O her zaman üstesinden gelecek.He'll always come through.
Her şey onunla iyi gitti.Everything went well with him.
O onun için her şeydir.She is everything to him.
Sanki her şeyi biliyormuş gibi konuşur.He talks as if he knew everything.
Her zaman olduğu gibi, geç geldi.He came late, as is often the case with him.
Herkes onun esprisine gülmekten kendini alamadı.Everybody could not help laughing at his joke.
Onun hakkında her şey griydi.Everything about him was grey.
Onun erkek kardeşlerinden herhangi birini tanımıyorum.I don't know either of his brothers.
Onun her iki erkek kardeşide öğretmendir.Both his brothers are teachers.
Onun yokluğu her türlü söylentiye yol açtı.His absence gave birth to all sorts of rumors.
Köpeği her yerde onu gittiği yerden takip eder.His dog follows him wherever he goes.
Her zaman onun tarafını tutma.Don't always take sides with him.
Söylediği her şey gıcığıma gidiyor.Everything he says rubs me the wrong way.
Söylediği her şey doğruydu.All he said was true.
Onun fikirleri her zaman çok pratiktir.His ideas are always very practical.
Onun fikirleri her zaman pratiktir.His ideas are always practical.
Yaptıkları her zaman söyledikleriyle bağdaşmıyor.His actions do not always correspond to his words.
Karısı herhangi bir risk almaması için ona yalvardı.His wife begged him not to run any risk.
Bütün dehasına rağmen, o her zaman olduğu kadar bilinmiyor.For all his genius, he is as unknown as ever.
Onun her iki kız kardeşi de güzeldir.Both his sisters are beautiful.
Onun romanlarının her ikisini de okumadım.I haven't read both of his novels.
Onun romanlarından herhangi birini okumadım.I haven't read either of his novels.
Herkes onun yeni saç stilini fark etti.Everyone remarked on his new hairstyle.
Onun her iki büyük babası öldü.Both his grandfathers are dead.
Onun tavsiyesi her zaman mantıklı.His advice is always very sensible.
Onun uzun konuşması herkesi sıktı.His long speech bored everyone.
Erkek kardeşi her zaman TV izliyor.His brother is always watching TV.
Onun yeteneğine her türlü güveniyorum.I have every confidence in his ability.
Babası her zaman eve geç gelir.His father always comes home late.
Onun odası her zaman düzenli.His room is always tidy.
Onun odası her zaman düzgün.His room is always in good order.
Odası her zaman arkadaşlarıyla doludur.His room is always filled with his friends.
Onun odası her zaman düzensizdir.His room is always out of order.
Onun elbiseleri her zaman kötü kokar.His clothes always smell bad.
Onun elbiseleri her zaman demode.His clothes are always out of style.
Her zaman ciddi müzik dinler.He always listens to serious music.
O her zaman ciddi müzik dinler.He always listens to serious music.
Onun beceriksizliği herkesi sinirlendirmeye başladı.His incompetence began to irritate everyone.
Kızı onunla her yere gitmeye hevesli.His daughter is eager to go with him anywhere.
Kızı onunla birlikte herhangi bir yere gitmeye isteklidir.His daughter is eager to go with him anywhere.
Adı bu ülkedeki herkesçe bilinir.His name is known to everybody in this country.
Onun adı bu kasabada herkesçe bilinmektedir.His name is known to everyone in this town.
Onun adı kasabamızdaki herkes tarafından bilinir.His name is known to everybody in our town.
Adı kasabamızdaki herkes tarafından bilinir.His name is known to everyone in our town.
Onun adı bu çevrede herkesçe bilinir.His name is known to everybody in this area.
Onun adı ülkedeki herkes tarafından tanınıyor.His name is familiar to everybody in the country.
Onun adı herkese tanıdık gelir.His name is known to everyone.
Onun adı Kenji, ama herkes onu Ken diye çağırır.His name is Kenji, but everyone calls him Ken.
Lütfen onun durumundaki herhangi bir değişikliği bana bildirin.Please inform me of any change in his condition.
Anne ve babasının her ikisi de iyi.Both of his parents are well.
Anne ve babasının her ikisi de iyiler.Both of his parents are well.
Onun ebeveynleri yardımlarını isteyen herkese yardım etti.His parents helped whoever asked for their help.
Onun ebeveynlerinin her ikisi Tokyo'ya geliyorlar.Both of his parents are coming to Tokyo.
Anne ve babası her Pazar kiliseye giderler.His parents go to church every Sunday.
Konuşmasında vurguladığı her ifadeyi not aldım.I wrote down every phrase in his speech that he stressed.
Onun konuşmasını dinlemek her zaman hoş.His talk is always pleasant to listen to.
Onun hikayesi herkesin merakını uyandırdı.His story excited everyone's curiosity.
Onun hikayesi herkesi eğlendirdi.His story amused everyone.
Onun hikayesi düzmece görünebilir fakat her şeye rağmen gerçektir.His story may sound false, but it is true for all that.
Her zamanki gibi anahtarı masaya koydu.He put the key on the desk as usual.