her ile cümle

her kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
İlgilendiğin herhangi bir özel renk var mı?Is there any particular color that you are interested in?
Her bilimin kendi terminolojisi vardır.Each science has its own terminology.
Okumak istediğin herhangi bir kitabı alabilirsin.You may have whatever book you want to read.
Okumak istediğiniz herhangi bir kitabı alın.Take any books that you want to read.
Lütfen içeriği gözden geçiriniz ve herhangi uygun bir geri bildirim veriniz.Please review the contents and provide any appropriate feedback.
Şubat ayında en az her üç günde bir kar yağar.In February it snows at least every three days.
Her ikimiz de köri ve bifteğe çok düşkünüz.Both of us are very fond of curry and steak.
Onların her ikisi de aynı anda geldiler.Both of them arrived at the same moment.
İki kızın her birini tanıyor musun?Do you know either of the two girls?
Her yıl 20.000 'den fazla Amerikalı öldürülüyor.More than 20,000 Americans are murdered each year.
Günler her gün daha da uzuyor.The days are getting longer every day.
Shinji her gün karanlıktan sonra bir yürüyüşe çıkar.Shinji goes for a walk after dark every day.
Hava her gün ısınıyor.It is getting warmer every day.
Herhangi bir Japon dergin var mı?Do you have any Japanese magazines?
Herhangi bir Japon gazeten var mı?Do you have any Japanese newspapers?
Japonya bu yıl her zamankinden daha çok araba üretti.Japan has produced more cars than ever this year.
Japonya'yı ziyaret eden her yabancı, burada fiyatların çok yüksek olduğunu söylüyor.Every foreigner who visits Japan says that prices here are too high.
Her ne zaman sake içsem başım ağrır.Whenever I drink sake, I get a headache.
Japonlar dünyadaki herhangi bir millet kadar çalışkandır.The Japanese are as hardworking as any people in the world.
Japonlar saygı belirtisi olarak her zaman eğilmezler.The Japanese do not always make a bow as a mark of respect.
Pazar günleri biz her zaman işi boş veririz.We always take it easy on Sundays.
Herhangi biri ve herkes yurtdışına gitmek ister.Anybody and everybody wants to go abroad.
Ateşim var ve her yerim ağrıyor.I have a fever and I ache all over.
Yaşlandıkça sağlığın her şey olduğunu anlamaya başlarsın.As you get older you start to feel that health is everything.
Yaşlı olanlar genç olanlara göre her zaman daha fazla bilmiyorlar.The older ones do not always know more than the younger ones.
Büyük olan çocuklar her zaman ona dalavere yapıyorlar.The older boys are always playing tricks on him.
Yaşına bakılmaksızın herkes alınacaktır.Every person will be admitted regardless of his or her age.
Yaşı ne olursa olsun, herkes iş için başvuruda bulunabilir.Regardless of age, everybody can apply for it.
Her yaştan insan bu şarkıyı sever.People of all ages like this song.
Her ihtimale karşı yiyecek bir şey al.Have something to eat just in case.
Her ihtimale karşı bir film çekelim.Let's take an X-ray just in case.
Kalın sis her şeyi gizledi.The thick fog blotted out everything.
Her vergi mükellefinin, parasının nereye gittiğini bilmeye hakkı vardır.Each taxpayer has the right to know where his money goes.
Her at hızlı koşamaz.Not every horse can run fast.
Her gün iki teslimatımız var.We have two deliveries every day.
Konuşmam için izin verirseniz, her şeyi açıklayabilirim.If you permit me to speak, I can explain everything.
Kontrol için her altı ayda bir gelmelisin.You must come every six months for a check-up.
Herkes onun rüşvet aldığından şüphelendi.Everybody suspected him of taking a bribe.
Herkes onun savaşta bacağını kaybettiğini biliyor.Everybody knows that he lost his leg in the war.
Öyle yapmak için her türlü nedeni vardı.He had every reason for doing so.
Onun onu yazıp yazmadığı her zaman bir sır kalacaktır.Whether he wrote it or not will always remain a secret.
Onun herhangi bir hata yapmaması neredeyse mümkün değildir.It is hardly possible for him not to make any mistake.
O gelinceye kadar her şey yolundaydı.Everything was in order until he came.
Şirketin tepesine gelmek için, onun sıkı çalıştığını herkes biliyor.Everyone knows that he worked hard to get to the top of the company.
O dönünceye kadar her şeyi olduğu gibi bırakalım.Let's leave things as they are until he comes back.
Onun söylediği her şey doğruydu.Everything he said was right.
O her nereye gitse, köpek onu izledi.The dog followed him wherever he went.
İşini bırakması için her türlü nedeni var.He has every reason to quit his job.
Ben her zaman onun kızlarla konuşma tarzına şaşırırım.I'm always surprised at the way he talks to girls.
Onun seçimi kazanması için herhangi bir olasılık var mı?Is there any possibility that he'll win the election?
Onun seçimi kazanması için herhangi bir ihtimal var mı?Is there any possibility that he'll win the election?
Oğluyla gurur duymak için her türlü nedeni var.He's every reason to be proud of his son.
Onun bir dahi olduğu herkes için açıktır.That he is a genius is clear to everyone.
Onun yorgun olduğu herkese açıktı.It was obvious to everybody that he was tired.
Onun her yıl yurt dışına çıktığı doğrudur.It is true that he goes abroad every year.
Onun hayal kırıklığı herkes tarafından biliniyordu.His disappointment was obvious to everyone.
Onun ayakta durması herkesin odadan çıkmaya başlama işaretiydi.His standing up was the signal for everybody to start leaving the room.
Onun aşık olduğu herkese aşikar.It's evident to everybody that he's in love.
Onunla birlikte olmak beni her zaman mutlu eder.Being with him always makes me happy.
Onunla her zaman orada görüşüyorum.I'm always meeting him there.

İlgili Sayfalar