her ile cümle
her kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Uyusam da uyumasam da bu konu her zaman aklımda.Whether I'm sleeping or awake, this subject is always in my mind.
Hakem her iki tarafı da desteklememelidir.A referee should not favor either side.
Yeni sözleşme, istediğimiz her şeyi talep etmemizi sağlıyor.The new contract enables us to demand whatever we want.
Yeni bir yere alışmak her zaman zaman almaktadır.It always takes time to get used to a new place.
Edison'un yeni şeyler icat etmesi her zaman kolay değildi.It wasn't always easy for Edison to invent new things.
Orman korunması dünyanın her yerinde önemli bir konudur.Forest conservation is an important issue all over the world.
Orman yangınlarının önlenmesi, herkesin sorumluluğudur.The prevention of forest fires is everyone's responsibility.
Herhangi bir yaşta Allah'a tapmak ve ebeveynlere saygı duymak daha önemlidir.It is important, in any age, to adore God and to respect one's parents.
Bir beyefendi diğerlerine karşı her zaman kibardır.A gentleman is always kind to others.
Ebeveynler her zaman çocuklarının geleceği hakkında endişeli.Parents are always worried about the future of their children.
En iyi arkadaşımla herhangi bir şey hakkında konuşabilirim.I can talk about anything with my best friend.
Kimlik kartı olan herhangi bir öğrenci kütüphaneye girebilir.Any student with an I.D. card has access to the library.
Her adamın zayıf bir yanı vardır.Every man has his weak side.
Her adam zayıf bir yana sahiptir.Every man has his weak side.
Herkes bir kazananı sever.Everybody loves a winner.
Her zaman birisinin frag-kuyruğunda yolculuk yapmayın.Do not always ride on someone's coat-tail.
Biri insan her zaman elinden geleni yapmalıdır.One should always do one's best.
Herkes ölecek.All shall die.
Her insan farklı bir yol izlesede, hedeflerimiz aynıdır.Although each person follows a different path, our destinations are the same.
Her insanın yapacak bir görevi vardır.Each person has a duty to do.
Bence herkes biraz pişmanlık ile kendi çocukluğuna geri bakar.I think everyone looks back on their childhood with some regret.
Her insan kendi evinin efendisidir.Every man is master in his own house.
Her horoz kendi çöplüğünde öter.Every cock crows on his own dunghill.
İnsanlar ne kadar zengin olurlarsa olsunlar, her zaman daha fazlasını isterler.No matter how rich people are, they always want more.
Bir insan her şeyden önce görünümü ile değerlendirilecektir.One will be judged by one's appearance first of all.
Bir insan her şeyden önce konuşması ile değerlendirilir.One is judged by one's speech first of all.
Herkesin yaşama hakkı vardır.Everyone has a right to live.
Herkes mutlu olmak istiyor.Everybody wants to be happy.
Bir insan her zaman sözünü tutmalı.One must always keep one's promise.
Her insanın kendi güçlü noktaları vardır.Every man has his own strong points.
Herkes sanatçı olmak istemez.Not everybody wants to be an artist.
Herkes sanatçı olamaz.Not everybody can be an artist.
Herkes artist olamaz.Not everybody can be an artist.
İnsan Allah kadar her şeye kadir değildir.Man is not as almighty as God.
İnsanlar dünyanın her yerinde yaşıyorlar.People are living in all parts of the world.
Para her zaman insan ilişkilerinde çok önemli sayılmaz.Money doesn't always count for much in human relationships.
İnsanların her zaman olduğundan daha çok boş zamanı var.People have more leisure than they have ever had.
Herkes onun kahramanlığını övdü.Everybody praised his heroism.
Herkes çok meşgul görünüyordu ve herkesin acelesi var gibi görünüyordu.Everyone seemed to be very busy and everyone seemed to be in a hurry.
İnsanlar genel olarak gazetelerin söylediği her şeye inanıyorlar.People in general have faith in everything newspapers say.
İnsanlar her zaman göründüğü gibi değildir.People are not always what they seem.
Hayatta her şey hoş değidir.Not everything is pleasant in life.
Hayatta herkesin isteği başarılı olmaktır.It is everyone's wish to succeed in life.
Yaşam herhangi bir kitaptan daha ilginçtir.Life is more interesting than any book.
Hayat her zaman gitmesini istediğimiz tarzda gitmez.Life doesn't always go the way we want it to.
Herkesin önünde şarkı söylemekten hoşlanmam.I don't like to sing in public.
O, herkesin içinde benimle alay etti.He made fun of me in public.
Herkesin önünde rezalet çıkarmayın.Don't make a scene in public.
Herkesin önünde onun hakkında kötü konuşma!Don't speak ill of him in public.
Her otuz dakikada doğum sancım var.I have labor pains every thirty minutes.
Su ve yağ her ikisi sıvıdır.Water and oil are both liquids.
Dünya her dakika değişiyor.The world is changing every minute.
Dünyanın her yerinde çok sayıda insanlar barış istiyorlar.A lot of people want peace all over the world.
Dünyadaki herkes barış ister.Everybody in the world desires peace.
Dünyadaki en zengin insan bile her şeyi satın alamaz.The richest man in the world cannot buy everything.
Dünyanın herhangi bir yerinde çoğu otelde İngilizce'yi kullanabilirsiniz.You can use English at most hotels anywhere in the world.
Başarı her zaman azimlinin tarafındadır.Success is always on the side of the persevering.
Dereceler önemlidir ama onlar her şey değildir.Grades are important, but they are not everything.
Bir politikacı her zaman aldığı paranın hesabını verebilmeli.A politician must always be able to account for money he receives.
Her durumda, atletik karşılaşma düzenlenecek.Rain or shine, the athletic meet will be held.