her zaman ile cümle
her zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Her zaman hafifçe giyinirim.I dress lightly all the time.
Ben her zaman ona boyun eğmek zorundayım.I always have to give in to him.
Her zaman onun makalesini okumaya meraklıyım.I'm always interested in reading his column.
Ben her zaman meşgulüm.I'm busy all the time.
Ben her zaman isimleri hatırlamada sorun yaşarım.I always have trouble remembering names.
Her zaman biraz erken gelirim.I always arrive a little ahead of time.
Ben her zaman sözümü tuttum.I have always kept my word.
Her zaman sözümü tutarım.I always keep a promise.
Ben akşam yemeğinden sonra her zaman bir saat dinlenirim.I always rest for an hour after dinner.
Her zaman bir saat takarım böylece saatin kaç olduğunu bilirim.I always wear a watch so I know what time it is.
Her zaman buradaydım.I was here all the time.
Ben her zaman yatmadan önce banyo yaparım.I always take a bath before going to bed.
Kötü şekilde üşüttüğüm için, her zamankinden daha önce yatmaya gittim.Because I had a bad cold, I went to bed earlier than usual.
Her zamankinden daha çok zamanım, ve daha az param var.I have more time, and less money than ever.
Ben her zaman sözlerimi tutarım.I always keep my promises.
Her zaman gözüm üstündeydi.I always had my eye on you.
Bu sabah her zamankinden daha geç kalktım.This morning I got up later than usual.
Ben her zaman işle meşgulüm.I'm busy with the work all the time.
Sen her zaman düşüncelerimdesin.You are in my thoughts at all times.
Benim her zaman başım belada.I am forever in trouble.
Ben her zaman bilgiye çok kıymet veririm.I always place a high value on knowledge.
Yemek yedikten sonra her zaman dişlerimi fırçalamam.I don't always brush my teeth after I eat.
Yatmaya gitmeden önce her zaman dişlerimi fırçalarım.I always brush my teeth before I go to bed.
Tokyo'ya gittiğimde her zaman onun evine uğrarım.I always drop in at her house when I go to Tokyo.
Pazar günleri her zaman boş değilim.I am not always free on Sundays.
Pazar günleri her zaman evdeyim.I am always at home on Sundays.
Pazar günleri her zaman evde değilim.I'm not always at home on Sundays.
Babamın şirketinde her zaman huzursuz hissettim.I always felt ill at ease in my father's company.
Ben her zaman sabah bir banyo alırım.I always take a bath in the morning.
Ben her zaman nakit yerine seyahat çekleri ile seyahat ederim.I always travel with travelers' checks instead of cash.
Ben her zaman dondurulmuş olanların yerine taze sebzeler alırım.I always buy fresh vegetables instead of frozen ones.
Her zaman onun tavsiyesini dinlemeyiz.We do not always take his advice.
Biz okuldan sonra her zaman birçok şey hakkında konuştuk.We always talked about a lot of things after school.
Bir maçtan tam önce her zaman sinirlenirim.I always get nervous just before a match.
Dişlerimizi her zaman temiz tutmalıyız.We must always keep our teeth clean.
Bir kaza her zaman olabilir.An accident may happen at any time.
Her zaman istediğini almaya çalışıyorsun.You always try to get what you want.
Sürücüler kazalara karşı her zaman uyanık olmalılar.Drivers should always be on their guard against accidents.
Ev ödevi yapmam gerektiğinde erkek kardeşim her zaman bana yardım eder.When I have homework to do, my brother always helps me with it.
Kadınlar her zaman şapkalar alıyorlar.Women are always buying hats.
İşimden dolayı her zaman kravat takmak zorundayım.I always have to wear a tie because of my job.
Her zaman babana uy.Always obey your father.
Her zaman babana itaat et.Always obey your father.
Her zaman elinden geleni yapmalısın.You should always do your best.
Ben her zaman aç hissediyorum.I always feel hungry.
Konuşmadan önce her zaman düşünmelisin.You should always think before you speak.
Her zaman doğru olanı yapmalısın.You must always do what is right.
Her zaman doğru olanı yap.Always do what is right.
Trafik ışıkları her zaman çalışır.Traffic lights work all the time.
Uyusam da uyumasam da her zaman seni düşünüyorum.Whether I'm sleeping or awake, I think of you all the time.
Uyusam da uyumasam da bu konu her zaman aklımda.Whether I'm sleeping or awake, this subject is always in my mind.
Yeni bir yere alışmak her zaman zaman almaktadır.It always takes time to get used to a new place.
Edison'un yeni şeyler icat etmesi her zaman kolay değildi.It wasn't always easy for Edison to invent new things.
Bir beyefendi diğerlerine karşı her zaman kibardır.A gentleman is always kind to others.
Ebeveynler her zaman çocuklarının geleceği hakkında endişeli.Parents are always worried about the future of their children.
Her zaman birisinin frag-kuyruğunda yolculuk yapmayın.Do not always ride on someone's coat-tail.
Biri insan her zaman elinden geleni yapmalıdır.One should always do one's best.
İnsanlar ne kadar zengin olurlarsa olsunlar, her zaman daha fazlasını isterler.No matter how rich people are, they always want more.
Bir insan her zaman sözünü tutmalı.One must always keep one's promise.
Para her zaman insan ilişkilerinde çok önemli sayılmaz.Money doesn't always count for much in human relationships.