her zaman ile cümle
her zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom her zaman odasını düzenli tutar.Tom always keeps his room neat.
Tom her zaman saat 8.00'de işe gider.Tom always leaves for work at 8:00.
Tom her zaman bilgisayarını açık bırakır.Tom always leaves his computer on.
Tom her zaman kahvaltı yaparken radyoda haber dinler.Tom always listens to the news on the radio while he's eating breakfast.
Tom her zaman geri gitmeden önce dikiz aynasına bakar.Tom always looks in the rearview mirror before he backs up.
Tom sokakta birbirimizi geçerken bana her zaman merhaba diyor.Tom always says hi to me when we pass each other on the street.
Tom her zaman mutlu görünüyor.Tom always seems happy.
Tom her zaman karar vermede sorun yaşıyor gibi görünüyor.Tom always seems to have trouble making decisions.
Tom her zaman kadınlarla konuşmada sorun yaşıyor gibi görünüyor.Tom always seems to have trouble talking to women.
Tom her zaman çocukların etrafında rahatsız gibi görünüyor.Tom always seems uncomfortable around children.
Tom her zaman ön sırada oturur.Tom always sits in the front row.
Tom her zaman pazar günleri öğleye kadar yatakta kalır.Tom always stays in bed until noon on Sundays.
Tom her zaman iyi notlar alır.Tom always takes good notes.
Tom her zaman Mary'nin tarafını tutar.Tom always takes sides with Mary.
Tom her zaman her şeyi biliyormuş gibi konuşur.Tom always talks as if he knows everything.
Tom her zaman doğru olduğunu düşündüğü şeyi yapar.Tom always tries to do what he thinks is right.
Tom her zaman Boston'a gitmek istedi fakat hiç fırsatı olmadı.Tom always wanted to go to Boston, but he never had the chance.
Tom her zaman Fransızca çalışmak istedi.Tom always wanted to study French.
Tom her zaman kendi bildiğini okumak ister.Tom always wants to have his own way.
Tom her zaman çok çalışır.Tom always works hard.
Tom her zaman gerçekten çok önemli olmayan şeyler hakkında endişe eder.Tom always worries about things that don't really matter very much.
Tom kızgın olduğunda her zaman bağırır.Tom always yells when he's angry.
Tom her zaman geç gelmez.Tom doesn't always come late.
Tom her zaman söylenileni yapmaz.Tom doesn't always do what he's told.
Tom her zaman ne olduğunu anlamaz.Tom doesn't always understand what's going on.
Tom her zaman belasını arıyor.Tom is always itching for a fight.
Tom her zaman ağırlığını koyuyor.Tom is always throwing his weight around.
Tom her zaman olduğu kadar sabırsız.Tom is as impatient as ever.
Tom Mary'ye her zaman gerçeği söylediğini söylüyor.Tom says he always told Mary the truth.
Tom her zaman böyleydi.Tom was always like that.
Tom Mary'nin cumartesi günleri her zaman alışverişe gitmemesini istiyor.Tom wishes Mary wouldn't always go shopping on Saturdays.
Tom her zaman bazı ünlü kişilerden alıntı yapar.Tom is always quoting some famous person.
Tom her zaman örnek bir hükümete olumlu baktı.Tom has always favored representative government.
O eve geldiğinde Tom'un kedisi her zaman kapıda bekliyor.Tom's cat is always waiting at the door when he arrives home.
Tom her zaman öğretmen olmak isterdi.Tom always wanted to be a teacher.
Arkadaşındım ve her zaman arkadaşın olacağım.I have been and always shall be your friend.
Ben bir konuşmadayken her zaman yaptığım gibi, kendimi kaybettim.I lost myself, as I usually do when I'm in a conversation.
Yaz tatili her zaman tembellik ve rahatlamaya eşittir.Summer vacation always equals idleness and relaxation.
Tom her zaman oyuncak ayısına sarılarak uyur.Tom always sleeps hugging his teddy bear.
Neden her zaman bu kadar çok soru soruyorsun?Why do you always ask so many questions?
Ben o filmi izlediğimde her zaman ağlarım.I cry every time I watch that film.
Ona güvenme. Her zaman yalan söylüyor. O her şey hakkında yalan söyler.Don't trust him. He's always lying. He lies about everything.
Tom her zaman sanattan daha çok bilimle ilgilendi.Tom has always been more interested in science than art.
Saat beşte her zaman fazla trafik vardır.At five o'clock, there's always a rush.
Tom her zaman doğum günümde beni arar.Tom always calls me on my birthday.
Her zaman Boston'da yaşamak istedim.I've always wanted to live in Boston.
Hayat her zaman bir iyimsere daha iyi görünür.Life always looks better to an optimist.
Hiç kimse her zaman haklı değildir.Nobody's right all the time.
Her zaman korumamıza ihtiyacı olacak biri olacaktır.There'll always be someone who'll need our protection.
Her zaman yapılması gereken bir şey vardır.There's always something that needs to be done.
Onun dairesi her zaman temizdir.Her flat is always clean.
Burada her zaman yapacak bir şey vardır.There's always something to do here.
Düşmanların düşmanları her zaman müttefik değillerdir.Enemies of enemies aren't always allies.
Her zaman senin arkadaşın olacağım.I'll always be your friend.
Her zaman senin hakkında konuşur.He talks about you all the time.
Tom her zaman bunu yapıyor.Tom is always doing this.
Tom her zaman onu yapıyor.Tom is always doing that.
Tom her zaman sessizdi.Tom has always been quiet.
Boston'da görmek için her zaman yeni bir şey var.There's always something new to see in Boston.
Tom her zaman iş için uzaklarda gibi görünüyor.Tom seems to always be away on business.