Her neyse gördüğünüz gibi ben İrlandalıyım ve konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.W każdym razie, jestem Irlandczykiem i jak widzicie, wiem, jak ważne jest mówienie.
Her neyse gördüğünüz gibi ben İrlandalıyım ve konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.Όπως βλέπετε, είμαι Ιρλανδός και γνωρίζω καλά τη σημασία της κουβέντας.
Her neyse gördüğünüz gibi ben İrlandalıyım ve konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.Аз съм ирландец и както виждате, зная колко важно е да се говори.
Her neyse gördüğünüz gibi ben İrlandalıyım ve konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.В общем, я ирландец и, как видите, я знаю, насколько важны разговоры.
Her neyse gördüğünüz gibi ben İrlandalıyım ve konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.אני אירי, וכמו שאתם רואים, אני יודע כמה חשוב לדבר.
Her neyse gördüğünüz gibi ben İrlandalıyım ve konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.علي أي حال، أنا أيرلندي، كما ترون ذلك، أنا أعرف أهمية التخاطب.
Her neyse gördüğünüz gibi ben İrlandalıyım ve konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.話をすることを大切に思っている コミュニケーションはエチオピアにとってとても大事で 国を変える
Her neyse. (Gülüşmeler.) (Alkış.)Bref (Rires) (Applaudissements)
Her neyse. (Gülüşmeler.) (Alkış.)Dù sao thì -- (Cười).
Her neyse. (Gülüşmeler.) (Alkış.)Joka tapuksessa - (Naurua) (Aplodit)
Her neyse. (Gülüşmeler.) (Alkış.)어쨌든--(웃음).
Her neyse. (Gülüşmeler.) (Alkış.)Nicméně... (smích) (potlesk)
Her neyse. (Gülüşmeler.) (Alkış.)(Risos) (Aplausos)
Her neyse. (Gülüşmeler.) (Alkış.)Szóval -- (Nevetés) (Taps)
Her neyse. (Gülüşmeler.) (Alkış.)V každom prípade... (smiech) (potlesk)
Her neyse. (Gülüşmeler.) (Alkış.)W każdym razie, (Śmiech) (Oklaski)
Her neyse. (Gülüşmeler.) (Alkış.)Както и да е -- (Смях) (Аплодисменти)
Her neyse. (Gülüşmeler.) (Alkış.)(צחוק, מחיאות כפיים)
Her neyse. (Gülüşmeler.) (Alkış.)على أية حال - (ضحك).
Her neyse. (Gülüşmeler.) (Alkış.)カトリーナが起きる前 サウスブロンクスとニューオーリンズの第9区には
Her neyse. (Gülüşmeler)W każdym razie... (Śmiech)
Her neyse. Güneyde Metal Simyacısına rastladım.For resten stødte jeg på Fullmetal Alkymisten sydpå.
Her neyse. Güneyde Metal Simyacısına rastladım.Förresten stötte jag på Fullmetal Alchemist i södern.
Her neyse. Güneyde Metal Simyacısına rastladım.Me encontré con el Alquimista de Acero en el sur.
Her neyse. Güneyde Metal Simyacısına rastladım.Na południu natknąłem się na Stalowego Alchemika.
Her neyse. Güneyde Metal Simyacısına rastladım.Törmäsin Teräsalkemistiin etelässä.
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzellikteki그래서 우리는 이탈리아의 씨앗을 가지고 잠비아 남부 잠베지 강 상류의 이 웅장한 골짜기에
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzelliktekiSaavuimme italialaisine siemenimme Etelä-Sambiaan, aivan upeaan Sambesi-joelle avautuvaan laaksoon.
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzelliktekiWir kamen mit italienischem Saatgut in Süd-Sambia an; in dieses umwerfende Tal, was zum Sambesi-Fluss führt.
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzelliktekiהגענו עם זרעים איטלקיים לדרום זמביה לעמק מרהיב זה
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzelliktekiوهكذا، وصلنا هناك مُحمَّلين ببذور إيطالية إلى جنوب زامبيا، إلى ذلك الوادي الرائع
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzellikteki壮大な峡谷が ザンベジ川へと下っています
Her neyse, hadi konulara dalalım.In ogni modo, tuffiamoci dentro.
Her neyse, hadi konulara dalalım.Lasst uns einfach loslegen.
Her neyse, hadi konulara dalalım.Nå, lad os se at komme i gang.
Her neyse, hadi konulara dalalım.Pusťme sa teda do toho.
Her neyse, hadi konulara dalalım.Quoi qu'il en soit, commencons !
Her neyse, hadi konulara dalalım.Tak či onak, pojďme se do toho ponořit.
Her neyse, hadi konulara dalalım.Tak czy siak, dajemy nura.
Her neyse, hadi konulara dalalım.Так что давайте начнем.
Her neyse, hangi notu verdilerse onlar da buna güvendiler.Ale po prostu zaufali im.
Her neyse, hangi notu verdilerse onlar da buna güvendiler.Jen věřili jejich slovům.
Her neyse, hangi notu verdilerse onlar da buna güvendiler.Mas eles só teve sua palavra para ela.
Her neyse, hangi notu verdilerse onlar da buna güvendiler.Pero acaba de tomar su palabra para ella.
Her neyse, hangi notu verdilerse onlar da buna güvendiler.Αλλά όπως και να έχει τους πιστέψανε.
Her neyse, hangi notu verdilerse onlar da buna güvendiler.Але вони просто взяли з нього слово.
Her neyse, hangi notu verdilerse onlar da buna güvendiler.そして、投資家は7%、もしくは6%のお金を、
Her neyse haydi kırmızı hap alıyormuş gibi davranalım.Akkor vegyük be a piros kapszulát!
Her neyse haydi kırmızı hap alıyormuş gibi davranalım.Asi que, de todos modos, tomemos la píldora roja.
Her neyse haydi kırmızı hap alıyormuş gibi davranalım.Comunque, torniamo alla pillola rossa.
Her neyse haydi kırmızı hap alıyormuş gibi davranalım.Dù sao thì, hãy lấy viên màu đỏ.
Her neyse haydi kırmızı hap alıyormuş gibi davranalım.Eli otetaan punainen pilleri.
Her neyse haydi kırmızı hap alıyormuş gibi davranalım.Jadi, mari kita lihat pil merah.
Her neyse haydi kırmızı hap alıyormuş gibi davranalım.자 그럼 모두 빨간약을 택했다고 가정하죠.
Her neyse haydi kırmızı hap alıyormuş gibi davranalım.Nå. Lad os smage på den røde pille.
Her neyse haydi kırmızı hap alıyormuş gibi davranalım.OK, prenons la pilule rouge.
Her neyse haydi kırmızı hap alıyormuş gibi davranalım.Oricum, să mergem cu pastila roșie.
Her neyse haydi kırmızı hap alıyormuş gibi davranalım.Tak więc, wybierzmy czerwoną pigułkę.
Her neyse haydi kırmızı hap alıyormuş gibi davranalım.Takže se pusťme do psychologie morálky.
Her neyse haydi kırmızı hap alıyormuş gibi davranalım.We gaan dus voor de rode pil.