her gün ile cümle
her gün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Salı günleri hariç her gün ziyarete açıktır ve giriş ücretlidir.Дворецът е отворен за посетители всеки ден, без вторник.
Her gün aynı zamanda verilmesi şartıyla, gün içinde de her zaman diliminde uygulanabilirler.Те показват през годината или през денонощието каква е потребяваната мощност във всеки един момент.
Kobaylar her gün en az bir saat serbest bırakılmalıdır.Така, най-добре е да се остави гъбата да престои най-малко едно денонощие.
Bu yüzden her gün fırtına bile olsa yüzer ve sahilde bisiklet sürerdi.Въпреки забраната всяка година на плажа се събират летовници.
Her gün erzuruma servis mevcuttur.Тук денонощно работят дежурни екипи.
Her gün bayram.Всеки ден е празник.
Her gün güzelliği yaşamak için sanatçı olmana gerek yok.Не е нужно да си артист, за да изживяваш красотата на всеки ден.
Her gün Tatoeba'da 20 tane cümle yazmaya karar verdim.Реших да пиша по 20 изречения в Татоеба всеки ден.
Killa Hakan, Türk Rap müziğini her gün bir adım daha ilerletmeye devam etmektedir.Killa Hakan продължава да прави турска рап музика с една крачка напред всеки ден.
Her gün değiştirilmelidir.Potrebno ih je mijenjati svakih nekoliko mjeseci.
Her gün onunla oynuyor, onu yıkıyor ve besliyordu.Bilo joj je žao pa ga je svakog dana posječivala i kuhala mu hranu.
Sürekli Ron'un geri geleceğini umar ve her gün ağlar.Njegova majka je, navodno, svakog dana odlazila do rijeke i stalno plakala i jadikovala.
Programın videosu her gün internet sitesinde yayınlanmaktadır.Njegove se lekcije uživo emitiraju svakodnevno na Internetu.
Her gün de dergâha üç ciğer getireceksin!"Prosječno se uoči tri bljeska dnevno.
Her gün yaklaşık 500 kişi teleferiği kullanıyordu.Do tada su se žičarom dnevno služili oko 500 putnika.
Her gün bir tekne kaptanın hayaleti tarafından kaçırılıyor.Do Šćedra svakodnevno vozi brod iz Zavale.
Haftanın her gün yayınlanan dizilere günlük dizi denir.Banskom naredbom su uvedeni i tzv. bezmesni dani u tjednu.
Bandırma limanına her gün düzenli olarak İstanbul'dan Feribot seferleri yapılmaktadır.Iz luke plove nekoliko puta dnevno trajekti u marokanski grad Tanger.
Dizi 26 Eylül 2011 tarihinden itibaren hafta içi her gün yayınlanmaya başlamıştır.Od 14. siječnja 2011. program se emitira danonoćno.
Size düşen bize bunları söyletmemek, işleri her gün gözden geçirtmemek idi.Radije bih ovo negoli da moram raditi cijeli dan.
Hafta içi her gün Bugün programının öğlen kuşağını sunmaktadir.Danas ima cjelodnevni vlastiti program.
Fakat sırtındaki yara izi ona her gün bir nöbet geçirtmektedir.Ožiljci rana ostali su za cijeli život.
Onu her gün görmeye gidiyorum, baktığı çocuğu biraz gezdiriyorum.Otići ću, pa ma svaki treći dan jela.
Gazeteler her gün onun hakkında yazdı ve tüm dünya onun hakkında konuştu.Po premiére tohto filmu o nej písali noviny každý deň a ľudia po celom svete o nej neustále hovorili.
Her gün 4 kişi yarışmaktadır.Turnaj hrajú každý rok 4 tímy.
Ben her gün ölüyorum.Bolo to preto, že som plakala každý deň.
Her gün bir bakire kız ile evlenir ve beraber oldukları gecenin sabahı kızın kafasını vurdurur.Oženil sa preto každý deň s jednou pannou, strávil s ňou noc a ráno ju dal popraviť.
Kobaylar her gün en az bir saat serbest bırakılmalıdır.Musíte byť pripravený poskytnúť dospelému kokrovi každý deň najmenej hodinu voľného pohybu.
Worthington ile beraber her gün hikâye üzerine çalıştılar.S Voltaireom aj spoločne vedecky pracovali.
Mahallede kışın her gün futbol oynanır.Pravidelne hrával futbal, v zime lyžoval.
Metacafe kullanıcıları her gün binlerce video yüklerler.Katalógy navštevujú denne tisíce návštevníkov.
Gardiyan: Her gün birini hapse atın ve gece o kişiyle konuşun.Vo väznici príde do kontaktu s Tučniakom, ktorý ho denne mláti a trestá.
Her gün çok sayıda insan havaalanlarından geçmektedirler.Veliko je število ljudi, ki gredo skozi letališča vsak dan.
Bazı tanıkların belirttiğine göre Klaus Mann daha on iki yaşında iken her gün bir kitap bitiriyordu.Z dvanajstimi leti je Klaus Mann po lastni volji vsak dan prebral eno knjigo.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Njeni dnevi pa se razlikujejo med seboj, saj se vsak dan potepa ter vsak dan doživi kaj novega.
Her gün gökyüzünde onu taşıyan geminin rotasını belirler.Čezenj vsakodnevno v svoji ladji potuje bog Sonca.
Her gün saçma tuhaf durumlar içinde olan.Na nebu se vsak dan dogajajo zanimive stvari.
Bu hamamlar her gün açıktır.Odprt je vsak dan brezplačno.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.Število uporabnikov se iz dneva v dan veča.
Mahalleden şehre her gün minibüsler çalışmaktadır.Delavci bodo na delovnih mestih vsakodnevno delali s stroji.
Saat temelli bir uyarı belirlenirse, her gün, hafta, iki hafta, ay veya yıl tekrarlanabilir.Revije so po navadi izdane tedensko, dvotedensko, mesečno, dvomesečno ali četrtletno.
Bu olmadı, ama her gün birbirimizle görüşebilme hakkını kazandık.Prvo moramo spoznati sebe, da bi lahko spoznali vse drugo.
Programa sadık kalmak için her gün 12 saat senaryo yazmaya başladılar.Vaje so imeli vsak dan šest dni pred snemanjem.
Muhsin oldukça keskin bir nişancıdır ama her gün ölümle buruna burunadırlar.Vsako leto je drugačen, po navadi pa ima kaj opraviti z ognjem.
Her gün 22:00'a kadar kitap ödünç verilebilmektedir. ^Na OTO se predvajajo risanke od 6.00 do 22.00.
Sidney'den, Brisbane'den ve Port Macquarie'den yolcu uçuşları her gün düzenli olarak yapılmaktadır.Letalske linije ga povezujejo z letališči v Sydneyu, Brisbanee, Port Macquaireu in na otoku Norfolk.
Her gün çok sayıda insan havaalanlarından geçmektedirler.Kiekvieną dieną vykdomi skrydžiai į įvairius Europos oro uostus.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)Pvz.: 학교에 가요 (hakio ė kajo) – „einu į mokyklą“.
Gazete, Cumartesileri hariç her gün çıkmaya başladı.Laikraštis buvo leidžiamas kiekvieną dieną, išskyrus sekmadienius.
Yarışmaya her gün beş yarışmacı katılır.Kiekvieną dieną sportininkai turi atlikti po 5 rungtis.
Bandırma limanına her gün düzenli olarak İstanbul'dan Feribot seferleri yapılmaktadır.Konstantinopolio uostuose kasdien buvo pastatomas vienas naujas karo laivas.
Her gün gidilir, birkaç saat kalınırdı.Ėjo kas dvi savaites, kas savaitę.
Size düşen bize bunları söyletmemek, işleri her gün gözden geçirtmemek idi.Ir nebandyk manęs įtikinti, kad Kiekviena diena neša kažką gera.
Her gün akşam yemeğini saat altı civarında yiyoruz.Vakarieniaujama ~8 valandą vakaro.
Her gün temiz çorap giymeli; asla naylon çorap kullanmamalıdır.Gyventojai visuomet privalo su savimi nešiotis dujų kaukes, bet neprivalo nuolatos jų dėvėti.
Ve her gün esrar içiyor.Kasdien lanko girdyklas.
Nüfusun çoğunluğunca her gün tüketilen bir yiyecektir.Dauguma šeimų valgo tris kartus per dieną.
Her gün daha çok insanla etkileşimde olunsa bile bu insanlar hakkında daha az bilgiye sahip olunur.Kasdien įvyksta šimtai tokių žemės drebėjimų, tačiau silpnesniųjų žmonės net nejaučia.
Dünyada her gün yaklaşık 2 milyar Coca-Cola içecekleri tüketiliyor.Kasmet visame pasaulyje surenkama 3 milijonai tonų kakavos pupelių.
Her gün oraya gitmek zorunda mısınız?Ar tau reikia kiekvieną dieną ten eiti?