her gün ile cümle
her gün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Her gün binlerce yolcu buradan geçmektedir.Denně tudy projdou tři miliony lidí.
Tekrarları her gün saat 18:00da Derya Tv kanalından verilmektedir.Vysílá se pravidelně každý všední den v 18.00.
Park her gün gündüzleri halka açık olup, geceleri kapalıdır.Zahrada je celoročně otevřena a zavírá se jen na noc.
Nüfusun çoğunluğunca her gün tüketilen bir yiyecektir.Velká část druhů jedlí vyniká mohutným vzrůstem.
Saat temelli bir uyarı belirlenirse, her gün, hafta, iki hafta, ay veya yıl tekrarlanabilir.Incidenci pak vypočítáme ke každému dni, týdnu nebo měsíci.
Fare "Ah, dünya her gün daha daralıyor" dedi.Laicky řečeno „každý chvilku tahá pilku“.
Sürekli Ron'un geri geleceğini umar ve her gün ağlar.S Anne-Claire se opět potká a tráví spolu každý den.
Twilight Sparkle, ilk sezonda her gün Prenses Celestia'ya mektup yazar.Twilight a Spike se vydávají za ní na příkaz princezny Celestie.
Daha sonra, gazetecilere yaptığı açıklamada "Azerbaycan'da her gün insan hakları ihlal edilmektedir.Mai târziu le-a spus reporterilor că "drepturile omului sunt încălcate în Azerbaijan în fiecare zi.
Her gün öğrencilerine sınav yapar.Dă examen în fiecare zi.
Bunlara ek olarak hemen hemen her gün kişilere ve gazetelere mektuplar yazdı.În plus, scria aproape zilnic diferitelor persoane și publicații.
Gazete, Cumartesileri hariç her gün çıkmaya başladı.Ziarul apărea zilnic, în afară de ziua de luni.
Gazeteler her gün onun hakkında yazdı ve tüm dünya onun hakkında konuştu.Această luptă este dusă zilnic, iar povestea lui se scrie în fiecare zi.
Dizi, hafta içi her gün anahaber öncesi ekrana geldi.În fiecare noapte, o ambulanță l-a așteptat.
Her gün akşam yemeğini saat altı civarında yiyoruz.Luăm micul-dejun și stăm de vorbă până la șase.
Her gün kocasının mezarına ağlamaya gitmektedir.Acesta se duce la cimitirul soției sale.
Her gün birşeyler öğreniyorum."Noi toți vindem în fiecare zi."
Ben her gün ölüyorum.Murea câte puțin în fiecare zi.
Size düşen bize bunları söyletmemek, işleri her gün gözden geçirtmemek idi.Nu am fost beat în fiecare zi, să știi.
Tüylerindeki düğümlenmeyi önlemek için her gün fırçalamak ve tüylerine düzenli olarak bakım yaptırmak gerekir.Ochii și barba trebuie curățată zilnic pentru a preveni murdărirea.
Yarışmaya her gün beş yarışmacı katılır.Au participat cinci concurenți.
Sizler, bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz.În temniță te eliberezi în fiecare zi.
Kanaldan limana katılım her gün için yaklaşık 1 gemi ortalamasına denk düşmektedir.Dar cum este parc național, accesul este limitat la un anumit numar de ambarcațiuni zilnice.
Fare "Ah, dünya her gün daha daralıyor" dedi.Statul Islamic promite „zile mai sumbre"”.
Onu her gün görmeye gidiyorum, baktığı çocuğu biraz gezdiriyorum.Mă mișc tot timpul în jurul lui, pentru că am nevoie de toate vederile.
Her gün yarışmacılar yeteneklerini sergiledikten sonra jüri bir karara varır.După ce concurenții au terminat de gătit fiecare jurat a gustat din dish-ul lor.
Her gün 60-100 gr lık 3-1 balık getirir.Femelele depun 1000-1500 icre la 1 kg de pește.
Yahudi dua kitaplarında yer alan bu şiir, her gün sabahları söylenen şahrit duasında tekrarlanır.Ele sunt purtate în timpul rugăciunii zilnice de dimineață, de către bărbații evrei.
Bandırma limanına her gün düzenli olarak İstanbul'dan Feribot seferleri yapılmaktadır.Din portul Holsmund pleacă zilnic feriboturi spre Vaalsa, Finlanda.
Her gün sebze yememiz faydalıdır.Este bine să mâncăm legume în fiecare zi.
Her gün uygulama yapman gerekli.Este necesar să exersezi în fiecare zi.
Ben hemen hemen her gün internet'e bağlanırım.Mă conectez la internet aproape în fiecare zi.
Köprüden her gün yaklaşık 190-200 tren geçmektedir.Jelenleg naponta 190-200 vonat halad át rajta.
Günümüzde yaklaşık 4.000 genetik bozukluk bilinmekte ve her gün yenisi ortaya çıkarılmaktadır.Napjainkban kb. 4000 genetikai betegséget ismerünk, de folyamatosan fedeznek fel újakat.
Bazı tanıkların belirttiğine göre Klaus Mann daha on iki yaşında iken her gün bir kitap bitiriyordu.A tizenkét éves Klaus Mann saját bevallása szerint naponta egy könyvet kiolvasott.
Her gün gidilir, birkaç saat kalınırdı.Több napig ikráznak, naponta csak néhány ikrát tesznek le.
Moskova'ya her gün düzenli iki uçuş gerçekleştirilir.Jelenleg ismét heti kétszer vannak Moszkvába járatok.
Aksine insanın onun uğruna her gün savaşması gerekirdi.Ezeknek az embereknek a szó szoros értelmében a mindennapi létükért kellett nap mint nap megküzdeniük.
Kobaylar her gün en az bir saat serbest bırakılmalıdır.A magoknak legalább egyhónapos nyugalmi időszakra van szükségük a csírázásra.
Bunun sebebi bu hayvanların her gün av bulamamalarıdır.A mindennapokban ezek az ékezetek nem használatosak.
Üzgün olan Anne kocasının mezarını her gün ziyaret etmektedir.Betegeskedni kezdett; felesége sírját azonban minden nap meglátogatta.
Her gün binlerce yolcu buradan geçmektedir.Naponta 30 ezer utas fordul meg itt.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.Támogatóik száma napról napra nőtt.
Her gün bir tanesi her zaman bulunuyor.Mindig van egy újabb nap.
Bu hamamlar her gün açıktır.A fürdő egész évben nyitva áll.
Her gün Blade'e bir iğne ile panzehir enjekte etmektedir.Minden reggel morfium injekcióval ébred.
Her gün saçma tuhaf durumlar içinde olan.Mindennapi tűnődések.
Yayık ayran, bazı köylerde hemen hemen her gün kullanılmaktadır.A többség szinte mindennap kirándul a hegyekbe.
Yarışmaya her gün beş yarışmacı katılır.Itt mind az öt mérkőzésen pályára lépett.
Her gün 8:30 - 20:30 arası açıktır.Minden nap 08:00 – 20:00 óra között.
Worthington ile beraber her gün hikâye üzerine çalıştılar.Rudnayval minden évben művésztelepekre jártak.
Size düşen bize bunları söyletmemek, işleri her gün gözden geçirtmemek idi.Ebből mindennap hangosan olvasott fel magának, nehogy elfelejtsen beszélni.
Metacafe kullanıcıları her gün binlerce video yüklerler.Havonta egymilliárd ember nézi a megosztott videókat.
Neredeyse her gün bizim idmanlarımızı takip eder ve başarılar kazanmamızı motive ederdi.Szinte naponta tartott bemutatókat, küzdött meg más mesterekkel.
Fakat sırtındaki yara izi ona her gün bir nöbet geçirtmektedir.A fertőzés nyomait a mai napig a kezén viseli.
Her gün toplanan Divan-ı Ali’ye vezir başkanlık ederdi.Ezt naponta a főhercegi konyha biztosította.
Her gün İngilizce çalışır mısın?Minden nap tanulod az angolt?
Her gün İngilizce çalışır mısın?Foglalkozol minden nap az angollal?
Ben her gün yüzerim.Minden nap úszom.
Onu her gün kullanırım.Ezt mindennap használom.