her gün ile cümle
her gün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Her gün Merkeze otobüslerle devriye yapılmaktadır ve 1 saat uzaklıktadır.Crúzate conmigo en una autopista a cien por hora.
Ve her gün esrar içiyor.Bebía todos los días.
Mary neredeyse her gün tırnak rengini değiştirir.Mary cambia il colore delle unghie quasi ogni giorno.
Ben senin yaşındayken, okula her gün bisikletle gider gelirdim.Quando avevo la tua età, ogni giorno andavo e tornavo da scuola in bicicletta.
Her gün buraya geliyor musun?Vieni qui tutti i giorni?
Tom her gün gazete okur.Tom legge il giornale ogni giorno.
Tom her gün en az otuz dakika keman çalmayı pratik yapar.Tom si esercita al violino per almeno mezz'ora ogni giorno.
O her gün tam kahvaltı yapar.Lui mangia una colazione completa ogni giorno.
Neredeyse her gün 6.30'da kalkarım.Mi alzo alle 6.30 quasi ogni giorno.
Worthington ile beraber her gün hikâye üzerine çalıştılar.I due continuarono a lavorare sulla storia ogni giorno, insieme a Worthington.
Kepek düzenli olarak ..... hatta her gün ". ^ SayfasıContro la forfora regolarmente... anche ogni giorno".
Bunlara ek olarak hemen hemen her gün kişilere ve gazetelere mektuplar yazdı.Ha scritto lettere quasi ogni giorno a singoli e giornali.
Bing'in bir farklı özelliği de; her gün değişen arka plan resmi kullanması.Una particolarità di Bing è che presenta un'immagine di sfondo che cambia ogni giorno.
Her gün farklı renkleri sever.Ogni volta ha sempre un colore diverso.
Her gün birşeyler öğreniyorum."Ogni giorno si faceva qualcosa di nuovo".
8 Mart 2010 tarihinde Euro D'de tekrar bölümleri hafta içi her gün yayınlanmıştır.L'8 marzo 2010 Euro D, ogni week-end, ha iniziato la ritrasmissione degli episodi settimanali.
Her gün bir tanesi her zaman bulunuyor.Tutti i giorni va a trovarne una.
Her gün bisküvi hazırlar ve fakir insanlar için yardım toplamaya çalışır.Prepara tutti i giorni biscotti, ed è sempre in ricerca di fondi per i più poveri.
Artık hayatında her gün sadece içmektedir, o kadar.Deriso da tutto il paese in cui vive, non fa altro che bere tutto il giorno.
Astana Garı şehrin ana tren istasyonu olup her gün yaklaşık 7 bin kişiye hizmet vermektedir.La Union Station è la stazione ferroviaria principale della città e serve circa 70.000 persone ogni giorno.
Yayık ayran, bazı köylerde hemen hemen her gün kullanılmaktadır.Il burro, tuttavia, è usato quasi quotidianamente in alcuni villaggi dove è più disponibile.
Her gün farklı bir iş yapmaktadır.Progetta ogni giorno qualcosa di diverso.
Her gün öğrencilerine sınav yapar.Annualmente gli allievi erano sottoposti ad esami.
Köprüden her gün yaklaşık 190-200 tren geçmektedir.Fino a 190-200 treni al giorno hanno attraversato il ponte nel 2006.
Ben her gün ölüyorum.Chi ha paura muore ogni giorno.
Her gün çok hareketliyim.Voi, ragazzi, mi motivate ogni singolo giorno.
Programa sadık kalmak için her gün 12 saat senaryo yazmaya başladılar.Vengono filmate da 12 a 15 pagine di sceneggiatura al giorno.
Her gün değiştirilmelidir.Vengono sostituite completamente ogni settimana.
Buffy her gün olduğu gibi okula gelir.Intanto Bree acquisisce il controllo della scuola per un giorno.
Bu hamamlar her gün açıktır.È aperto tutti i giorni.
Metin her gün çılgınlar gibi gezip eğlenir.Non seguo diete pazzesche tutto l'anno.
Trenler, her gün 06.15 ile 23.00 arasında çalışmaktadır.La metropolitana è in servizio tutti i giorni dalle ore 6.15 alle 23.00.
Ancak bu nedenle rahatsızlanmaya başlar ve giderek her gün daha fazla acı çekmeye başlar.Da questi sogni si risveglia sempre più stanco e inizia a dormire sempre più ore al giorno.
Her gün yeniden doğar.Ricominciare ogni giorno.
Dişsiz fark edilmesin diye onunla her gün gizli gizli buluşur.È sempre assente ai controlli medici per evitare che il suo segreto venga scoperto.
Üzgün olan Anne kocasının mezarını her gün ziyaret etmektedir.La vedova assisteva ogni giorno ad una messa celebrata davanti la tomba del marito.
Sergi boyunca her gün için bir özel damga uygulaması yapılmıştır.Molto presto iniziammo ad utilizzare una cassa di arance al giorno.
Piyasalarda her gün belirli bir zamanda bir Interbank Oranı belirlenir.Si riunisce ogni anno in una data specificata nello Statuto della Banca.
Gaziantep'e ise her gün minibüsle gidilebilir.Da lì gli autobus passano ogni giorno a Thimphu.
Bu mum Hanuka boyunca her gün yanar.Bruciare l'incenso ogni giorno.
Kanyon Alışveriş Merkezi her gün saat 10:00 ile 22:00 saatleri arasında açıktır.Il parco è aperto tutti i giorni dalle 10:00 alle 22:00.
Eski okul binasında bu öğrencilere her gün öğlende 3 çeşit sıcak yemek verilmektedir.Ha anche foraggia a quanto pare il cassonetto scuola per cibo ogni giorno alle 3:00.
Her gün kendisi için yazıyor ve resim yapıyordu.Li aveva disegnati e colorati lui stesso.
Her gün aynı zamanda verilmesi şartıyla, gün içinde de her zaman diliminde uygulanabilirler.Nel Peso, com'è ormai consuetudine, si fa tutto in un giorno.
Her gün temiz çorap giymeli; asla naylon çorap kullanmamalıdır.Indossa regolarmente sandali bassi senza calze, indipendentemente dalla stagione.
O her gün saat altıda kalktığını söyledi.Он сказал, что каждый день просыпается в 6 утра.
O, köpeğiyle her gün bir yürüyüş yapar.Она каждый день гуляет с собакой.
Biz her gün suya gireriz.Мы купаемся ежедневно.
Her gün İngilizce konuşurum.Я говорю по-английски каждый день.
Her gün İngilizce konuşuyorum.Я говорю по-английски каждый день.
O her gün televizyon izler mi?Он каждый день смотрит телевизор?
O her gün şemsiyesini yanında taşır.Он постоянно носит с собой свой зонт.
Her gün televizyon izlerim.Я смотрю телевизор каждый день.
Her gün bayram.Не все коту масленица.
Her gün banyo yaparım.Я купаюсь каждый день.
Ona her gün telefon ederim.Я звоню ему каждый день.
Her gün buraya geliyor musun?Ты каждый день сюда приходишь?
Tom'u her gün görürüm.Я вижу Тома каждый день.
Her gün yürüyüşe çıkın.Гуляйте каждый день.
O her gün bizim evin arkasındaki okula gidiyordu.Каждый день он шёл в школу мимо нашего дома.