Ama eğer biz bunu her bir yangın musluğu için yapsaydık, acil kelimesini yeniden tanımlayabilirdik.만일 우리가 모든 소화전들을 하나 하나 마다 이런 식으로 한다면,
Ama eğer biz bunu her bir yangın musluğu için yapsaydık, acil kelimesini yeniden tanımlayabilirdik.Mais si nous faisions ça pour chaque -- chaque borne d'incendie nous pourrions redéfinir l'urgence.
Ama eğer biz bunu her bir yangın musluğu için yapsaydık, acil kelimesini yeniden tanımlayabilirdik.Ma se facciamo questo in ogni singola strada per ogni singolo idrante potremmo ridefinire l'emergenza.
Ama eğer biz bunu her bir yangın musluğu için yapsaydık, acil kelimesini yeniden tanımlayabilirdik.Mas, se fizéssemos isto em todas as bocas -de-incêndio podíamos redefinir a emergência.
Ama eğer biz bunu her bir yangın musluğu için yapsaydık, acil kelimesini yeniden tanımlayabilirdik.Nhưng nếu chúng ta áp dụng điều này vào từng vòi nước chữa cháy chúng ta có thể định nghĩa lại sự khẩn cấp.
Ama eğer biz bunu her bir yangın musluğu için yapsaydık, acil kelimesini yeniden tanımlayabilirdik.Pero si hiciéramos esto en cada uno -- en cada hidrante podríamos redefinir la emergencia.
Ama eğer biz bunu her bir yangın musluğu için yapsaydık, acil kelimesini yeniden tanımlayabilirdik.אם נעשה זאת בכל אחד - בכל ברז כיבוי
Ama eğer biz bunu her bir yangın musluğu için yapsaydık, acil kelimesini yeniden tanımlayabilirdik.ولكن اذا فعلنا هذا في كل واحدة -- كل حنفيه لإطفاء الحريق
Ama eğer biz bunu her bir yangın musluğu için yapsaydık, acil kelimesini yeniden tanımlayabilirdik.すべての消火栓一つ一つにつき もれなく造ったら 緊急事態というものの新しい 定義ができるのではないでしょうか
Ama her bir dakikasına bayılıyoruz.Mas adoramos cada minuto "Ama-me!"
Ama her bir dopamin üreten sinirlerin kimliği açık şekilde solda ve sağda büyük farklılık gösteriyor.Ale identity individuálneho dopamín produkujúceho neurónu sú výrazne odlišné naľavo a vpravo.
Ama her bir dopamin üreten sinirlerin kimliği açık şekilde solda ve sağda büyük farklılık gösteriyor.Ale totožnosti jednotlivých dopamin vyrábějících neuronů jsou zřetelně jiné nalevo a napravo.
Ama her bir dopamin üreten sinirlerin kimliği açık şekilde solda ve sağda büyük farklılık gösteriyor.그러나 도파민을 분비하는 각각의 뉴런의 특성은 왼쪽과 오른쪽이 각각 분명하게 많이 다릅니다.
Ama her bir dopamin üreten sinirlerin kimliği açık şekilde solda ve sağda büyük farklılık gösteriyor.Ma le identita' dei singoli neuroni produttori di dopamina a destra e a sinistra sono chiaramente diverse.
Ama her bir dopamin üreten sinirlerin kimliği açık şekilde solda ve sağda büyük farklılık gösteriyor.Men identiteten hos de individuella dopamin-producerande neuronerna är klart olika till vänster och höger.
Ama her bir dopamin üreten sinirlerin kimliği açık şekilde solda ve sağda büyük farklılık gösteriyor.Tetapi identitas dari setiap sel saraf pemproduksi dopamin antara yang kanan dan kiri jelas berbeda.
Ama her bir dopamin üreten sinirlerin kimliği açık şekilde solda ve sağda büyük farklılık gösteriyor.Но характеристики отдельных производящих допамин нейронов различные слева и справа.
Ama her bir dopamin üreten sinirlerin kimliği açık şekilde solda ve sağda büyük farklılık gösteriyor.Същността на отделните неврони, произвеждащи допамин, обаче, очевидно се различава много в ляво и в дясно.
Ama her bir dopamin üreten sinirlerin kimliği açık şekilde solda ve sağda büyük farklılık gösteriyor.אבל הזהויות של הניורונים המייצרים דופאמין הן באופן ברור מאוד שונות בצד השמאלי לעומת הימני.
Ama her bir dopamin üreten sinirlerin kimliği açık şekilde solda ve sağda büyük farklılık gösteriyor.ニューロンの性質は 右と左で明らかに大きく異なります。 光でこれら100個かそこらの
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.3千から4千ナノメートルの長さがあります DNAをまとめ 遺伝子コードへのアクセスを制限するために
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Aber in jeder unserer Zellen ist jeder DNA-Strang um die 30 bis 40 Millionen Nanometer lang.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Ale v každej z vašich buniek, každé vlákno DNA je dlhé približne 30 až 40 miliónov nanometrov.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Ale v každé vaší buňce je každé vlákno DNA asi 30 až 40 milionů nanometrů dlouhé.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.A v vsaki vaši celici je vsak niz DNK dolg od 30 do 40 milijonov nanometrov.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Dar în fiecare celulă, fiecare lanț ADN are o lungime de aprox. 30-40 milioane nm.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.하지만 여러분들의 세포 하나 하나에 있는 DNA 가닥의 길이는 약 30-40 밀리미터죠.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Jednak w każdej z komórek każda nić DNA ma od 30 do 40 milionów nanometrów długości.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Maar in elk van je cellen is elke DNA-streng ongeveer 30 tot 40 miljoen nanometer lang.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Ma in ognuna delle vostre cellule, ogni filamento di DNA è lungo circa 30-40 milioni di nanometri.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Mais dans chaque cellule, chaque filament d'ADN est long de 30 à 40 millions de nanomètres.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Men i var och en av våra celler, är varje DNA-sträng ungefär 30 till 40 miljoner nanometer lång.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Namun pada setiap sel Anda, setiap untaian DNA panjangnya mencapai 30 hingga 40 juta nanometer.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Nhưng bên trong mỗi tế bào của bạn, mỗi chuỗi ADN dài khoảng 30 - 40 triệu nm.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Pero en cada una de sus células cada cadena de ADN tiene una longitud de unos 30 a 40 millones de nanómetros.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Αλλά σε κάθε ένα από τα κύτταρά σας, κάθε ινίδιο του DNA έχει μήκος περίπου 30 με 40 εκατομμύρια νανόμετρα.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Але в кожній Вашій клітині довжина кожного ланцюжка ДНК становить від 30 до 40 млн. нанометрів.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Но в каждой из ваших клеток, каждая цепь ДНК составляет от 30 до 40 миллионов нанометров в длину.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.Но във всяка от клетките ви, всяка нишка ДНК има дължина около 30 до 40 милиона нанометра.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.אבל בכל אחד מתאינו, אורך כל גדיל DNA הוא כ-30 עד 40 מיליוני ננומטר.
Ama her bir hücrenizdeki, her bir DNA ipliği yaklaşık olarak 30-40 milyon nanometre uzunluğunda.ولكن في كل خلية من خلاياكم يكون طول كل شريط من شرائط الحمض النووي الموجود من 30-40 مليون نانومتر
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Ale v každé fotografii jsou jednotlivci, kteří mají vlastní život a vlastní příběh, který by měl být vyprávěn.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Dar cu fiecare poză, sunt persoane care au vieţi întregi şi poveşti care merită spuse.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.De minden képen emberek vannak, akik teljes életet élnek, és a történetük megérdemli, hogy elmeséljék.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Dietro ogni immagine ci sono individui con vite complesse storie che meritano di essere raccontate.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.En cada fotografía hay personas que tienen vidas plenas y hay historias que merecen ser contadas.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Każde zdjęcie to osoby, które mają swoje życie i historie warte tego, by je opowiedzieć.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.하지만 모든 사진들에 개개인의 인생 이야기가 담겨있어요. 들을 만한 가치가 충분한 이야기들이죠.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Mas em cada fotografia, são pessoas que têm vidas completas e histórias que merecem ser contadas.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Na každom obrázku sú jednotlivci, ktorí majú vlastné životy a príbehy, ktoré si zaslúžia byť vypovedané.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Nhưng trong mỗi bức ảnh, có những con người đã sống những cuộc đời trọn vẹn và những câu chuyện đáng được kể.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Αλλά για κάθε φωτογραφία, υπάρχουν τα άτομα με τις πραγματικές ζωές τους και ιστορίες που αξίζει να ακουστούν.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.אבל יחד עם כל תמונה, יש אנשים עם חיים שלמים וסיפורים שמגיע להם שיספרו אותם.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.لكن مع أي صورة هناك أفراد لديهم حياة كاملة وقصص تستحق أن تحكى
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.語られる価値のある充実した人生と 物語のある人々なのです この写真はすべてジンバブエで撮ったものです
Ama her bir vak'ada formu ben tasarlamadım. Ben, formu üreten süreci tasarladım.Avšak já jsem nenavrhoval formu, navrhoval jsem postup, kterým se tvar generuje.
Ama her bir vak'ada formu ben tasarlamadım.Dar în niciun caz nu am proiectat eu forma.
Ama her bir vak'ada formu ben tasarlamadım.Ich habe aber in all diesen Fällen die Form nicht entworfen.
Ama her bir vak'ada formu ben tasarlamadım.그러나 각 경우에 대해, 저는 형태를 디자인 하지는 않았습니다.
Ama her bir vak'ada formu ben tasarlamadım.Maar het ontwerp ging nooit over de vorm.