Ama hepimiz biliyoruz ki bu bazen tamamen saçmalık.لكننا جميعاً نعرف أن ذلك هراء في بعض الأوقات
Ama hepimiz biliyoruz ki bu bazen tamamen saçmalık.いつでも利己的な わけではないのです
Ama hepimiz biliyoruz ki, kablonun bir kalınlığı var.아시다시피 실제로는 두께가 있는 사물이지만요.
Ama hepimiz biliyoruz ki, kablonun bir kalınlığı var.Sie und ich wissen jedoch, dass es eine gewisse Dicke hat,
Ama hepimiz biliyoruz ki, kablonun bir kalınlığı var. Tabi uzaktan bakınca görmek çok zor.Bár nagyon nehezen kivehető messziről.
Ama hepimiz biliyoruz ki, kablonun bir kalınlığı var. Tabi uzaktan bakınca görmek çok zor.Totuşi este foarte greu s-o vezi de la distanţă.
Ama hepimiz biliyoruz ki, kablonun bir kalınlığı var. Tabi uzaktan bakınca görmek çok zor.Z dálky ji lze vidět velice těžko.
Ama hepimiz biliyoruz ki, kablonun bir kalınlığı var.Wiemy, że to nieprawda.
Ama hepimiz biliyoruz ki, kablonun bir kalınlığı var.אבל אתם וגם אני יודעים ביחד שאכן יש לו עובי מסוים.
Ama hepimiz biliyoruz ki, kablonun bir kalınlığı var.و لكن أنت و أنا جميعنا نعلم أن هذا السلك له سماكة.
Ama hepimiz biliyoruz ki, kablonun bir kalınlığı var.ただ、遠くからだと見るのがとても難しいのです
Ama hepimizde bu birisi olmaya dair bu hayal var.Ma abbiamo tutti questa fantasia che siamo qualcuno.
Ama hepimizde bu birisi olmaya dair bu hayal var.Pero todos tenemos esta fantasía acerca de ser alguien.
Ama hepimiz o göle atlarız.Aber wir machen das natürlich alle.
Ama hepimiz o göle atlarız.Dar, bineînţeles, toţi facem asta.
Ama hepimiz o göle atlarız.De, persze, mindannyian megtesszük.
Ama hepimiz o göle atlarız. Hergün birbirimizi izliyoruz.Codziennie naśladujemy innych.
Ama hepimiz o göle atlarız. Hergün birbirimizi izliyoruz.그러나 물론 우리는 모두 할수 있습니다. 우리는 매일 서로를 따라하고 있으니까요.
Ama hepimiz o göle atlarız. Hergün birbirimizi izliyoruz.Maar toch volgen we elkaar elke dag.
Ama hepimiz o göle atlarız. Hergün birbirimizi izliyoruz.אבל, כמובן, כולנו עושים את זה. כולנו מחקים אחד את השני כל יום.
Ama hepimiz o göle atlarız. Hergün birbirimizi izliyoruz.ولكن ، بطبيعة الحال ، كلنا نفعل ذلك. جميعنا يحاكي بعضنا البعض كل يوم.
Ama hepimiz o göle atlarız. Hergün birbirimizi izliyoruz.誰かが何かをしたら
Ama hepimiz o göle atlarız.Mais, bien sûr, on le fait tous.
Ama hepimiz o göle atlarız.Ma naturalmente lo facciamo tutti.
Ama hepimiz o göle atlarız.Mas todos o fazemos.
Ama hepimiz o göle atlarız.Nhưng, dĩ nhiên, tất cả chúng ta đều làm thế.
Ama hepimiz o göle atlarız.Pero todos lo hacemos.
Ama hepimiz o göle atlarız.Samozřejmě že ano.
Ama hepimiz o göle atlarız.Αλλά φυσικά, όλοι το κάνουμε.
Ama hepimiz o göle atlarız.Но, конечно же, мы все именно так и поступаем.
Ama hepimiz o göle atlarız.Но, разбира се, всички го правим.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Ale Pavel zavolal veľkým hlasom a povedal: Neurob si ničoho zlého, lebo sme všetci tu!
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Dar Pavel a strigat cu glas tare: ,,Să nu-ţi faci nici un rău, căci toţi sîntem aici.``
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.I zkřikl naň Pavel hlasem velikým, řka: Nečiň sobě nic zlého, však jsme teď všickni.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.바울이 크게 소리질러 가로되 네 몸을 상하지 말라 우리가 다 여기 있노라 하니
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Lecz Paweł zawołał głosem wielkim, mówiąc: Nie czyń sobie nic złego: bo jesteśmy sami wszyscy.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Mais Paul cria d`une voix forte: Ne te fais point de mal, nous sommes tous ici.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Ma Paolo gli gridò forte: «Non farti del male, siamo tutti qui»
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Mas Paulo bradou em alta voz, dizendo: Não te faças nenhum mal, porque todos aqui estamos.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Men Paulus råbte med høj Røst og sagde: "Gør ikke dig selv noget ondt; thi vi ere her alle."
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Men Paulus ropade med hög röst och sade: »Gör dig intet ont; ty vi äro alla här.»
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Men Paulus ropte med høi røst: Gjør dig ikke noget ondt! vi er her alle.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Mutta Paavali huusi suurella äänellä sanoen: "Älä tee itsellesi mitään pahaa, sillä me kaikki olemme täällä".
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Nhưng Phao-lô kêu người lớn tiếng rằng: Chớ làm hại mình; chúng ta đều còn cả đây.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Nhưng_Phao - lô kêu người_lớn tiếng_rằng : Chớ làm hại mình ; chúng_ta đều còn cả đây .
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi."Niet doen!" schreeuwde Paulus. "Doe uzelf geen kwaad! Wij zijn allemaal nog hier!"
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Pál azonban nagy fenszóval kiáltá, mondván: Semmi kárt ne tégy magadban; mert mindnyájan itt vagyunk!
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Paulus rief aber laut und sprach: Tu dir nichts Übles; denn wir sind alle hier!
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Pavel pa zakliče z močnim glasom, rekoč: Ne stori si nič žalega, saj smo vsi tu.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Pero Pablo gritó a gran voz, diciendo: --¡No te hagas ningún mal, pues todos estamos aquí
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Tetapi Paulus berteriak sekeras-kerasnya, "Jangan bunuh diri! Kami semua masih ada di sini!
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Πλην ο Παυλος εκραξε μετα φωνης μεγαλης, λεγων Μη πραξης μηδεν κακον εις σεαυτον διοτι παντες ειμεθα εδω.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.и изведе ги вън и рече: Господа, що трябва да сторя за да се спася?
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Но Павел возгласил громким голосом, говоря: не делай себе никакого зла, ибо все мы здесь.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Покликнув же голосом великим Павел, говорячи: Не роби собі нічого лихого, всї бо ми тут.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.ויקרא פולוס בקול גדול לאמר אל תעש לך מאומה רע כי פה אנחנו כלנו׃
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.فنادى بولس بصوت عظيم قائلا لا تفعل بنفسك شيئا رديّا لان جميعنا ههنا.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.保 羅 大 聲 呼 叫 說 、 不 要 傷 害 自 己 、 我 們 都 在 這 裡
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.保羅 大 聲 呼叫說 、 不 要 傷害 自己 、 我 們都 在 這裡
Ama teorim şöyle der: Biz yumurtalar hepimiz eşitiz.Mais selon ma théorie : en tant qu'oeufs, nous sommes tous égaux.