Hepimizin kendimize has bir kokusu vardır.Todos tenemos un aroma único.
Hepimiz seninle çok gurur duyuyoruz.Todos estamos muy orgullosos de ti.
Tom hepimizle konuşmak istiyor.Tom quiere hablar con todos nosotros.
Hepimiz arkadaşız!¡Todos somos amigos!
Bir savaş daha olursa hepimiz ölürüz.Si hay otra guerra, moriremos todos.
Şimdi hepimiz bir takımız.Ahora todos somos un equipo.
Hepimiz gidebiliriz.Podemos ir todos.
Hepimiz onları tebrik ettik.Todos los felicitamos.
Biz hepimiz öğrenciyiz.Todos somos estudiantes.
Hepimiz sevilmek istiyoruz.Todos queremos ser amados.
Ali hepimizi trollemiş.Alí nos troleó a todos.
Hepimiz özgür olacağız.Todos pueden ser libres.
Hepimizin şarkıyla baş etmede bir yöntemleri var.Todos tenemos una forma de tratar con esa canción.
Bence hepimiz adalet ve eşitlik, anlamlı bir yaşam için bir şans istiyoruz.Creo que todos queremos justicia e igualdad, la oportunidad de una vida con sentido.
Onu yaraladıklarında hepimizin botlara bindiğinden emin olmak için birçok kez geriye dönüp baktı.Durante la lucha Él se volvió muchas veces para ver si estábamos todos en los barcos.
Hepimizin evet dediği o günlerden biriydi.""Fue uno de esos días en que todo funcionaba.
Bu evrime hepimiz katılıyoruz.Todos tomamos parte de esa evolución.
Şöyle yazıyor: "Bunu hepimiz biliyorduk".También añadió: "Él sabía todo.
Çünkü hepimiz hatalar yapıyoruz.Todos tienen defectos.
Hepimiz harika olduğumuzu düşünüyoruz, biliyor musun?Y hay que decir que todos ellos se sienten muy bien.
"Hepimiz Zebercet'iz".«Todos somos el Liverpool».
Hepimiz Kırmızı Başlıklı Kız'ın hikâyesini biliriz.La Verdadera Historia de la Caperucita Roja.
Hepimizin üzerinde bir etki bırakıyordu.Todo hacía presumir un empate.
Hepimiz pencerisi olmayan bir odaya saklandık bu biraz çılgıncaydı.Su habitación era un cuarto sellado sin ningún adorno en las paredes.
"'Bu başarı hepimizin...'".««He perdonado a casi todos»».
Vesikalı Yarim (1968), Güllü (1971) ve Hepimiz Kardeşiz (1964) gibi yapımlarda rol aldı.Continuaría en cintas como Todo por nada (1968) y Por eso (1970), producidas por su hermano y su padre.
Kıçınıza bahse girersiniz ki hepimiz birbirimizin aynısıyız.También abandona la presunción de que todos somos idénticos.
Hepimizi Küçük Asya toprağı sevgiyle doğurdu.Es originaria del Asia Menor.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!¡Y pensar que yo lo he visto nacer, yo, pobre bestia de carga despreciado por todos!
Çok şükür hepimiz Müslümanız.Entonces todos los seres somos musicales.
Hepimiz eğer kötü bir durumda olsak birilerinin bize yardım edeceğine inanmayı isteriz."A todos nos gustaría recibir ayuda si estuviéramos en una mala situación.
Hepimiz ayrılıklar yaşarız ve hepimiz bunalmış, umutsuz hissederiz."Podrían hacer lo que quieran, todos somos títeres".
Birini ve hepimizi gerçek bir kalbi güçle yaşat.Nos ha amado a todos con un corazón humano.
Michael Fader'ın anlattığına göre: Hepimiz bu boktan sıkıldığımızı hissettik.«Miguel Indurain cree que "aquí todos corremos a ciegas"».
Rory Kennedy sanatçı hakkında "Hepimizin iyi bir arkadaşı oldu.Y la productora Kennedy dice: “Chris ha tenido una carrera extraordinaria.
Parçanın adı Üç Silahşörler'in "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için" sözünden esinlenmiştir.El título es como el famoso dicho de los Tres Mosqueteros: "Todos para uno y uno para todos".
Hepimiz cahiliz.Todos somos Lisístrata
Atalarımızın ülkesi, hepimize bırakılan Zimbabve'den Limpopa'ya.Se distribuye por África oriental desde Zimbaue al norte del Limpopo.
Hepimizi." der.«Estamos todos».
Hepimiz partide mevcuttu.Eravamo tutti presenti alla festa.
Hepimiz sistemden memnun olmadık.Nessuno di noi è contento del sistema.
Hepimiz bisiklete binmekten hoşlanırız.A tutti noi piace andare in bicicletta.
Sanırım hepimiz dışarı çıkmalıyız.Credo che dovremmo uscire tutti quanti.
Hepimiz elimizden gelenin fazlasını yapmamız lazım.Tutti noi dobbiamo fare più del nostro meglio.
Bence hepimiz daha dikkatli olmalıyız.Secondo me tutti noi dovremmo fare più attenzione.
Hepimize güvenebilirsin.Puoi fidarti di tutti noi.
Hepimiz Tom'un söylediklerini daha dikkatli dinlemeliyiz.Tutti noi dovremmo prestare più attenzione a quello che dice Tom.
Tom'un başının belada olduğunu hepimiz biliyorduk fakat hiçbirimiz yardım etmek için bir şey yapmadı.Tutti noi sapevamo che Tom era nei guai, ma nessuno ha fatto niente per aiutarlo.
Onu hepimiz okuduk.L'abbiamo letto tutti.
Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için!Tutti per uno, uno per tutti!
Büyük Savaş'ın hepimizin başına geldiği yıl.L'ultimo anno della Grande Guerra.
Hepimiz özgür olacağız.E così diverrete tutti liberi!
İnşallah hepimiz için en hayırlısı olur.” açıklamalarında bulunmuştur.Da notare la frase Apportez-nous du meilleur vin (Portaci il vino migliore, vino che è migliore).
Hepimizin içinde bir polis uyur.«Tutti abbiamo un cancro che dorme nascosto dentro di noi».
Hepimiz harika olduğumuzu düşünüyoruz, biliyor musun?Poi siamo tutti belli.
Çünkü hepimiz Atatürk'ün çocuklarıyız ve onun yanında olabilmek benim için bir onurdu.” demiştir. ^Voi siete la moglie di mio figlio, un onore che dovete a me sola».
Hepimiz bunun gerçekleşmesi için çok çalıştık.Sarete tutti d'accordo che ci ho provato.
Hepimiz derinden heyecanlanıyoruz.Eravamo tutti molto eccitati.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!Cerchiamo tutti di essere scorretti, la puttana-nazi ha ragione.
Hepimiz cahiliz.Sbagliano tutte.