hep ile cümle

hep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Saçını hep bu şekilde sevdim.I've always liked your hair that way.
Sadece düşüncemi değiştirdim. Hepsi bu.I just changed my mind. That's all.
Ben sadece bayıldım. Hepsi bu.I just fainted. That's all.
Onlardan beşi bana saldırdı ama onların hepsinin üstesinden geldim.Five of them attacked me, but I overcame them all.
Olaylar hep düşündüğümüzden daha karışık.Things are always more complex than we think.
Ben sadece burada olmaktan ne kadar zevk aldığımı hepinize söylemek istiyorum.I just want to tell all of you how much I enjoyed being here.
Ben onların hepsini öldürdüm.I killed them all.
Hepinize güvenebileceğimi biliyorum.I know I can count on all of you.
Sorunlarımız olduğunu biliyorum fakat sanırım onların hepsi çözüldü.I know we've had problems, but I think they've all been solved.
Hepinizin ne düşündüğünü biliyorum.I know what you all are thinking.
Hepinizin ne istediğini biliyorum.I know what you all want.
Hepinizin kim olduğunuzu biliyorum.I know who you all are.
Onlar büyük olasılıkla işe yarayamaz. Bunların hepsi sahte.They can't possibly work. They are all fake.
Hepinizi seviyorum.I love you all.
Hepsinin içinde en çok seni seviyorum.I love you the best of all.
Hepsini ben uydurdum.I made it all up.
Çok fazla sipariş verdim. Onun hepsini yiyebileceğimi sanmıyorum.I ordered way too much. I don't think I can eat it all.
Onun hepsini hatırlıyorum.I remember all that.
Hepiniz aynı fikirde değil misiniz?Don't you all agree?
Hepsini o kadar çok yapmam.I don't do all that much.
Onun hepsini planlattım.I had it all planned.
Sanırım hepimizin özlediği bir şey var.I think there's something we're all missing.
Onların hepsi takım.They're all set.
Hepimiz buluştuk ve doğum günü için Tom'a bir hediye çeki aldık.We all got together and bought Tom a gift certificate for his birthday.
Hepimiz birlikte kalmalıyız.We all need to stay together.
Hepimizin burada olduğunu anlıyorum.I see we're all here.
Bunun hepsinin olduğuna hâlâ inanamıyorum.I still can't believe this is all happening.
Onun hepsini geri alırım.I take it all back.
Sanırım bugün için hepsi bu olacak.I think that will be all for today.
Sanırım kuralları hepimiz biliyoruz.I think we all know the rules.
Sanırım ne olduğunu hepimiz biliyoruz.I think we all know what's happening.
Sanırım hepimiz içeri girmeliyiz.I think we should all go inside.
Sanırım hepimiz dışarı çıkmalıyız.I think we should all go outside.
Sanırım hepimiz Tom'un evine gitmeliyiz.I think we should all go to Tom's house.
Sanırım hep birlikte gitmeliyiz.I think we should all go together.
Sanırım onun hepsine ihtiyacımız olacak.I think we're going to need it all.
Hepimiz öleceğiz !We're all going to die!
Benim için , siz hepiniz delisiniz!In my opinion, all of you are crazy!
Öğretmen üç ay içinde hepimizi akıcı Fransızca konuşturacağını iddia etti.The teacher claimed that he'd have us all speaking fluent French in three months.
Biz hepimiz Tom'un Fransızca konuşabildiğini sorgusuz sualsiz kabul ettik.We all took it for granted that Tom could speak French.
Bizim hepimiz Fransızca konuşabilir, öyleyse Fransızca konuşalım.All of us can speak French, so let's speak French.
Okulumuzdaki öğrencilerin hepsi Fransızca öğrenirler.All of the students at our school study French.
Görüşmelerimizin hepsi Fransızca.All of our meetings are in French.
Hepimiz Fransızca konuşamaz.Not all of us can speak French.
Hepimiz Fransızca konuşabiliriz.All of us can speak French.
Hepimiz Fransızca konuşuruz.All of us speak French.
Hepimiz onu yaparız.We all do it.
Hepinizin hatalı olduğunu düşünüyorum.I think you're all wrong.
Bence hepiniz hatalısınız.I think you're all wrong.
Bana kalırsa hepiniz hatalısınız.I think you're all wrong.
Sanırım hepiniz hatalısınız.I think you're all wrong.
Senin hazırladığın yemeğin hepsini kesinlikle yedim.I ate absolutely all of the food that you prepared.
Hepinizin dikkatinizi verebilir misiniz lütfen ?May I have the attention of all of you, please?
Muhtemelen hepinizin bildiği gibi, Ben Maria'yım.As all of you probably know, I'm Maria.
Ben hep elveda derim ve kalırım.I always say goodbye, and I stay.
Bir zamanlar hepimiz gençtik.We were all young once.
Onların hepsini görmek için geri gel.Come back to see them all?
Hepimiz seni bekleyeceğiz.We'll all wait for you.
Hepiniz aynı anda konuşmayın.Don't speak all at the same time.
Tom'un tahminlerinin hepsi gerçekleşti.All of Tom's predictions came true.

İlgili Sayfalar