hep ile cümle

hep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Hepsi bitti mi?Is it all over?
Kahvenin hepsi bitmiş.The coffee is all gone.
Bu evlerin hepsi benzer.These houses are all alike.
Paranın hepsi oradaydı. Hiç kimse ona dokunmadı.The money was all there. Nobody touched it.
Kârı hepimiz arasında paylaştıracağız.We'll divide the profits among all of us.
Neden hepimiz gitmiyoruz?Why don't we all go?
Niçin hepimiz koşmuyoruz?Why don't we all run?
Hepimiz sevilmek istiyoruz.We all just want to be loved.
Hepimizin sonuçların farkında olduğunu düşünüyorum.I think we're all aware of the consequences.
Ben küçükken, babam beni hep okula götürdü.My father always sent me to school when I was little.
Tom'un ömrü benden uzun olur diye düşünüyordum hep.I always thought Tom would outlive me.
Ben hep bir spor araba istedim.I always wanted a sports car.
Hep profesyonel şarkıcı olmayı istemişimdir.I always wanted to be a professional singer.
Şarkıcılığı hep meslek olarak yapmak istemişimdir.I always wanted to be a professional singer.
Tom'un sorularının hepsini cevapladım.I answered all of Tom's questions.
Tom'a bazı sorular sordum ve onların hepsini cevapladı.I asked Tom some questions and he answered all of them.
Sanırım hepiniz mazeret izni alacaksınız.I assume you'll be taking a leave of absence.
Bu eski fotoğrafların hepsini neredeyse çöpe atıyordum.I came close to throwing away all these old photos.
Ben hepsini kendim yapabilirim.I can do it all myself.
Onun hepsini açıklayabilirim.I can explain it all.
Tom'a onun hepsini senin söylediğine inanamıyorum.I can't believe you told Tom all that.
Bunun hepsini yiyemem.I can't eat all this.
Bu kız hep iyi ve saygılıydı.This girl was always good and dutiful.
O, parasının hepsini giysilere harcar.She spends all of her money on clothes.
Hepinizi önemsiyorum.I care about all of you.
Dışarı çıkıp hepimizin bilmek istediğini Tom'a sorabilirim.I could come right out and ask Tom what we all want to know.
Bunun hepsini kendim yaptım.I did it all by myself.
Hepsini kendim yaptım.I did it all on my own.
Hepsini tek başıma yaptım.I did it all on my own.
İki bilinmeyenli bir denklem gibiydi hepsi.It was all like a single equation with two unknowns.
Neden hepinizin çok kızgın göründüğünüzü bilmiyorum.I don't know why you're all so angry.
Neden hepinizin bu kadar ürkek olduğunu bilmiyorum.I don't know why you're all so jumpy.
Neden hepinizin çok üzgün olduğunu bilmiyorum.I don't know why you're all so upset.
Sonuçlardan kaçma, onlardan korkma; hepsiyle yüzleş.Don't run away from consequences, don't fear them; face them.
Bu görevi tamamlamak için hepimizin birlikte çalışması gerekli.It's necessary that we all work together to complete this assignment.
Büyük gemilerin hepsi bir cankurtaran ile donatılmıştır.Large ships are all equipped with a lifeboat.
Ben bu çalışmanın hepsine yapmak için sahibim.I have all this work to do.
Ben hep bir Cumhuriyetçi oldum.I've always been a Republican.
El becerim hep iyiydi.I've always been good with my hands.
Sana karşı hep dürüst oldum.I've always been honest with you.
Onunla hep gurur duydum.I've always been very proud of that.
Soğuktan hep nefret etmişimdir.I've always hated the cold.
Ben hep çocuk istedim.I've always wanted children.
Ben hep onu denemek istedim.I've always wanted to try that.
Yapabileceğimin hepsini yaptım.I've done all I can.
Onun hepsini yaptım.I've done all that.
Bunların hepsini senin için yaptım.I've done all this for you.
Henüz hepsini anlamadım.I haven't figured it all out yet.
Daha önce bunun hepsini duydum.I've heard all this before.
Daha önce onun hepsini duydum.I've heard it all before.
Onların hepsini gördüm.I've seen them all.
Onun hepsini görmeliyim.I have to see it all.
Onların hepsini denedim.I've tried them all.
Tom'un bunun hepsini takdir edeceğini umuyorum.I hope Tom appreciates all this.
Umarım hepimiz uzlaşabiliriz.I hope we can all agree.
Umarım hepsini anlarsın.I hope you all understand.
Hepinizin aç olduğunu umuyorum.I hope you're all hungry.
Umarım hepiniz acıkmışsınızdır.I hope you're all hungry.
Sanırım neden burada olduğumuzu hepimiz biliyoruz.I think we all know why we're here.
Sanırım hepiniz tanıştınız.I think you've all met.

İlgili Sayfalar