hep ile cümle

hep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Savaş ve Barışı hep okumak istedim.I have always wanted to read War and Peace.
Hepimiz son kez içmek için dışarı çıktığımızda, ben belirlenen sürücüydüm.The last time we all went out drinking, I was the designated driver.
Neden hep Tom hakkında konuşuyorsun?Why do you always talk about Tom?
Bugün onların hepsini satmak zorundayım.I have to sell them all today.
O eve geldiğinde hepimiz ona merhaba dedik.We all said hello to her as she came in.
O eve geldiğinde hepimiz ona selam verdik.We all said hello to her as she came in.
Bir savaş daha olursa hepimiz ölürüz.If there is ever another war, we will all die.
Nasıl olurda Tom'dan hep nefret edebilirim?How in the world could I ever hate Tom?
O ilacın hepsini almak gerekli değil.It's not necessary to take all of that medicine.
Yarın hepinizin hayvanat bahçesinde iyi zaman geçireceğinizden eminim.I'm sure you'll all have a good time at the zoo tomorrow.
Onların hepsi hamburgerler ve içecek bir şey sipariş etti.They all ordered hamburgers and something to drink.
Boston'a taşındığımda hepinizi özleyeceğim.I'm going to miss all of you when I move to Boston.
Daha sonra bunun hepsini daha ayrıntılı olarak açıklayacağım.I'm going to explain all this in more detail later.
Bir gün bunun hepsini anlayacağından eminim.I'm sure you'll understand all of this some day.
Onların hepsinin olanların farkında olduklarından eminim.I'm sure they're all aware of what happened.
Hepiniz giyinip süslenmişsiniz. Nereye gidiyorsunuz?You're all dressed up. Where are you going?
Bunun hepsinin ne hakkında olduğundan emin değilim.I'm still not sure what this is all about.
Yaklaşık bir saat önce onların sekizinin hepsini gördüm.I saw all eight of them about an hour ago.
Dikkatli olmazsak hepimiz öldürüleceğiz.We'll all be killed if we aren't careful.
Tom kendi sınıf arkadaşlarının hepsinden daha uzundur.Tom is taller than all of his classmates.
Onların hepsi otoparkta bekliyor.They all are waiting in the parking lot.
Sen hepimiz için bir ilhamdın.You've been an inspiration to us all.
Hepinizin eğleneceğinden eminim.I'm sure you'll all have a good time.
Umarım hepiniz iyi vakit geçiriyorsunuzdur.I hope you're all having a good time.
Bu gece hepimizin planları olduğunu düşündüm.I thought we all had plans tonight.
Sorularının hepsini cevaplayacağım.I'll answer all of your questions.
Gözüm hep üzerinde olacak.I'd never let you out of my sight.
Hepiniz ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz.You all know what you have to do.
Bunun hepsini yiyemeyeceğiz.We won't be able to eat all this.
Onun hepsinin ne hakkında olduğunu merak ediyorum.I wonder what that was all about.
Tom eski kitaplarının hepsini yaktı.Tom burned all of his old books.
Arkadaşlarımın hepsinin bisikletleri var.All of my friends have bicycles.
Onun hepsini duyduğuna eminim.I'm sure you heard all of that.
Hepiniz Tom'u küçümsediniz.You've all underestimated Tom.
Eminim hepimiz bu şekilde hissediyoruz.I'm sure we all feel that way.
Tom üç mektubun hepsini açtı.Tom opened all three letters.
Onların hepsi isim etiketi takıyor.They're all wearing name tags.
Hepinizin burada olmasından çok memnunum.I'm so glad you are all here.
Biz hepimiz burada öğrenci değiliz.We're not all students here.
Hepimiz çok iyi oyuncularız.We're all very good players.
Hepimiz birlikte orada olacağız.We'll all be there together.
Tom geceleyin hep evdedir.Tom is always home at night.
Hepsi bu gece burada olacaklar.They'll all be here tonight.
Ben sadece bunun hepsinin bittiğine memnun oldum.I'm just glad it's all over.
Bu kapı size hep açık.You're always welcome here.
Yakında hepimiz birlikte olacağız.We'll all be together soon.
Odaların hepsi meşguldü.The rooms are all occupied.
Gelecek hafta hepinizi göreceğim.I'll see you all next week.
Hepimiz toplantıyı kaçırdık.We all missed the meeting.
Onların hepsi suçlu değil.They're not all criminals.
Ben onun hepsiyle yaptım.I'm done with all of that.
Hepinize bakacağım.I'll take care of you all.
Hepsini daha sonra açıklayacağım.I'll explain it all later.
Burada hepimiz Kanadalıyız.We're all Canadians here.
Hepimiz hedefi ıskaladık.We all missed the target.
Hepimiz nasıl hissettiğini biliyoruz.We all know how you feel.
Hepinize iyi şanslar diliyorum.I wish you all good luck.
Onların hepsi bizi izliyor.They're all watching us.
Hepsi televizyon izliyor.They're all watching TV.
Odaların hepsi temiz.The rooms are all clean.

İlgili Sayfalar