hendek ile cümle

hendek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Her tarafı hendektir.Μνημόσυνα παντού.
Buhara çok muhkem değildi ve savunması bir sıra sur duvarları ve önündeki hendekten ibaretti.Ο Χίκοκ, ως προληπτικό μέτρο, καθόταν συνήθως με την πλάτη του στον τοίχο.
Graben kelimesinin Almancadaki karşılığı hendek veya siper anlamına gelir.Το graben είναι η Γερμανική λέξη για το χαντάκι ή την τάφρο.
Her tarafı hendektir.I'll be everywhere.
Meydanı Kremlin'den ayıran hendek 1812'de kapatılmıştır.Slottets to fløjet blev nedrevet i 1812.
Hendeklere karşı insansız iş makineleri".«I de arbeidsløses hær.
Bu dönemde surlar, ikinci bir sur ve sur dışında bir hendekle kuşatılmıştır.Huset er, slik som den gang, inndelt i to med det som trolig var en boligdel og ett fjøs.
Birlikleri Arkadiopolis'e geçişi engellemek için hendek kazdılar.Pasukannya melarang akses ke Arkadiopolis dengan parit.
"Hendekler Tosun ile aşılıyor"."Anak-Anak Dilibatkan Sweeping".
Atlantik Okyanusu'nda yalnızca iki hendek bulunmaktadır.大西洋南部の深海から2個体のみが得られている。
Lüleci Hendek Caddesi’nde 46 numaradadır.グルネル通り61番地にある。
Bu da yarışta, hendek ve çit atlamada kendini gösterir.投擲競技や跳躍競技が行われる部分。
Nuriye, Sakarya ilinin Hendek ilçesine bağlı bir mahalledir.九、色究竟天,謂此天於諸塵幾微之處,研窮究竟故。
Bir rivayete göre Hendek küçük bir kasaba iken; bu kasabada tek bir han varmış.’我们连一粒米也没有了,城里大概有吧。
Hendekler bugün tarım alanı olmuştur.扶余府治为今天的农安。
Bu temas noktalarında depremler, volkanik faaliyetler, dağ oluşumları ve okyanus dibi hendekler oluşur.在這些板塊邊緣上,會出現地震、火山活動、造山運動以及形成海沟。
Müslüman olduktan sonra Bedir, Uhud ve Hendek muharebelerine katıldı.그는 무슬림이 된 후 압둘라 이븐 부하이나(Abdullah Ibn Buhaina)로 알려져 있다.
Üçüncü halka hendek ise siper savaşı için.נראה כאילו דור שלישי למאבק המזוין.
Hendeklere karşı insansız iş makineleri".איום מצדכם כלפי אזרחים לא-חמושים."
Hendek adı da zamanla Han-Dağ’dan türetilmiştir.בתקופה זו גם קיבלה העיר את השם "האנדאן", על שם הר "האן" ("האנ-שאן") שבמזרחה.
Hendek, özellikle kale, bina veya kenti çevreleyen geniş, derin ve genellikle suyla dolu tahkimattır.Ров е дълбок и широк окоп, обикновено пълен с вода, опасващ сграда, град или укрепление.
Karada ve deniz dibinde, pek derin olmayan hendeklere, 120 m uzunluğundaki borular halinde döşenir.Крие се в дупки под храсти и камъни, които може сам да изкопае на дълбочина до 20 cm.
Bunlar hisar, hendek ve yapı kalıntıları olabilir.Podloga mogu biti biljke, tlo i građevine.
Üçüncü halka hendek ise siper savaşı için.Tretia púnska vojna bola likvidačná vojna.
Graben kelimesinin Almancadaki karşılığı hendek veya siper anlamına gelir.Termín graben pochádza z nemeckého slova Graben, ktoré znamená priekopa alebo zákop.
Dikmen Yaylası, Sakarya ili, Hendek ilçesi sınırlarındaki yayla.Podlahy, alebo akéhokoľvek predmetu na, nad alebo za hraničnou čiarou.
Erragal, demir direklerini çıkardı ve hendekler taştı.Napokon nechali priniesť železnú posteľ a rozžeravili ju.
Uygun koşullarda hendekler suyla doldurulurdu.Na primernih lokacijah so jih napolnili z vodo.
Erragal, demir direklerini çıkardı ve hendekler taştı.Previdno sem povlekel noge iz jeklenega ogrodja.
Olaya ilk olarak bölgede yaşayan köylüler ve Hendek 476.Vallas oli 847 talundit ja elamut ning need kasutasid 12 476 ha maad.
Ancak Dutchman'i duyar duymaz hendekte parmağıyla bir çocuk resmi anımsarsınız,어쨌든, 여러분은 네덜란드인이라는 말을 듣는 즉시 아이가 제방에 손을 대고 있는 장면을 상상합니다.
Ancak Dutchman'i duyar duymaz hendekte parmağıyla bir çocuk resmi anımsarsınız,אבל ברגע ששומעים איש-הולנדי, אתם תראו את התמונה הזו של ילד עם האצבע בסכר,
Ancak Dutchman'i duyar duymaz hendekte parmağıyla bir çocuk resmi anımsarsınız,ولكن ما ان تسمع عبارة الهولندي حتى يخرج الى بالك مشهد الطفل عند السد
Ancak Dutchman'i duyar duymaz hendekte parmağıyla bir çocuk resmi anımsarsınız,少年が堤防の裂け目に指をつっこんで 決壊してオランダが洪水になるのを防いでいるような イメージが浮かぶでしょう
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.Alcuni sostengono che cambiare l'amministrazione dell'istruzione è come spostare cimiteri.
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.Algumas pessoas argumentam que mudar a administração educativa é como mudar cemitérios.
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.Certains disent que changer l'administration de l'éducation est comme faire déplacer des cimetières.
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.어떤 이들은 주장하기를 교육 행정을 바꾸는 것은 묘지를 옮기는 것과 같다고 합니다.
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.Manche Leute behaupten, dass die Veränderung der Bildungsverwaltung dem Verlegen eines Friedhofs ähnelt.
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.Một số người tranh luận rằng thay đổi quản lý giáo dục như là di dời nghĩa trang.
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.Někteří lidé mají za to, že měnit administrativu vzdělávacích systémů je jako hýbat s hroby.
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.Niektórzy twierdzą, że próbować zmienić administracyjnie oświatę, to jak próbować ożywić cmentarz.
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.Ni vet, vissa personer säger att: att ändra på utbildningssystem är som att flytta på kyrkogårdar.
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.Sommige mensen beweren dat wijzigen van het educatieve beheer lijkt op het verhuizen van begraafplaatsen.
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.Știți, unii susțin că schimbarea administrației învățământului este ca și cum ai muta un cimitir.
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.Tudják, sokan azzal érvelnek, hogy az oktatásirányítás megváltoztatása olyan, mint a temetők felszámolása.
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.Ви знаєте, деякі люди стверджують, що змінювати управління освітою - це те ж саме, що переносити кладовища.
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.אומרים, שלשנות את אופן ניהול החינוך הוא כמו להעביר בית-קברות:
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.يقول بعض الأشخاص بأن تغيير الإدارة التعليمية هو كتحريك المقابر.
Bilirsiniz, bazı insanlar eğitim yönetimlerini değiştirmenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu söylerler.「墓場の引っ越し」に たとえる人がいます 中にいる人に手伝ってもらえない (笑)
Dipteki sıraları görebilirsiniz tıpkı mısır ekilmek üzere yeni sürülmüş bir tarladaki uzun hendekler gibi.옥수수를 심기위해서 방금 쟁기로 갈아버린 밭에 만들어진 고랑을 볼 수 있듯이 바다 바닥에
Dipteki sıraları görebilirsiniz tıpkı mısır ekilmek üzere yeni sürülmüş bir tarladaki uzun hendekler gibi.Pohjan urat muistuttavat kyntövakoja juuri kynnetyllä maissipellolla.
Dipteki sıraları görebilirsiniz tıpkı mısır ekilmek üzere yeni sürülmüş bir tarladaki uzun hendekler gibi.Виждате редовете по дъното, както се виждат редове в току-що разорана нива за засяване на царевица.
Dipteki sıraları görebilirsiniz tıpkı mısır ekilmek üzere yeni sürülmüş bir tarladaki uzun hendekler gibi.Вы можете разглядеть борозды на дне, они похожы на бороны на свежевспаханном поле для посева кукурузы.
Dipteki sıraları görebilirsiniz tıpkı mısır ekilmek üzere yeni sürülmüş bir tarladaki uzun hendekler gibi.אפשר לראות את התלמים על הקרקעית, בדומה לתלמים שרואים בשדה שזה עתה נחרש
Dipteki sıraları görebilirsiniz tıpkı mısır ekilmek üzere yeni sürülmüş bir tarladaki uzun hendekler gibi.تستطيع أن ترى أعماق الأسفل الطريقة الي ترى بها الأعماق في الحقل الذي تم حرثه للتو
Dipteki sıraları görebilirsiniz tıpkı mısır ekilmek üzere yeni sürülmüş bir tarladaki uzun hendekler gibi.まるで畝を見ているようです まさにトウモロコシを植えるために 耕した畑のようです
Elişa şöyle dedi: ‹‹RAB diyor ki, ‹Bu vadinin başından sonuna kadar hendekler kazın.a riekol: Takto hovorí Hospodin: Narobte v tejto doline plno jam!
Elişa şöyle dedi: ‹‹RAB diyor ki, ‹Bu vadinin başından sonuna kadar hendekler kazın.Derpå sagde han: "Så siger HERREN: Grav Grøft ved Grøft i Dalen her!
Elişa şöyle dedi: ‹‹RAB diyor ki, ‹Bu vadinin başından sonuna kadar hendekler kazın.E ele disse: Assim diz o Senhor: Fazei neste vale muitos poços.

İlgili Sayfalar