Ana içeriğe geç
Sözlük

hemen ile cümle

hemen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İstanbul'un hemen dışında epey arsası var.He owns a lot of land just outside of Istanbul.
Oradan hemen çık.Get out of there immediately.
Oradan hemen in.Get down from there immediately.
Hemen sevinme.Don't celebrate too early.
Ne yapılacağına hemen karar vermeli.He must decide what to do right away.
Sen de suçlu kişiyi hemen öldürmeye kalkardın, öyle mi?You would also have tried to kill the offender, wouldn't you?
Hemen bakıyorum.I'll check it out right now.
Tom hemen şimdi Mary ile konuşmak istiyor.Tom wants to talk to Mary right now.
Ambulans, aramamızın hemen ardından geldi.The ambulance arrived soon after we called.
Hemen polisi aradım.I called the police right away.
Hemen şimdi yapmalısın.You must do it right now.
Mutfağa hemen her gün paspas atarım.I mop the kitchen almost every day.
Mutfağa hemen hemen her gün paspas yaparım.I mop the kitchen almost every day.
Tom bana telefon edip hemen gelmem gerektiğini söyledi.Tom called me and told me that I should come immediately.
Hemen beğenmiştim.I liked it immediately.
Hemen hoşuma gitti.I liked it immediately.
Bir şeylerin yolunda gitmediğini hemen anlamıştım.I immediately knew something was wrong.
Bir sıkıntı olduğunu anladım hemen.I immediately knew something was wrong.
Hemen hemen herkes buraya zamanında geldi.Nearly everybody got here on time.
Hırsızı hemen tarif edebilir misin?Can you quickly describe the thief?
Hırsızı hemen tarif edebilir misiniz?Can you quickly describe the thief?
Hemen hemen herkesle konuştuk.We talked with just about everyone.
Hemen uykuya daldım.I fell asleep right away.
Çok uykuluydum ve hemen uyudum.I was very sleepy and fell asleep right away.
Hemen ayakkabılarımı giydim.I put on my shoes immediately.
Tom ve Mary hemen kaynaştılar.Tom and Mary hit it off immediately.
Tom'la Mary'nin birbirlerine kanları ısınmıştı hemen.Tom and Mary hit it off immediately.
Hemen Tasarım yapabilecek arkadaşları arıyorum.I am looking for friends who can design immediately.
Yeşil gözlü bir kız görünce hemen âşık olur.He falls in love as soon as he sees a girl with green eyes.
Diyette verdiğim kiloları yoyo gibi hemen geri alıyorum.I'm a yo-yo dieter.
Hemen harekete geçmelisin.You must act now.
Hemen olaya girelim.Let's jump right into it.
Hemen mevzuya girelim.Let's jump right into it.
Git de dişlerini fırçala hemen.Go brush your teeth now.
Aldığım şeylerin hemen hepsi şekersiz.Almost everything I buy is sugar-free.
Evimin hemen yanından ana cadde geçiyor.Next to my house is a main street.
Robert hemen öldü.Robert immediately died.
Robert hemen ışıkları kapattı.Robert immediately turned the lights off.
Robert bir şeylerin yanlış olduğunu hemen fark etti.Robert immediately noticed that something was wrong.
Robert kamyonunu çalıştırıp hemen oradan tüydü.Robert started his truck and immediately shot out of there.
William bana hemen fısıldadı: "Müdür burada."Immediately, William whispered to me: "The principal is here."
William kabine ulaştığında hemen kapıyı kilitledi.When William reached the cabin, he immediately locked the door.
William hemen ağlamaya başladı.William immediately started crying.
William hemen kendini güvensiz hissetmeye başladı.William immediately started to feel unsafe.
Hemen cevap vermenize gerek yok.You don't need to reply right away.
Felix kamyona bindi ve hemen uzaklaştı.Felix got into the truck and immediately drove off.
Felix merhaba dedikten hemen sonra ayrıldı.Felix left immediately after he said hello.
Karl hemen Amelia'yı aradı.Karl called Amelia at once.
Karl hemen Amelia'ya telefon etti.Karl called Amelia at once.
Karl hemen banyoya gitti.Karl went to the bathroom at once.
Lukas hemen Rima'yı öptü.Lukas immediately kissed Rima.
Lukas hemen cam kapıya yaklaştı.Lukas immediately approached the glass door.
Paul hemen kaçtı.Paul ran away immediately.
Stefan, Rima'yı hemen hatırladı.Stefan immediately remembered Rima.
Beş ila yedi Texian teslim olmuş olabilir; eğer öyleyse, hemen idam edildiler.Between five and seven Texians may have surrendered; if so, they were quickly executed.
T-34 sonunda hemen hemen diğer tüm Sovyet tanklarının yerine geçmiştir.The T-34 eventually replaced almost all other Soviet tanks.
Bir şeye hemen şimdi başlamak kazanmak için tek yoldur.Starting something right now is the only way to win.
2009'da Altana'da sahip olmadığı hemen hemen tüm hisseleri satın aldı.In 2009, she bought almost all shares she did not already own in Altana.
Bu insanların 195'i, hemen hemen tüm memurlar, Japon kuvvetlerine karşı savaşta öldüler.195 of these men, almost all officers, died in battle against Japanese forces.
Şarkının etkisi ABD'nde hemen görülmedi; özellikle Avrupa'da popülerdi.The song's impact was not immediately seen in the U.S.; it was particularly popular in Europe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod