Ana içeriğe geç
Sözlük

hemşire ile cümle

hemşire kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Babası Lance, kamyon şoförü; annesi Sandy ise hemşiredir.Hendes far, Lance, er lastvognschauffør og hendes mor, Sandy (Sandra), er sygeplejerske.
Hemşire Evan Jones ....Evan Jones.
Gri hemşire köpekbalığıHvid hyrdehund
Marina - yaşlı bir hemşire.Eva er sygeplejerske.
Tıbbi gönüllüler; doktor, cerrah, hemşire, ve diğer özelleşmiş sağlık çalışanlarını kapsar.Sundhedsfaglige frivillige inkluderer læger, kirurger, sygeplejersker og forskellige andre specialister.
Florence Nightingale Hemşirelik Dergisi.Florence Nightingale, sygeplejens moder.
Davete çok yaşlı, neredeyse bunamış bir hemşire olan Miss Withers (Estelle Winwood)'la birlikte gelir.Han møder den noget ældre sygeplejeelev Esther.
Görevli bir ebe hemşire bulunmaktadır.Aaen er uddannet sygeplejerske.
Hemşirelik Bölümü (Henüz öğrenci alınmamıştır).Information om de enkelte gymnasiale uddannelser (Webside ikke længere tilgængelig)
Rosario Dawson, Claire Temple: Hell's Kitchen'da çalışan bir hemşire.Rosario Dawson som Claire Temple: En sykepleier i Hell's Kitchen.
Hemşire olmak için eğitim görüyordu.Nesset utdannet seg som sykepleier.
Aynı zamanda nitelikli bir hemşiredir.Hun er også utdannet sykepleier.
Ayrıca aşçı ve hemşire olarak görev alanlar da bulunmaktaydı.I tillegg var det en stor stab med sykepleiere.
Bu esnada Rafe, donanmada çalışan hemşire Evelyn (Kate Beckinsale) ile tanışır.Der møter Rafe Evelyn (spilt av Kate Beckinsale), som han blir forelsket i.
Yozgat'ın Yerköy ilçesinde ve Trabzon'da beş yıl hemşirelik yaptı.Etter fem sesonger på NBC tok Yahoo!
Diğer şehirlerde hemşirelik okulları da vardır.Det er også andre høyskoler i byen.
Petroviç gönüllü hemşire olarak savaşa katıldı.Under den spanske borgerkrigen deltok hun som frivillig sykepleier.
Sağlık ocağı olmayıp Çatak mahallesinde sağlık evi vardır,görevli ebe hemşiresi mevcuttur.I Rödeby er det sykehjem, og servicehus for eldre.
Hemşirelik diplomasıyla mezun olmuş ve yedi yıl süreyle hemşire olarak çalışmıştır.Ia lulus dengan gelar sarjana keperawatan dan bekerja sebagai perawat selama tujuh tahun.
Cinsel nesne hemşire kıyafeti giymiştir.Claudia pergi dengan mengenakan pakaian suster.
Hemşire olmak için eğitim görüyordu.Dia bekerja sebagai seorang perawat.
Babası doktor, annesi ise hemşiredir.Ayahnya seorang dokter dan ibunya seorang perawat.
Film, bir hemşire ve eski bir asker arasında bir aşk hikâyesi üzerine kurgulanmıştı.Film ini mengangkat kisah cinta antara perawat dan pensiunan tentara.
Mahallede sağlık evi var ve görevli hemşire bulunmaktadır.Di sekelilingnya ada halaman dan di mempunyai pelayan (penjaga).
Sağlık ocağı ve hemşiresi vardır.Jasa paramedis dan perawat.
Hemşire olmak için eğitim görüyordu.Bà được học tập để trở thành y tá.
1510) 1474 - Angela Merici, İtalyan hemşire (ö.1510) 1474 - Angela Merici, bảo mẫu người Ý (m.
Hemşirelik (M.S.)Viện Nhân lực biển (M.S.)
Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu mezunudur.Điều dưỡng trung học, y tá sơ học.
Annesi Sigridur Eiríksdóttir ise bir hemşire ve İzlanda Hemşireler Derneği başkanıydı.Mẹ bà, bà Sigríður Eiríksdóttir, làm nghề y tá và là một trong những người sáng lập Hiệp hội y tá Iceland.
Aynı yıl, Hadassah ayrıca bir hemşirelik okulu kurdu ve yerel personel yetiştirmeye başladı.Cùng năm đó, Hoắc Khứ Bệnh đưa Hoắc Quang về kinh đô Trường An và tiến cử lên Hán Vũ Đế.
Hemşire köpekbalığı remoraslarla beslenirken.Ấu trùng ăn các loài Myrsine.
Marina - yaşlı bir hemşire.アナは普通の看護師。
Hemşire olmak için eğitim görüyordu.そして看護師になることを夢見るようになった。
Florence Nightingale Hemşirelik Dergisi.フローレンス・ナイチンゲール(Florence Nightingale) 看護婦。
Babası Lance, kamyon şoförü; annesi Sandy ise hemşiredir.父親のランスはトラックドライバー、母親のサンドラは看護婦。
Hemşire olarak görev alan Ayşe yaptığı işten memnun değildir.看護師としては勤務怠慢気味。
Hemşirelik Bölümü (Henüz öğrenci alınmamıştır).女子高校生(学年は明らかにされていない)。
Aynı yıl Türkiye'nin ilk Hastabakıcı Hemşire Okulu Hilal-i Ahmer tarafından açıldı.同年、トルコにおける最初の看護学校が赤新月協会によって開校された。
Aynı yıl, Hadassah ayrıca bir hemşirelik okulu kurdu ve yerel personel yetiştirmeye başladı.同年、大桑村が開龍舎から離脱し、涵養義校を開校。
Hemşirelerin amacı, nerede olursa olsun tüm insanların sağlığını ve esenliğini geliştirmektir.病気の場合すべての者に医療及び看護を確保する条件の創出。
Sağlık ocağı vardır ama hemşire yoktur.看護婦の格好をしているが看護婦ではない。
Robb Stark (Richard Madden) tekrar hemşire Talisa (Oona Chaplin) ile karşılaşır.ロブ・スターク(リチャード・マッデン)は戦場で再び治療者タリサ(ウーナ・チャップリン)に会う。
Cinsel nesne hemşire kıyafeti giymiştir.ナース 看護婦に変装する。
Aynı zamanda nitelikli bir hemşiredir.看護士でもある。
Ancak, doktor ve hemşire yoktur.看護婦さえ、傍にはいなかった。
Ayrıca aşçı ve hemşire olarak görev alanlar da bulunmaktaydı.また、医師・看護婦というような職種の分離がなされていった。
Bu hemşireyi de mafya öldürür.このままではマフィアに殺される。
Görevli bir ebe hemşire bulunmaktadır.看護師をしている従姉妹がいる。
Hemşire veya ebe hafta içi 5 gün bulunur.月・木・金・土・日の週5日開館している。
Doktor Tarık’ı seven bir hemşire.普段は緑を敬愛する看護師。
İdamı sırasında 49 yaşında olan Edith Cavell, Belçika'da modern hemşireliğin öncüsü olarak dikkat çekicidir.当艾迪丝·卡维尔在49岁被杀害时,就已是比利时著名的现代护理先驱了。
Babası Lance, kamyon şoförü; annesi Sandy ise hemşiredir.她的父親Lance是一個卡車司機,而母親Sandra則是一個護士。
Hayatının son günlerinde yatağa bağlı hale geldi ve doktoruyla hemşireleri dışında hiç kimseyi kabul etmedi.他一度卧床数周,除妻子和医生外不与别人见面。
Amerikan Hemşireler Derneği, hemşirelik unvanının kullanılmasına karşı çıkmaktadır.执业护士通过国家护士委员会授予执照。
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. fakat ebe ya da hemşire sağlık memuru yoktur.桓公问她有没有食物和水,宫女无可奈何。
Kendisi siyasete girmeden önce hemşirelik yapmıştır.从政前是一位护士。
Annesi Sigridur Eiríksdóttir ise bir hemşire ve İzlanda Hemşireler Derneği başkanıydı.母亲爱丽克斯多蒂尔是护士并担任冰岛护士协会主席。
[[Sağlık ocağı vardır ve bir hemşire görev yapmaktadır .曾是Sanrio(三麗鷗)設計師,也是陳靜師妹之一。
Babası doktor, annesi ise hemşiredir.父親是醫生,母親則是護士。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod