Ana içeriğe geç
Sözlük

hediyeler ile cümle

hediyeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu günde anneler çeşitli hediyeler alır.W tym dniu członkowie rodziny obdarowują się prezentami.
Konuklardan alınan değersiz hediyeler de yardımcı olmaz.Nie przyjmują osobistych darów ani prezentów.
Zaman zaman evlerine kadar gidip, çeşitli hediyeleri götürmektedir.Przywożąc ze sobą dary niejednokrotnie odwiedzała Lubaczów.
2006 yılının Yılbaşı gününü ise Kolombiyalı mültecilerle hediyeleri dağıttığı San José, Kosta Rika'da geçirdi.Święta w 2006 aktorka spędziła w towarzystwie kolumbijskich uchodźców w Kostaryce.
Bu hediyeler sadece altın ve para değildir.Nie będziesz przyjmował darów ze złota i srebra.
6 Aralık tarihinde birçok ülkede çocuklara hediyeler verilir.Många barn får även presenter av Sankt Nicholas den 6 december.
Bart, evine geri dönmüş ve ailesine hediyeler getirmiştir.Bart återförenas med sin familj, och ger dem presenter från Frankrike.
Bunun üzerine elçi eşliğinde imparatora hediyeler gönderildi.Bland gisslan finns ambassadören.
Bu günde anneler çeşitli hediyeler alır.Denna dag har de flesta familjer någon form av presentutdelning.
Birliğe verilen hediyelerin dağıtılmasından da sorumluydu..Vid lägret fördelades gåvorna till folket.
Tatlılar yapılır çeşitli yemekler hazırlanır nişanlılar birbirine hediyeler alırlar.Under högtiden passar släktingar på att hälsa på hos varandra, gåvor delas ut och olika maträtter serveras.
Tabi gönderilen hediyelerin de karşılığı ona göre olurdu.Likadant förhåller det sig med lyckans gåvor.
Bunun karşılığında ona hediyeler, güzel bir yaşam ve adanmışlık teklif eder.Det kan ske med fina ord, uppvaktning och gåvor.
Bu iki kişi birbirine büyük para hediyeleri vermişlerdi.Від загарбників вони відкупилися багатими подарунками.
Aynı zamanda ona verdiği edebi hediyelerle ona görgü kazandırdı.Там він розповідає йому про закордонні подарунки.
Beraberinde hediyeler olur.І завжди привозив подарунки.
Her hafta padişaha ağır hediyeler takdimini adet haline getirmişti.З тих пір Костянтин щороку самостійно розробляє дизайн прикрас для подарунків близьким.
Süleyman kraliçeye hediyelerle karşılık verdi ve "ne isterse alabileceğini" söyledi.Šalomoun královně oplatil její dary a „vše co žádala“, načež se královna vrátila zpět do své země.
Kullanıcılar birbirlerine küçük ikonlardan oluşan hediyeler gönderebilmektedir.Uživatelé si mezi sebou mohou posílat virtuální dárky, které představují vektorové obrázky.
Kendini çocuklarının vaftiz babası seçenlere de büyük hediyeler verdi.Podporoval svými dary také chudé ve svém rodišti.
Beraberinde hediyeler olur.Jdou pouze darovat.
Duvak sonunda "tahu"lar (davetlilerin getirdikleri hediyeler) toplanır.Němé -e na konci infinitivu se vypouští: like (mít rád) – liked.
Bunlar, şirketlerin çalışanlarına ve müşterilerine tanıtım hediyeleri olarak sunulmaktadır.Souhrn doporučení zaměstnavatelům a zaměstnancům.
Ona ufak hediyeler şunlar ve ayrılmadan önce ona mutluluklar dilerler.Přinášejí jí dary a přejí mnoho štěstí, pak odejdou.
Eğer bu araziler benimse bunalar bana lütuflu hediyelerdir.Sošky sloužily jako dary pro blízké.
Bu hediyelerin başında çiçekler ve çikolata gelir.Květy a listy sbíráme na začátku kvetení.
Hediyeleri benim elimden geçer, ve ben onlara geri hediye yapmakla sorumluyum.Și în timp ce darurile mele dau răspunsuri altora eu încă le caut pe ale mele.
Her hafta padişaha ağır hediyeler takdimini adet haline getirmişti.Regele a ordonat un parfum diferit în fiecare zi pentru apartamentul său.
Adet üzere delikanlılar kızlara çeşitli hediyeler getirirler, kızlar da onlara ten ten helvası verirlerdi.Fiecare băiat a trimis cadou câte o dedicație de dragoste către fetele care le-au atras atenția.
Kendisi hiç evlenmemiş, elde ettiği tüm hediyeleri, para ve ganimet mallarını kız kardeşlerine sarf etmiştir.Si niciodata nu a luat bani: toate lucrarile le facea cadou, le dona.
Geline çeşitli hediyeler verilir.Îndrăgostiții își fac cadouri.
Hacılar uzak ülkelerden hediyeler getirdiler.Pelerinii au adus daruri din țări îndepărtate.
Bir keresinde topluma yaptığı hizmet nedeniyle kendisine verilen hediyeleri geri çevirdi.Tőle szerelmi szolgálataiért kapta meg az ajándékokat.
Beraberinde hediyeler olur.Azoktól kapnak ajándékokat.
Festivallerde tanrılara müzik, şiir, drama türlerinde hediyeler sunulurdu.Az isteneket zenével, drámákkal és költészettel tisztelték meg.
Noel günü Noel Ağacı'nın altına bırakılmış hediyeler alınıp verilir.Karácsonykor a ládák ajándék kinézetet kapnak.
Elfler ona Annatar yani “hediyeler veren” diyorlardı.Ekkor megjelenik nekik a Halál és „ajándékokat” ad nekik.
Ertesi sabah Noel günü, aile salonda bir araya gelmiş, hediyelerini açmaktadır.Másnap azonban Anna ismét feltűnik a könyvesboltban, egy ajándékkal.
Tabi gönderilen hediyelerin de karşılığı ona göre olurdu.Az ajándékok átadásának is megvan a megfelelő módja.
Kullanıcılar birbirlerine küçük ikonlardan oluşan hediyeler gönderebilmektedir.A felhasználók barátaiknak virtuális ajándékokat küldhetnek.
Burada çocuklara ufak hediyeler ve şekerlemeler verilir.Isälle on tapana antaa pieniä lahjoja.
Beraberinde hediyeler olur.Sitten jaetaan lahjat.
Geline çeşitli hediyeler verilir.Loput tavarat saadaan häälahjoina.
Toplantıya katılanları değerli hediyeler ve unvanlar dağıtarak kendisine bağlamaya çalışır.Jakakaa intiaaneille riittävästi lahjoja ja herättäkää heidän kiinnostuksensa yhteistyöhön.
Bunun yanında daha küçük hediyeler de yer almaktadır.Lisäksi on muita pienempiä palkintoja.
Lavantayla ilgili hediyeler almaya bayılırım.Selkäuimarimonni viihtyy parvissa.
Davetiye, " Hediyeler yok, lütfen" diyordu.Kutsussa luki "Ei lahjoja, kiitos."
Konuklardan alınan değersiz hediyeler de yardımcı olmaz.Οι επισκέπτες δεν του πήγαιναν δώρα.
Noel günü Noel Ağacı'nın altına bırakılmış hediyeler alınıp verilir.Τα δώρα τοποθετούνται κάτω από το δένδρο των Χριστουγέννων και προσφέρονται από τον νεαρότερο σε ηλικία.
6 Aralık tarihinde birçok ülkede çocuklara hediyeler verilir.På hans festdag, den 6. december, er der i flere lande tradition for at give børn gaver i al hemmelighed.
Beraberinde hediyeler olur.Gaver skal modtages.
Festivallerde tanrılara müzik, şiir, drama türlerinde hediyeler sunulurdu.Guderne blev æret ved konkurrencer, musik, drama og poesi.
Kullanıcılar birbirlerine küçük ikonlardan oluşan hediyeler gönderebilmektedir.De sælger dog stadig licenser til få eksisterende brugere af OS/2.
Lavantayla ilgili hediyeler almaya bayılırım.Lili er vild med gaver.
Sabahtan gelinin yüz görümlüğü yapılıp hediyeler verildikten sonra düğün biter.En morgengave gives dagen efter brylluppet.
Bir keresinde topluma yaptığı hizmet nedeniyle kendisine verilen hediyeleri geri çevirdi.Senere øgedes den betydeligt, blandt andet ved gaver fra kvinder, som indgave sig i klosteret.
Ted eski sevgililerinden aldığı hediyeleri atmamıştır.Han gav kjæresten dyre gaver.
Ertesi sabah Noel günü, aile salonda bir araya gelmiş, hediyelerini açmaktadır.På kvelden sitter man hjemme sammen med familien og åpner julegaver.
Festivallerde tanrılara müzik, şiir, drama türlerinde hediyeler sunulurdu.Der ble guder æret gjennom konkurranser, innen musikk, drama og poesi.
Bu hediyelerin başında çiçekler ve çikolata gelir.Hadiah-hadiahnya biasa berupa bunga mawar dan cokelat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod