Ölülerin yanına standart hale gelmiş gömü hediyeleri konulmaktadır.Era común dejar regalos junto al cadáver.
Her hafta padişaha ağır hediyeler takdimini adet haline getirmişti.Todas las mañanas ofrecían sacrificios de gratitud.
Bu iki kişi birbirine büyük para hediyeleri vermişlerdi.Las dos mujeres también intercambiaron regalos.
Evde, parti sırasında Buffy hediyeleri açmaktadır.Es común que se abran los regalos durante la fiesta.
Bizans ipeğinden diplomatik hediyeler Franklar ile ittifakı güçlendirdi.Los presentes diplomáticos de sedas bizantinas permitieron acordar alianzas con los francos.
Kutusunda Dragon Edition'a özel hediyeler bulunmaktadır.Se dedica a labores editoriales para la Editorial Los libros de la Iguana.
Zaman zaman evlerine kadar gidip, çeşitli hediyeleri götürmektedir.Al regresar a la casa, varios regalos las esperan.
Hediyeler çoğunlukla görkemli elbiselerden seçilirdi.Generalmente se viste con ropas extravagantes.
Cumartesi günü damat harmana götürülür ve damada hediyeler verilir.La víspera se baja al Santo de su hornacina y se ofrece un refresco a los participantes.
2006 yılının Yılbaşı gününü ise Kolombiyalı mültecilerle hediyeleri dağıttığı San José, Kosta Rika'da geçirdi.Pasó la Navidad de 2006 con refugiados colombianos en San José, Costa Rica.
İmparator I. Romanos, Arapları cömert hediyelere boğarak Bulgaristan ile ittifak yapmalarını önlemeyi başardı.El emperador Romano I Lecapeno logró disolver la alianza búlgaro-árabe con generosos regalos.
Bu günde herkese sürpriz hediyeler verdiler, gerçek olmayan haberler ürettiler.Tutti celebrano questa inaspettata buona notizia.
Ölülerin yanına standart hale gelmiş gömü hediyeleri konulmaktadır.Era comune lasciare doni per i deceduti.
İmparator I. Romanos, Arapları cömert hediyelere boğarak Bulgaristan ile ittifak yapmalarını önlemeyi başardı.L'Imperatore Romano I Lecapeno riuscì a sventare un'alleanza bulgaro-araba con doni generosi.
Yemek sırasında çikolata hediyeleri ve samimi ilişkilerin eksikliklerinden yakınırlar.Con Fascetti e Regalia sono rimasti rapporti d'amicizia.
Bizans ipeğinden diplomatik hediyeler Franklar ile ittifakı güçlendirdi.Doni diplomatici di sete bizantine cementarono alleanze con i Franchi.
Ted eski sevgililerinden aldığı hediyeleri atmamıştır.Invece, il re offrì alle sue amanti numerosi regali.
Oralara senelik hediyeler gönderilmiştir.Successivamente venne investito delle regalie.
Bunun üzerine elçi eşliğinde imparatora hediyeler gönderildi.In ogni caso, la moneta è ancora emessa a nome dell'imperatore.
Hediyeleri kabul ediyor.Она принимает подарки.
Hediyeleri kabul edecekler.Они примут подарки.
Süleyman kraliçeye hediyelerle karşılık verdi ve "ne isterse alabileceğini" söyledi.В ответ Соломон также одарил царицу, дав «всё, чего она желала и чего просила».
Endülüs ülkesi halkı biz onları sığır sürüsü gibi sürmekte iken bana hediyeler ve paralar verdiler.Народ Андалусии дает мне деньги и дары, в то время как мы управляем ими, как скотом.
Eğer bu araziler benimse bunalar bana lütuflu hediyelerdir.Если твоя земля будет моей, то это будет подарок для меня.
Duvak sonunda "tahu"lar (davetlilerin getirdikleri hediyeler) toplanır.В заключительной части поётся о том, как он отомстил своим обидчикам.
Melike, elçileriyle Süleyman'a hediyeler gönderir.Пророки из числа людей выше пророков-ангелов.
Beraberinde hediyeler olur.Давали-ли Вам подарки?
Selim'in zengin hediyelerle dolu sandığı odanın kenarında bulunmaktadır.Ирис приходит в себя в богато убранной комнате, окружённая щедрыми подарками.
Bu hediyeler sadece altın ve para değildir.Вознаграждением за эти услуги были не только деньги и учебники.
Sadece müşterilerden alınan bahşiş ve hediyelerle bile geçinmek mümkün hâle gelmiştir.Нельзя отказываться от подарков и пожеланий.
Gömüt hediyeleri sadece çocuk mezarlarına bırakılmıştır.Разрешены захоронения только в семейные могилы.
Büyüklerin elleri öpülür, küçüklerin harçlıkları ve hediyeleri verilir.Дети спускаются и бегут раскрывать подарки.
Beraberinde hediyeler olur.ويمنحونه بعض الهدايا.
Geline çeşitli hediyeler verilir.تلقت ماري العديد من هدايا الزفاف.
Bu hediyeler sadece altın ve para değildir.ولا يتوفر منه الأبيض والذهبي.
Hediyelerin %50'si sevgililer gününde verilmektedir.في حين أنَّ 40% من المسيحيين يُداومون على الصلاة يوميًا.
Burada çocuklara ufak hediyeler ve şekerlemeler verilir.أما الأطفال المطيعين فيجدون الحلوى والهدايا الجميلة.
Gönderdiği elçilik hey’eti ve hediyelerle iyi münâsebetler te’sis edildi.وكان يتخلَّص من سُلطة الوالي الأصيل بِإغرائه بالمال والهدايا التي كان يُرسلها إليه.
Nişanlılık süresinde geline, bayramlarda ve diğer günlerde hediyeler götürmek adettir.و في هذه الفترة لا يكون من الوجوب على أهل العريس إحضار الهدايا أو ما شابه ذلك في المواسم والأعياد.
Duvak sonunda "tahu"lar (davetlilerin getirdikleri hediyeler) toplanır.Ao chegar à cerimônia, eles descobrem que o [[sadhu00 da cerimônia, Bhakti, foi assassinado.
Hatta komutanlara İmparatoru korumaları ve Hristiyanlar için savaşmaları için hediyeler verdiler.Deram presentes aos comandantes militares e invocaram-nos para guardar o imperador e lutar pelos cristãos.
Süleyman hediyeleri önemsemez ve Allah'ın kendisine çok daha iyilerini bahşettiğini söyler.Deus Proverá (Eyshila) O Senhor é Bom (part.
Beraberinde hediyeler olur.Hij neemt cadeautjes voor haar mee.
Noel günü Noel Ağacı'nın altına bırakılmış hediyeler alınıp verilir.Daarna is het tijd om de cadeautjes die onder de kerstboom liggen uit te pakken.
Eğer bu araziler benimse bunalar bana lütuflu hediyelerdir.Als het land van mij is dan is het een gift aan mij.
Zaman zaman evlerine kadar gidip, çeşitli hediyeleri götürmektedir.Hij komt daardoor terecht in diverse steden en stuurt cadeaus naar huis.
Oralara senelik hediyeler gönderilmiştir.Ook werden cadeaus overhandigd.
Bunun karşılığında ona hediyeler, güzel bir yaşam ve adanmışlık teklif eder.In ruil daarvoor ontvingen zij geschenken, volgelingen en een respectabele status.
Endülüs ülkesi halkı biz onları sığır sürüsü gibi sürmekte iken bana hediyeler ve paralar verdiler.De mensen van Al-Andalus geven mij geld en geschenken terwijl we hen behandelen als vee.
Burada da kızın ve erkeğin akrabaları çeşitli hediyeler verirler.Vrienden en familie gaven ook geschenken aan elkaar.
Ertesi sabah Noel günü, aile salonda bir araya gelmiş, hediyelerini açmaktadır.De volgende ochtend komt de familie naar beneden, om blij de cadeaus uit te pakken.
Melike, elçileriyle Süleyman'a hediyeler gönderir.Zij is door de apostelen gesticht gelijk Jezus hen opdroeg.
Yalnızca noel zamanı yer üstüne çıkabilir ve bol lifli yiyecekler yiyen çocuklara hediyeler dağıtır.Tijdens de kerstperiode brengen de Wichtelmännchen cadeautjes voor de personen die lootjes trekken.
Bu iki kişi birbirine büyük para hediyeleri vermişlerdi.Ze overstelpten elkaar met cadeaus.
Noel'i yalnız başına kendine pahalı hediyeler alarak geçirir.De arme kerstman geeft iedereen dure cadeaus.
Şimdiden noel hediyelerini satın aldın mı?Heb je al kerstcadeautjes gekocht?
Evde, parti sırasında Buffy hediyeleri açmaktadır.Podczas uroczystości jubilatka otrzymuje prezenty.
Beraberinde hediyeler olur.Kupuję mu prezenty.
Çocuklara bu hediyeleri Noel Baba'nın getirdiği söylenir.Dzieci proszą Świętego Mikołaja o prezenty.
Çocuklar Noel'den uzun zaman önce Noel Baba'ya mektuplar yazarak istedikleri hediyelerin listesini yaparlar.Jednak co roku dzieci z całego świata wysyłają do Świętego Mikołaja listy z prośbami o prezenty.