Artık Korra onları yakalamayı hedefler.”隨即將它們全部捕獲。
İnsanların motivasyon bulmak ve hedefler koymak için amaca ihtiyaçları vardır.人们需要目的来寻求动力和设定目标。
Oyunların temel bileşenleri hedefler, kurallar, rekabet ve etkileşimdir.游戏的主要成份有目的、規則、挑戰及互動。
Aynı zamanda yerel işçilerin yönetimindeki bu yerel meclisler hedeflerinin peşine düştü.同时,这些地方议会通常也在当地工人的指导之下追求他们自己的目标。
Kampanya sonunda, tüm aşım hedeflerine ulaşıldı ve toplamda 2 milyon dolardan fazla toplandı.最终,众筹项目筹集了超过两百万美元,达成了所有的额外目标。
B-17'nin temel görevi Alman endüstriyel ve sivil hedeflerine karşı stratejik gündüz nokta bombardımanıydı.在二次世界大戰之中,B-17是美國陸軍航空軍對德國工業和軍事目標進行日間戰略轟炸的主力機種。
Ancak zırhlı hedeflere karşı etkisizdir.但只能對付輕裝甲目標。
Bu sırada Kuveyt şehrindeki belirli hedefler de bombalandı.与此同时,首都科威特市的某些目标受到了伊拉克飞机的炸弹袭击。
Çok doğru bir yere geldiğime inanıyorum, hedefleri olan bir takımdayım.我感觉到一个稳固的基础,我看到了一个可靠的目标。
FLNC, Korsika'nın tam bağımsızlığını sağlamayı hedefler.自由科西嘉主张科西嘉的完全独立。
Bu etmenler göze alındığında Mars en etkili dünyalaştıma hedeflerinden biri olacaktır.瑪麗是否能夠找到新的幸福,將會成為本季重點。
Ortak hedefler olduğunda gruplar birbirlerine yardım etmeye ve birbirlerini desteklemeye yönelirler.親屬間共同勞動,也提供彼此協助。
Yollar hedeflere ulaşma rehberleridir.沿路有路牌指示。
Doğal olarak bu yüksek hedeflerin hiçbiri realize edilemedi.所有这些理想化都不可能完全实现。
Kullanılan diğer antiviral ilaçlar virüs yaşam döngüsünün çeşitli evreleri hedefler.其他使用中的抗病毒药物是针对病毒生活周期的不同阶段。
Çünkü o referandumda bunların tek hedefleri vardı.因為這些目的本身都有矛盾。
Ama genelde okçuluk hedeflerine benzerler.通常她會成為負心漢的目標。
Ayrıca emirde, verilen bu hedeflere en geç 8 Temmuz itibarıyla ulaşılmış olması istenmektedir.此事令苻丕等遭到彈劾,苻堅亦下令要求苻丕最遲在明年春季就要取勝。
Bu sözleşme kapsamında 1997 yılında imzalanan Kyoto Protokolü daha somut hedefler içermektedir.同意京都議定書各方將強化其現有的排放目標。
Kuzeyden Keşif gücü Aralık 1998'de Irak hedeflerine karşı gerçekleştirilen Çöl Tilkisi Harekatı'na katılmadı.报告认定伊朗未能在安理会规定的60天限期内停止其有争议的铀浓缩活动。
Sivil hedeflerin bombalanması Müttefikler için pek bir şey ifade etmiyordu.但轴心国的进攻并没有给盟军带来多大影响。
Bu yöntemle birey gerçeklerden ve acılardan kaçmayı hedefler.很多人信以為真並苦苦尋找。
Artık Korra onları yakalamayı hedefler.지금 제가 붙잡는 게 초심이에요.
SpaceX'in büyük hedeflerinde birisi 'hızlıca yeniden-kullanılabilir fırlatma sistemleri' geliştirmek olmuştur.스페이스X의 핵심 목표 중 하나는 신속하게 재활용 가능한 로켓 발사 시스템을 개발하는 것이다.
Bu hedeflere, Tula hariç, 14 Ekim'de ulaşılması hedefleniyordu.툴라를 제외하면 이 두 곳은 10월 14일에 함락되었다.
2010 Eylül ayında Alman hükümeti, aşağıdaki yeni enerji hedeflerini açıkladı.9월 말에는 독일 정부가 국가 비상사태를 선포했다.
Bu hedefler üç temel fonksiyon aracılığı ile takip edilmektedir.이러한 목표는 세 가지 주요 기능에 의해 추구되고 있다.
Bunu gerçekleştirmek üzere, hedefler seçildi.이것으로 모든 운명이 결정되었다.
Bu girişimler, Birleşmiş Milletler’in Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmada ülkelere yardımcı olmasını sağlar.국제 사회는 이러한 피해를 입은 국가를 돕기 위하여 모든 노력을 기울여야 한다.
Ayrıca Köln'de bu hedeflerin arasındaydı.캘리포니아에 온 목적들도 다양했다.
Samiel cevap verir «Yedi tane dökeceksin, altısı hedefler yedincisi kötüler içindir».민호는 6호이며 남자는 7명, 여자는 7명이다."라는 기록이 있다.
Bogor hedefleri şöyle sıralanır.그리고 BOAI는 이 오픈 액세스를 목표로 한다.
Kotlin'in belirtilen hedeflerinden biri, Java kadar çabuk derlemektir.갈로 핀토의 콩은 주스가 거의 소모될때까지 빨리 익힌다.
Artık Korra onları yakalamayı hedefler.בסופו של דבר הם נתפסים.
Oyunların temel bileşenleri hedefler, kurallar, rekabet ve etkileşimdir.מרכיבי המפתח במשחקים הם המטרות, החוקים, האתגרים ושיתוף הפעולה ההדדי.
Gizlilik ve anonimliği hedefler.פרטיות ואנונימיות.
Çünkü o referandumda bunların tek hedefleri vardı.למינוי זה היו כמה מטרות.
Tüm görev hedeflerinin başarıldığı açıklandı.המשלחת נחלה הצלחה וכל מטרותיה הושגו.
Yeni programın ayrıca bir dizi ekonomik, yapısal reform ve yönetişim hedefleri vardı.הוא גם הציג הרבה רפורמות מנהליות, חוקתיות ומשפטיות.
7 Aralık - İsrail savaş uçakları Şam'daki bazı hedefleri vurdu.ישראל חזבאללהסוריה 17 במרץ - מספר מטוסי של חיל האוויר הישראלי תקפו מטרות בשטח סוריה.
Bir keşiş dünyayı düzeltmeyi, iyi hale getirmeyi hedefler.חולמים הם בעלי המחשבה הגדולים לתיקון העולם.
Bogor hedefleri şöyle sıralanır.גבלס המשיך בהתקפותיו.
Şirketleşme komisyonun ana hedeflerinden biridir.המזכירות היא אחד המוסדות העיקריים של הארגון.
Saat 22:30’a kadar hedeflerine ulaşacakları öngörülmektedir.לקראת השעה אחת עשרה אמר להם שלא יאבדו תקווה.
Türk jetleri IŞİD hedeflerini vurmuştur.מפציצי הטורפדו האמריקנים החטיאו כולם את מטרתם.
Hitler, OKW ve çeşitli komutanlıklar, ana hedefler konusunda aynı fikirde değillerdir.Хитлер, ОКВ и различните висши командвания не постигат съгласие относно основната цел.
1046 ağır bombardıman patlayıcı 1.455 ton hedeflerine saldırdı Yaklaşık üçte ikisi yangın vardı.1046 тежки бомбардировачи нападат целите си с 1455 тона експлозиви, около две трети от които са запалителни.
İnsanların motivasyon bulmak ve hedefler koymak için amaca ihtiyaçları vardır.Хората се нуждаят от цел, за да открият мотивация и и да реализират намеренията си.
Tüm görev hedeflerinin başarıldığı açıklandı.Всички цели на полета са изпълнени успешно.
1. Ukrayna Cephesi hedeflerinin ikinci evresi oldukça karmaşıktı.Вторият му сезон в украинската висша лига се оказва много по-успешен.
Bende bu hedefler doğrultusunda kulübüme katkı yapmak istiyorum.Отива в този клуб, противно на своите убеждения.
Kampanya sonunda, tüm aşım hedeflerine ulaşıldı ve toplamda 2 milyon dolardan fazla toplandı.Той петнеше името ми на всяка крачка и ми е намалил доходите най-малко с половин милион!
Hedefler zapt edildikten sonra İngiliz sağ kanadı ile Fransız sol kanadı birleştirilecekti.После се прегрупира и атакува френското ляво крило.
Söz konusu emir, Doğu Cephesi'nde 1942 yılı yaz seferinin esas hedeflerini belirlemektedir.Официалния край на ВДРО е възвестен на Великия добруджански събор през 1942 година.
Artık Korra onları yakalamayı hedefler.В крайна сметка той се оказва хванат в тях.
Bazı görevlerde ise hem hava hem de yer hedeflerini imha etmeniz istenir.Предназначен е да изпълнява бойни задачи за унищожаване на въздушни и наземни цели.
Küçük boylu hedefler oldukları nedeniyle onlarla mücadele etmek zor olabilir.Поради малките си размери е лесно да бъдат загубени.
GSYİH bir ülkedeki belli ekonomik aktiviteleri ölçümlemeyi hedefler.Има множество начини за измерване на икономическата активност на една страна.
Ortak hedefler: Her iki grup da benzer amaçlara sahip olmalıdır.Двете правителства, прочее, ще направят общи усилия да се постигне тази цел, колкото е възможно по-скоро.
Bu hedefleri, normları ve standartları belirler.Те се концентрират върху факти, установени стандарти и договори.