Melek'in davası yeni hedefi.Έδρα του παλιού δήμου ήταν ο Νέος Σκοπός.
Örgütün ana hedefi, ırk ayrımcılığına karşı mücadele etmektir.Η τήρηση της Σύμβασης εποπτεύεται από την Επιτροπή για την Κατάργηση των Φυλετικών Διακρίσεων.
Aeolis Mons bilimsel araştırmaların ilk hedefiydi.Είναι το πρώτο παρατηρητήριο με το SETI ως σημαντικό επιστημονικό στόχο.
Gerçek hedefi İtalya'da savaşmaktı.Εκείνος έβαλε στόχο την Ιταλία.
Ancak öncelikli hedefimiz düşmanı yenmektir.Ο σκοπός είναι να χτυπήσουν τον αντίπαλο.
Bu nedenle Sanjay Singhania'nın hedefi olmuştur.Αυτή είναι η αντίδραση Sandmeyer.
Hedefim üst düzeyde oynamaktı.Συνεχίζει να παίζει στην ανώτερη κατηγορία.
Hedefi, sık seyahat eden müşterilerdi.Målgruppen er kunder, der rejser hyppigt.
Ben, Leningrad'ı almanın bizim hedefimiz olmadığını ve bu işin içinde yer almamamız gerektiğini söyledim.Jeg sagde, at erobringen af Leningrad ikke var vores mål, og at vi ikke skulle tage del i den.
Tool'un sonraki teklisi "Prison Sex"'i yayınlaması ile, grup yeniden sansürün hedefi oldu.Med udgivelsen af Tools følgende single "Prison Sex" blev bandet atter et mål for censur.
Eğitimi sırasında hedefini değiştirdi ve bir piyade subayı oldu.I løbet af officersuddannelsen skiftede han mening og blev infanteriofficer.
Sovyet taarruzunun iki hedefi vardı.Den sovjetiske offensiv havde to mål.
Koalisyon güçlerinin öncelikli hedefi Irak'ın hava gücü ve hava savunma sisteminin yok edilmesiydi.Koalitionens første prioritet var at ødelægge det irakiske luftvåben og luftforsvar.
Ekip bizmut-209'dan oluşan bir hedefi hızlandırılmış demir-58 çekirdekleriyle bombaladı.De bombarderede bismuth-209 med accelererede Fe-58-kerner.
Harekâtın hedefi, Alman kuvvetlerini Smolensk ve Bryansk bölgesinden çıkarmaktı.Deres mål var at bekæmpe det nazistiske Tysklands tilstedeværelse ved Smolensk og Bryansk regioner.
Favori hedefi savunmalardır.Målrettede kurser er bedst.
Hedefinde Wall Street finans analizcisi olmak vardı.Således var de vilkår, Wall Street-spekulationen fandt sted under.
Bu savaşın, tek hedefi Bulgaristan idi.Rejsens endelige mål var Grækenland.
Ancak ilk günün hedefi bu değildi.Det var ikke dagens eneste.
Oyun hedefi düsmanı mat etmek veya terfidir.Dvs. frygtløshed til at udfordre eller trodse skæbnen.
Asıl hedefi başarılı bir muhabir olmaktı.Warrior var en designmæssig succes.
Bu şekilde aynı anda 100 hedefi izleyebilir ve 50 hedefe kilitlenebilir.Under skydning skal fem mål rammes med otte skud til rådighed.
Çünkü müzenin hedefi çocukların ilgisini çekmektir.Museets formål er at inspirere industrien.
Çünkü abdest almak Allah'a yaklaştırıcı bir ibadettir, hedefi ise namazdır.Bønnen utgøres av en takksigelse til Gud som leder over i bønnfallelse om frelsens gaver.
1992 yılına kadar tek pazara geçilmesi hedefi belirlendi.Målet var iverksetting av det indre markedet innen utgangen av 1992.
Birliklerine daha sonra katılmaya çalışanların çoğu daha yolda Luftwaffe'nin hedefi oldular.De som kom senere til mobiliseringspunktene ble mål for Luftwaffe.
Favori hedefi savunmadır.Favorittposisjonen hans er angrep.
Asıl hedefi başarılı bir muhabir olmaktı.Programmet ble en stor publikumssuksess.
Şifreli mesaj daha sonra hedefine aktarılır.Disiplene går ut med budskapet straks etter.
Onun sonraki hedefi imparatorluğun kalıtsal yolla geçmesini sağlamaktı.Hans neste mål var å gjøre den keiserlige krone arvelig.
2023 ihracat hedefi 16 milyar dolardır.Omsetningen i 2016 var på 16,3 milliarder dollar.
2) Hedefinizi gizlice öldürün.Oppheve: Tilintetgjør målet fullstendig.
İsrail Ordusu hedefine ulaşınca Arafat FKÖ kuvvetlerini kuzeye Beyrut'a geri çekti.De nådde målet, og Arafat trakk sine PLO-styrker nordover til Beirut.
Neredeyse her atış hedefi bulmaktaydı.Hvert skudd ble tildelt poeng.
Lenin Çocukları bu terörün ana hedefiydi.Annes graviditet kan ha vært grunnen for dette.
Ana hedefi ise fiyat istikrarıdır.Hovedmålet var å sikre stabilitet.
Yeni sahibinin hedefi ise Amerika ve Adriyatik sahilleri arasında ticari amaçlı seferler yapmaktı.Loven hadde til hensikt å regulere handel mellom indianere og amerikanske bosettere.
Gerçek hedefi İtalya'da savaşmaktı.Angrepet var en avgjørende seier for Italia.
Tabi asıl hedefi Grammy'i kazanmaktı.Den ble en hit og de vant Grammy.
Ana hedefi ülke ekonomisini kontrol etmek.Målet er å skaffe staten kontroll over økonomiske virksomheter.
Bir antikorun hedefine bağlanma afinitesi olağanüstü yüksektir.Kravet til eksakthet i kildekode er ekstremt høy.
Yine öncelikli hedefi Konstantinopolis'in fethedilmesiydi.Målet til disse var å gjenerobre Konstantinopel.
Güdüm sistemi hedefin türüne göre değişmektedir.Antall grader varierer etter system.
Hedefinizi gizlice öldürün.Spesifiser målet.
Projenin bir sonraki hedefi ise 10000 kişiye ulaşmak olarak belirlendi.Det er planlagt at innbyggertallet skal nå 10 000.
Gerçekçilik hedefi oldu.Nu skal den bli virkelighet.
Kuzey Ordular Grubu'nun hedefi Baltık ülkeleri yoluyla Leningrad'dı.Tujuan Gugus Pasukan Utara adalah Leningrad melalui Negara-negara Baltik.
Öncelikli hedefi Belgrad (eski Macarca Nándorfehérvár) şehrinin sınır kalesiydi (Macarca végvár).Tujuan utamanya adalah benteng perbatasan di kota Beograd (dalam Hongaria lama Nándorfehérvár).
Pers kuvvetlerinin bir sonraki hedefi Atina'dır.Sasaaran Persia berikutnya adalah Athena.
Merkez Bankasının birinci/temel hedefi, fiyat istikrarını sağlamaktır.Tujuan utama di bank sentral adalah stabilitas harga.
Ancak Eylül 1943'te 27. Tümen'in hedefi değişti.Namun, pada bulan September 1943 tugas Divisi 27 diganti.
Bu kule Haçlı ordusunu ilk hedefi oldu.Kekaisaran ini juga adalah sasaran utama Tentara Salib Pertama.
Torpido, bu teknelerden hiçbirine çarpmadan hedefine ulaştı.Lapisan-lapisan ini mencegah torpedo menembus ke lambung kapal.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Mereka masing-masing memiliki ambisi untuk menaklukan dunia.
Bir hedefi kaçırmak cezalandırılır.Kepergian tanpa izin dihukum dengan eksekusi.
İsrail Ordusu hedefine ulaşınca Arafat FKÖ kuvvetlerini kuzeye Beyrut'a geri çekti.Israel berhasil menang, dan Arafat menarik pasukannya ke utara, menuju Beirut.
Team Hebi'nin hedefi Uchiha Itachi'dir.Tujuan utamanya adalah "Itachi Uchiha".
Alman harekâtının bu kesimdeki operatif hedefi, Kızıl Ordu kuvvetlerinin Minsk civarında kuşatılmasıydı.Tujuan utama tentara Jerman, yaitu mengepung Tentara Merah di sekitar Minsk, berhasil diwujudkan.
Asıl hedefi başarılı bir muhabir olmaktı.Sutomo pernah menjadi seorang jurnalis yang sukses.
Torpido botun iki torpidosu da hedefi bulmadı.Skuadron Torpedo 6 menemui nasib yang sama, semua sasaran luput.