Ana içeriğe geç
Sözlük

hedefi ile cümle

hedefi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama bu sefer hedefine ulaşamadı.Nu și-a atins ținta.
Hedefi Hiroşima olarak kararlaştırıldı.Callisto a fost stabilită ca țintă.
Siyasi hedefi muhtemelen sır değildi.Politică nu era foarte transparență.
Torpido botun iki torpidosu da hedefi bulmadı.Toate torpilele japoneze și-au ratat ținta.
Planlama, uygulama ve proje kontrolü, proje yönetiminin birincil hedefidir.Evaluarea strategiei și controlul constituie etapa finală în managementul strategic.
Asıl hedefi başarılı bir muhabir olmaktı.Mesajul social a avut succes de cauză.
Ana hedefi ise fiyat istikrarıdır.Principalul deziderat este bineînțeles viteza de lucru.
Eğer hedefi ölürse Soytarıya dönüşür.Lovit de moarte, comandorul se prăbușește.
Kurtuluş Savaşı boyunca bölgedeki Türkmen direnişinin temel hedefi Türkiye’ye katılmaktı.Timp de un an de zile, ele au fost obligate să facă față rezistenței populație turce din regiune.
Sonraki süreçte kendisi de Marksistlerin hedefi haline geldi.Acordul a fost un rezultat al eforturilor lui Martinuzzi.
Rachel herkesin hedefindedir.Richard a reușit să-i pună pe toți la lucru.
Ana hedefi, özgür ve demokratik seçimler yoluyla seçilmiş bir demokratik hükümeti yeniden kurmaktı.Poate cel mai semnificativ, el a restaurat practica unor alegeri democratice.
Ben, Leningrad'ı almanın bizim hedefimiz olmadığını ve bu işin içinde yer almamamız gerektiğini söyledim.Azt mondtam, hogy Leningrád elfoglalása nem célunk és nem is kellene részt vennünk benne.
Çarpışma devam ederken, Blücher 70-100 kalibrelik mermilerin ve birkaç torpidonun daha hedefi oldu.Az összecsapás során a Blüchert 70-100 nagy kaliberű lövedék és számos torpedó találta el.
Ancak torpido hedefini bulamadı.A torpedó nem talált célt.
İnsanın ana hedefi, her şeyi bir kenara bırakarak olabildiğince çok para kazanmaya yönelmektedir.Leginkább csupán azt akarja, hogy minél több pénze legyen, minthogy bármi jóra elköltse.
Bu silahlar, 13.500 m uzaklıktan hedefi vurabilirdi.Ezek az ágyúk 13.500 méterre voltak képesek ellőni.
Biz hedefimize ulaşmış bulunmaktayız.Most íme, elértem a célomat.
Gerçekçilik hedefi oldu.A realitásra törekedett.
Hedefinizi gizlice öldürün.Céljuk lemezkiadó keresése.
UNDP’nin özellikle üzerinde durduğu beş ana kalkınma hedefi vardır.Az UNDP tevékenysége során öt fő fejlesztési kihívással foglalkozik.
Zeki bir röportajında ise “En büyük hedefim şampiyonluk yaşamak.Ahelyett, hogy arra gondoltam volna: »Világbajnok vagyok.
Radarları aynı anda 100 hedefi takip edip aynı anda 12 hedefe kilitlenme yeteneğine sahiptir.Képes hat cél egyidejű nyomonkövetésére és 3 rakéta egyidejű vezérlésére.
Örgütün ana hedefi, ırk ayrımcılığına karşı mücadele etmektir.A sorozat központi témája a faji megkülönböztetés.
Ve hedefi rahat bir şekilde vurabilirsiniz.Ezzel is csak közeli célpontra lehet lőni.
Böylece önde gelen iki uzay ajansı aynı hedefi seçmiş oluyordu.A kijelölt két űrhajós erre a feladatra is készült fel.
Ana hedefi, özgür ve demokratik seçimler yoluyla seçilmiş bir demokratik hükümeti yeniden kurmaktı.6. Új alapokra fektetett, szabad demokratikus választási rendszert követelünk.
En büyük hedefi ise Mars’a ilk insanlı uçuşu gerçekleştirmektir.Végül eldöntötték, hogy elvégzik az első emberes repülést.
Hedefi yeni görüşler ortaya koymak değil, eskilerin hikmetli sözlerini aktarmaktı.S nem új figurákkal érte el, hanem friss mondanivalójával.
Takımın tek hedefi 1. lige çıkmaktı.A táblázatban az 1. csapat volt a pályaválasztó.
Kokura, 9 Ağustos 1945 tarihinde ABD'nin atom bombası Fat Man'in birincil hedefiydi.Kokura oli Yhdysvaltain ydinaseen Fat Manin pääkohteena 9. elokuuta 1945.
Hedefi profesyonelliğe ulaşmaktı ancak o hayatındaki tek şey olduğunu fark ettikten sonra vazgeçti.Hän suuntasi ammattilaistasolle, mutta luopui siitä kun ymmärsi, että elämässä on muutakin.
Bu savaşın, tek hedefi Bulgaristan idi.Ainoa mahdollinen laajentumissuunta oli siis Bulgaria.
Gerçekçilik hedefi oldu.Tämä luo objektiivisen todellisuuden.
Hedefi çocuklara eğitim ve eğlenceli yayınlar yapmaktır.Studio keskittyi tuottamaan opettavia ja viihdyttäviä piirrosanimaatioita lapsille.
1992 yılına kadar tek pazara geçilmesi hedefi belirlendi.Sopimuksessa asetettiin tavoitteeksi sisämarkkinoiden toteuttaminen vuoden 1992 loppuun mennessä.
Neredeyse her atış hedefi bulmaktaydı.Kaikki tuliaseet olivat suoraan eteenpäin ampuvia.
Asıl hedefi Gürcistan idi.Tavoitteena oli Litsajoki.
Bu aydınlatmanın hedefi bombalanacak yerin aydınlanması için kullanılıyordu.Tämä mahdollisti visuaalisesti kohteen pommittamisen.
Partinin temel hedefi Rus ulusal gücüne dayalı yeni bir sosyalist model uygulamaktı.Puolueen ilmoittama tavoite on perustaa uusi modernisoitu versio sosialismista Venäjällä.
Favori hedefi savunmadır.Hyökkäys on paras puolustus.
Eğer hedefi ölürse Soytarıya dönüşür.Jos naaras kuolee, suurin koiras muuttuu naaraaksi.
Torpido, bu teknelerden hiçbirine çarpmadan hedefine ulaştı.Alus laukaisi molemmat torpedonsa saamatta osumaa hylkyyn.
Fırlatılan 290 füzenin 242'si hedefi vurmuştur.Lontoota kohti laukaistiin 244 V1-ohjusta.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Niiden tavoitteena oli valloittaa maailma.
Diminuendo: Hedefi küçültür.Kuvaus: Pienentää suurennetut kohteet.
Şirketin ilk hedefi eğlence dünyasının 3D animasyon kullamasıydı.Yhtiön läpimurtotuote oli ensimmäisen persoonan ammuntapeli Wolfenstein 3D.
Hedefim üst düzeyde oynamaktı.Se pelaa korkeimmalla sarjatasolla.
Ama bir şekilde gençlerimiz bu paketleri ele geçirdiğinden asıl hedefi onlardan intikam almak oldu.Tuomari: Ei, mutta se olisi keino, jonka kautta te tulisitte pelastetuksi.
Kuzey Ordular Grubu'nun hedefi Baltık ülkeleri yoluyla Leningrad'dı.Divisioona hyökkäsi armeijakunnan mukana Baltian maiden läpi kohti Leningradia.
Kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın hedefi olmasıyla başlar.Αρχίζει όταν ένα άτομο γίνεται ο στόχος μιας ασεβής και επιβλαβής συμπεριφοράς.
Biz hedefimize ulaşmış bulunmaktayız.Πετύχαμε το στόχο μας.
2017'deki Avrupa-Forumu topluma yakınlaşma hedefi ile yapıldı.Το Ευρωπαϊκό Φόρουμ 2017 διεξήχθη υπό την έννοια της εγγύτητας των πολιτών στην Ευρώπη.
Asıl hedefi başarılı bir muhabir olmaktı.Η εφημερίδα σημείωσε μεγάλη επιτυχία.
Ekip bizmut-209'dan oluşan bir hedefi hızlandırılmış demir-58 çekirdekleriyle bombaladı.Για τη δημιουργία του στοιχείου η ομάδα βομβάρδισε με πυρήνα σιδήρου-58 ένα στόχο βισμουθίου-209.
Bu işlem paket hedefine ulaşıncaya kadar devam eder.Η διαδικασία αυτή επαναλαμβάνεται μέχρι το πακέτο να φθάσει στον σταθμό προορισμού.
İstifası sonrasında da eleştiri oklarının hedefinden kurtulamadı.Ακόμη και ο ίδιος ο Asuma δεν ξέφευγε από την κριτική της.
Sami yeni hedefini duyurur.Δήμος Νέας Προποντίδας.
Paraşütçülerin hedefi olan köprüler son anda Alman paraşütçüler tarafından kontrol altına alınabilmişti.Οι γέφυρες πάνω από το κανάλι καταλήφθηκαν από γερμανούς αλεξιπτωτιστές.
Tenten'in uzmanlık alanı silahlardır ve Guy'a göre hedefin merkezini 100 atışının 100'ünde de vurabilirir.Σύμφωνα με τον sensei της, Maito Gai, μπορεί να πετύχει έναν στόχο 100 φορές στις 100 προσπάθειες.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod