Çünkü abdest almak Allah'a yaklaştırıcı bir ibadettir, hedefi ise namazdır.أولياء) — праведник, наближений до Аллаха, старанний у молитвах, поминанні Аллаха та інших видах поклоніння.
Sosyalizm ise milletin ana hedefi olarak belirtildi.Соціалізм був оголошений основною метою нації.
Öncelikli hedefim çalışmak.Головне — працювати.
Siyasi hedefi muhtemelen sır değildi.Мабуть, секретність не була тут пріоритетною метою.
Planlama, uygulama ve proje kontrolü, proje yönetiminin birincil hedefidir.Прогнозування і планування — одна з основних функцій менеджменту.
Bazen animasyonun hedefi bilgisayarın kendisidir, ancak bazen de filmdir.Іноді ціллю анімації є сам комп'ютер, а іноді — є інше середовище — таке як кіно.
Hedefinizi gizlice öldürün.Поставте перед групою чіткі цілі.
Neredeyse her atış hedefi bulmaktaydı.На кожну мішень дається кілька стріл.
Vakfın hedefi dünya futbolu ile ilgili ayrıntılı bir arşiv oluşturmaktır.Мета фонду — створення вичерпного архіву інформації, пов'язаної з футболом, з усього світу.
Hedefini asla kaçırmaz.Він ніколи не втратить Свого положення.
"Türkiye ve Rusya'nın Afrin'deki hedefi ne?".Що діється на Вкраїні і з Україною?».
Hedefi anında yok etmek yerine alev almasını sağlar.При попаданні миттєво вбиває мета.
Asıl hedefi Gürcistan idi.Наступною метою був Танжер.
Pers kuvvetlerinin bir sonraki hedefi Atina'dır.Наступною метою персів були Афіни.
Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!Ми всі команда єдина, Вперед Буковина!
Bu şekilde aynı anda 100 hedefi izleyebilir ve 50 hedefe kilitlenebilir.Здатна одночасно контролювати до 500 об'єктів.
Veriyi kaynağından hedefine kadar takip eder.Статус надано з метою збереження джерела природного походження.
Öyleyse çaba acının son hedefi ve ölçütü değildir.Бути коханою — це не мета і не сутність буття.
İkinci hedefi ise Ruhr Nehri'ne ilerlemekti.Дві останніх впадають до річки Руаха.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Мета його життя — підкорити світ.
Aeolis Mons bilimsel araştırmaların ilk hedefiydi.Саме гора Еоліда є основним завданням для наукового дослідження.
İsrail de, Gazze’deki 500 hedefi vurdu .Ізраїль завдавав удари по палестинських загонах в Лівані.
O Nelson Muntz'un zorbalık için favori hedefidir.Найулюбленіший об'єкт знущань Нельсона.
Örneğin; fiyat istikrarı merkez bankasının en üst hedefi olarak tanımlanır.Основний інструмент зазвичай процентна ставка центрального банку.
Dokuzuncu ve son hedefi ise Robert de Sable'dir.Аль-Муалім дає останнє завдання — вбити Робера де Сабле.
O hedefine ulaştı.Вона досягла своєї мети.
O hedefine ulaştı.Він досяг своєї мети.
Kokura, 9 Ağustos 1945 tarihinde ABD'nin atom bombası Fat Man'in birincil hedefiydi.9. srpna 1945 byla Kokura primárním cílem pro shoz jaderné bomby „Fat Man“.
Pek çok hastalıkta rol oynayan bu reseptörler çağdaş ilaçların yaklaşık %40'ının hedefidir.Receptory způsobují některé patologie a jsou také terčem přibližně 30% všech moderních léků.
Çığlık, birkaç yüksek profilli sanat hırsızlığının hedefi olmuştur.Obraz se stal několikrát terčem profesionálních zlodějů umění.
Çünkü müzenin hedefi çocukların ilgisini çekmektir.Muzeum se ve své činnosti dlouhodobě zaměřuje na dětské návštěvníky.
1934'ten sonra resmi eleştirmenlerin hedefindeydi.Po roce 1949 byly jeho názory terčem ideologické kritiky.
Tentaclifors: Hedefin kafasını dokunaça çevirir.Tentaclifors Kouzlo přemění hlavu cíle v chapadlo.
İsrail de, Gazze’deki 500 hedefi vurdu .Během této doby provedl Izrael útoky proti 500 cílů v pásmu Gazy.
İkinci hedefi ise Ruhr Nehri'ne ilerlemekti.Druhým úkolem je dostat se přes řeku.
Phoenix'in bir başka hedefi, buz tabakasında yer alabilecek hayat izlerini araştırmak olacak.Pan Rybka je zase rád, že jejich stopy ve sněhu stále pokračují.
Starkiller'ın yeni hedefi Raxus Prime gezegenindeki Kazdan Paratus'tur.Například novou továrnu na hvězdné destruktory na Raxus Prime.
Kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın hedefi olmasıyla başlar.V případě důvěryhodného a škodlivého procesu jsou provedeny odpovídající kroky.
Takımın tek hedefi 1. lige çıkmaktı.Cílem týmu je postup do 1.
Ralston sonraki dönemde bu hedefine ulaştı.Arahat dosáhl tohoto cíle již v tomto životě.
Favori hedefi savunmadır.Jeho oblíbeným postem je levá strana obrany.
Bu silahlar, 13.500 m uzaklıktan hedefi vurabilirdi.Děla měla dostřel 27 500 metrů.
Eğer Barrett hedefine ulaşırsa Cena serbest kalacaktı.Kdyby to nebyla pravda, tak by Barney musel dostat facku.
Halbuki asıl hedefi, Konstantinopolis'e gitmekti.Dalším cílem byla až Konstantinopol.
Projenin hedefi uluslararası, açık kaynaklı ve platformdan bağımsız bir uygulama olmaktır.Pivo má být příkladem uplatnění myšlenky open source i mimo digitální svět.
Ay'a insan indirme ve geri getirme hedefine ulaşmak için başlatılan projeye Apollo adı verildi.V 60. letech 20. století se rozběhl projekt Apollo, který měl za úkol dopravit na Měsíc a zpět člověka.
Hedefinde çeteler, gangsterler, komünistler ve müşterek suçlular vardır.Ten má pod palcem všechna kasína, policisty i kriminálníky.
Bu bültende gelecek yönetimin 10 önemli dış ve ulusal güvenlik politikası hedefi açıklanıyordu.Tato trojice mužů vytvářela hlavní směr zahraniční i vnitřní politiky Británie.
Torpido, bu teknelerden hiçbirine çarpmadan hedefine ulaştı.Všechny torpédomety se nacházely v ose plavidla.
Kolomb'un öncelikli hedefi Hristiyanlığı yaymak olmuştu.Sám Kolumbus viděl svůj úspěch hlavně v šíření křesťanství.
Hedefimizdeki düşman.Nepřítel v nás.
Ben, Leningrad'ı almanın bizim hedefimiz olmadığını ve bu işin içinde yer almamamız gerektiğini söyledim.Am spus că ocuparea Leningradului nu era obiectivul nostru și nu vom lua parte la atac.
Sovyet taarruzunun iki hedefi vardı.Ofensiva sovietică avea două obiective.
Hamilton, soygunların kalıbından sonuç çıkartır ve sıradaki hedefi belirler.Hamilton realizează că exista un tipar pentru jafuri și stabilește care este următoarea lor țintă.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Toată lumea știa că avea în plan cucerirea întregii lumi.
Vakfın hedefi dünya futbolu ile ilgili ayrıntılı bir arşiv oluşturmaktır.Fundația își propune să construiască o arhivă exhaustivă de informații legate de fotbal din întreaga lume.
Hedefi profesyonelliğe ulaşmaktı ancak o hayatındaki tek şey olduğunu fark ettikten sonra vazgeçti.El visa să devină profesionist, dar a renunțat după ce și-a dat seama că fost singurul lucru din viața lui.
Harekâtın hedefi, Alman kuvvetlerini Smolensk ve Bryansk bölgesinden çıkarmaktı.Obiectivul operațiunii a fost curățarea elementelor germane din regiunile orașelor Smolensk și Briansk.
Anlaşmanın hedefi, bölgenin gelişimini teşvik etmek ve bu süreçte doğal çevreyi korumaktır.Obiectivul tratatului este de a proteja mediul natural al Alpilor promovând în același timp dezvoltarea sa.
3. Köprü: 10 planörden oluşan Kod adı: Grup Demir olan Alman kuvvetinin hedefi Canne Köprüsü idi.Nouă dintre cele zece planoare ale grupului „Fier” au aterizat lângă obiectivul desemnat, podul Canne.