Ana içeriğe geç
Sözlük

hedefi ile cümle

hedefi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak torpido hedefini bulamadı.Die Torpedos verfehlten aber ihr Ziel.
Hedefi Hulk'tur.In: Hedef Halk.
Eğer Barrett hedefine ulaşırsa Cena serbest kalacaktı.Ob Barney die Wette gewinnt, bleibt offen.
Ama bu sefer hedefine ulaşamadı.Allerdings gelang ihm dieses Mal die Zielankunft nicht.
Bu karâra çoğu zaman "Spaceguard hedefi" (İng.Meistens ist das Schwert dann „ermüdet“ (siehe Tsukare).
Asıl hedefi başarılı bir muhabir olmaktı.Die Zeitung wurde ein Erfolg.
Geçtiğimiz on yılda bu değişim hedefine ulaşmıştır.Dieser Wandel vollzog sich in den letzten zehn Jahren.
Sınıfsız, komünist bir toplumun inşası temel hedefidir.Ziel sei die klassenlose, kommunistische Gesellschaftsform.
Para politikasının bu önemli alt hedefi durgunluktan kaçınmayı amaçlar.Dieses wichtige Nebenziel der Geldpolitik hat den Zweck, eine Rezession zu vermeiden.
Bu konumu nedeniyle birçok akının hedefi olarak istilalara uğramıştır.Sie wurde – ihrer Herkunft wegen – von vielen Höflingen angegriffen.
Yeni Dünya Düzeni hedefi gütmektedir.Ihr Ziel sei die Neue Weltordnung.
Bu silahlar, 13.500 m uzaklıktan hedefi vurabilirdi.Die Geschütze konnten Ziele in bis zu 32.000 Metern Entfernung bekämpfen.
Xegl ise Xgl projesinin uzun vadedeki hedefidir.Mit Xegl existiert ein langfristiges Ziel in der X-Entwicklung.
Gerçekçilik hedefi oldu.Konkreter Realismus.
Favori hedefi savunmalardır.Ihr Lieblingsschlag ist der Aufschlag.
Hedefinizi gizlice öldürün.Entfernen abgestorbener Nagelhaut.
Hedefini asla kaçırmaz.Seine Armbrust verfehlt niemals sein Ziel.
Ancak ilk günün hedefi bu değildi.Dieser Kuss war nicht der erste.
İlk saldırı hedefi ıskaladı.La première attaque a manqué la cible.
Hedefi vurdun.Tu as atteint la cible.
Hedefin ortasından vurdun.Tu as touché au centre de la cible.
Dan tehlikeli suçluların hedefi oldu.Dan devint la cible des criminels dangereux.
Çünkü abdest almak Allah'a yaklaştırıcı bir ibadettir, hedefi ise namazdır.Pour lui, Allah est celui qui contrôle le monde et qui répond aux demandes.
Kokura, 9 Ağustos 1945 tarihinde ABD'nin atom bombası Fat Man'in birincil hedefiydi.Kokura était la cible première du bombardement nucléaire Fat Man du 9 août 1945.
Sami yeni hedefini duyurur.Il a défini les nouvelles cibles.
Kuzey Ordular Grubu'nun hedefi Baltık ülkeleri yoluyla Leningrad'dı.L'objectif du groupe d'armées Nord est Léningrad, à travers les pays baltes.
Southworth o sezon hedefine ulaşmasına rağmen Everton ligi hayal kırıklığı ile 6.sırada tamamladı.Malgré les records de Southworth, Everton finit la saison à la 6e place.
Bununla birlikte en büyük Sovyet hedefi hemen kuzeydedir.De loin, le plus important des objectifs soviétiques était immédiatement le nord.
Hedefim üst düzeyde oynamaktı.Mon défi est de jouer au plus haut niveau.
Asıl hedefi başarılı bir muhabir olmaktı.Le journal remporte un grand succès.
"ABD'nin asıl hedefi Kuzey Kore değil Çin".L’adversaire de l’Amérique n’est pas l’islam radical mais bien plutôt la Chine.
Xegl ise Xgl projesinin uzun vadedeki hedefidir.Xegl est le futur de Xgl et son développement à long terme.
Bu şekilde aynı anda 100 hedefi izleyebilir ve 50 hedefe kilitlenebilir.Il permet de suivre 10 cibles tout en en attaquant 4 simultanément sur un champ large de 100 km.
Kemer, şekil olarak erkek güreşçilerin hedefi olan WWE United Kingdom Championship kemerine benzemektedir.Le ceinture est presque identique à celle de son homologue masculine, le WWE United Kingdom Championship.
Neredeyse her atış hedefi bulmaktaydı.Elle était surtout destinée au tir sur cible.
Robert de Sablé, Tapınak Şövalyeleri'nin Lideri, Altaïr'in dokuzuncu hedefi.Robert IV de Sablé, seigneur de Sablé, est le onzième maître de l'ordre du Temple.
Siyasi hedefi muhtemelen sır değildi.Le but n'est pas politique.
Kötü görüş koşulları görevi kötü etkiledi ve bombalar birkaç mil saparak hedefi vuramadı.Le temps était mauvais, et plusieurs bombardiers ne trouvèrent pas leur cible.
Hedefimizdeki düşman.Traquer les cibles ennemies.
Diminuendo: Hedefi küçültür.Attention : faible portée.
Torpido botun iki torpidosu da hedefi bulmadı.Aucune des torpilles des bombardiers-torpilleurs ne trouva sa cible.
Asıl hedefi yazar olmaktı.Fut il écrivain rubricateur ?
Örgütün ana hedefi, ırk ayrımcılığına karşı mücadele etmektir.Ces associations noires luttent surtout pour l'abolition de la discrimination raciale .
Hedefinde Wall Street finans analizcisi olmak vardı.C'est à ce poste qu'il poursuit avec succès des personnalités financières de Wall Street.
Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır.Les joueurs doivent manipuler le ballon avec les mains exclusivement.
Sonraki süreçte kendisi de Marksistlerin hedefi haline geldi.Il aurait à son tour subit le martyre.
Incendio: Asanın hedefini alevler içinde bırakır.Feu : l'adversaire ne se trouve que dans des zones de feu.
En önemli hedefi ise altın kılıca sahip olarak Çin imparatoru olmaktır.Il est le premier tireur chinois à remporter une médaille d'or à l'escrime.
Sovyet kuvvetleri, harekâtın esas hedefi olan Minsk'ten olabildiğince ilerlemek yönünde emir aldı.Son but initial était de piéger autant de troupessoviétiques que possible autour de Minsk.
En çok hedefinde olanlar ise Yahudiler ve zencilerdir.Mais leurs principales cibles sont les Noirs ou les immigrés.
Gerçekçilik hedefi oldu.Il faut donc qu'elle ait une réalité objective.
Hedefi ise paha biçilemez tarihi bir eseri bulmaktır.L'imparfait prend ici la place du passé simple.
Eğer hedefi ölürse Soytarıya dönüşür.Si elle tombe à zéro, le personnage meurt.
Hedefi vuran mermi bir bomba etkisi yaparak patlar.Mais l'annonce produit l'effet d'une bombe.
Greg Brockman, “Şu anda hedefimiz yapılacak en iyi şeyi yapmaktır.Greg Brockman declaró que "Nuestro objetivo en este momento ... es hacer lo mejor que hay que hacer.
Bu karâra çoğu zaman "Spaceguard hedefi" (İng.Esto se refiere a menudo como la "Meta Spaceguard".
Sosyalizm ise milletin ana hedefi olarak belirtildi.El socialismo fue declarado como el objetivo principal de la nación.
GNU Chess'in hedefi araştırmalar için taban olmaktır.El objetivo de GNU Chess es servir como base para la investigación.
Ancak Eylül 1943'te 27. Tümen'in hedefi değişti.Sin embargo, en septiembre de 1943 el objetivo de la 27.ª División cambió.
Hedefim 1993 Noeline kadar 100 milyon dolar kazanmak.Mi meta es ganar en total 100 millones de dólares para la Navidad de 1993.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hedefi ile cümle - Sayfa 11 - hedefi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App